Lise yıllarımda büyük bir hayranlıkla izleyip bitirdiğim dizi, Sex And The City ile karşınızdayım. 1998-2004 yılları arasında yayınlanmış ve 6 sezon tamamlamış. O dönemde büyük bir ilgi görmüş ve özellikle kadınların bayılarak izlediği bir dizi haline gelmiş. Zira New York sınırları içerisinde yaşayan 30'lu yaşlarındaki dört kadının ilişkilerini anlatıyordu. Ve her yaşta, her kültürde izlenebilecek aynı zamanda kolayca empati kurulabilecek bir dizi olduğunu düşünüyorum. Özellikle kadınlar açısından...


Bu diziyi izlemeye başladığımda 15 yaşındaydım. Muhtemelen benim için doğru bir karar değildi çünkü kendimi saniyesinde diziye kaptırmıştım. Ana karakterimiz olan Carrie Bradshaw ile aramda anlamsız bir bağ oluşmuştu. Erkeklere ve ilişkilere olan bakış açım, bu konular hakkında yazı yazıyor oluşum ve diğer birçok nokta benzerlik gösterdiğinden 15 yıl sonraki halimi izliyormuşum gibi bir hisse kapılmaya başlamıştım. Üzerinden yıllar geçmesine rağmen bu şekilde düşünmeye devam ediyor oluşum Sex And The City dizisini benim için özel kılan şeylerden biriydi.
İlginç olan diğer noktalardan birisi de dizide geçen Carrie ve Mr.Big arasındaki ilişkinin diziyi izlemeden önce yaşamak için delirdiğim bir durum olmasıydı. Kendimden yaşça büyük, güçlü, özgüvenli, başarılı ama bir o kadar da yıkık ve dökük insanlara karşı tuhaf bir zaafım vardı o yıllarda. Ki hala var. Başıma ne geldiyse bu zaafımdan dolayı geldi. Bu artık başka bir yazının konusu...


Lise yıllarımda sahip olduğum kız arkadaş grubum ise tıpkı dizide yer alan arkadaş grubuna benziyor olması ise başka bir tesadüftü. Dört farklı kadın, dört farklı karakter... Hepimizin ilişkilere ve hayata bakış açısı farklıydı. Başka şeyler bekliyorduk bu yaşamdan ve bambaşka açılarla izliyorduk kendi filmimizi. Buna rağmen her seferinde bizi buluşturan ve birbirimizi ne olursa olsun kabul etmemizi sağlayan ortak bir nokta vardı o dönemde. Dört kız istisnasız her gün, öğle tatilinde ve orta sıranın en arkasında seks, erkekler, anlamsız ilişkiler hakkında konuşuyorduk. Bağıra, çağıra hatta kahkahalarla! Etrafımızdaki diğer insanların hiçbiri umurumuzda olmadığı gibi bizim hakkımızda ne düşündükleriyle de ilgilenmiyorduk. Ayıplayan gözlere ve tiksinen bakışlara rağmen orgazmdan, seksten, kadın ve erkek anatomisinden bahsetmek muhteşemdi. Ne diyebilirim ki hayatımın en güzel günleriydi.


Dizide geçen dipnotlar, ilişkiler hakkında ortaya atılan teoriler ve o dönemin ahlak anlayışı izlerken oldukça hoşuma gitmişti. Deneyimlemek istediğim hayat böyle bir şey olmalı diye geçirmiştim içimden. Birçok keşif yapmalı, insan tanımalı, hayata olan bakış açımı renklendirmeliydim. Tek bir kurala bağlı kalmak ya da belli sınırlar içerisinde yaşamımı sürdürmeye çalışmak bana göre değildi. Hislerime, içimdeki sese güvenerek hareket etmem gerekiyordu. Kendimi hayatın içine bırakmalıydım. O dönem diziyi izlerken kafamda buna benzer düşünceler belirmişti. Dönüp şöyle bir geriye baktığımda iyi ki böyle düşünmüşüm diyorum. Doğrusuyla, yanlışıyla yaşadığım bütün şeyler bana tahmin bile edemeyeceğim farkındalıklar getirdi. Getirmeye de devam ediyor.


Bu diziye bir şans vermeniz gerekebilir. Fakat seveceğiniz ya da mutlaka başarılı bir yapım olarak göreceğiniz konusunda kesinlikle garanti vermiyorum. Çünkü bu diziyle kurulan bağların %90 lık bir kısmı duygusal. Ya siz de benim gibi kendinizden bir şeyler bulacak ve diziyi seveceksiniz ya da çok saçma olduğunu düşünüp kenara atacaksınız. Ortası yok!
Benim merak ettiğim, bu diziyi izleyen ve seven kimler var? Sizin için bu dizi ne manaya geliyor? Düşüncelerinizi benimle paylaşmayı unutmayın.

8 yorum:

  1. ben çok ama çok sever ve izlerdim
    özgür kadınlar Amerika sex daha ne olsun
    hepsi ayrı bir dünya
    carrie, samanta, amanda ve charlote
    Mr. Big gibi bir erkekle olmayı kim istemez :)))
    Carrie ye Manolo Blahnik ayakkabı hediye ettiği barıştıkları sahne hala dün gibi aklımda :))
    güzel bir nostalji oldu bana
    kalemine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim yorumun için. Mr. Big hayatımın erkeği resmen. Aralarındaki ilişkiye de her izlediğimde bayılıyorum.

      Sil
  2. Bende izleyeli yıllar oldu ve benim içinde yeri ayrı bir dizi. Tesadüfe bak ki ben de bu ara bir arkadaşımla bu dizi üzerine çok sık muhabbet ediyorum ve tam dizi hakkında bir yazı yazmaya hazırlanıyordum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka yazmalısın o halde. Senin düşüncelerini de okumayı çok isterim. Unutulmayan bir dizi, sürekli oturup konuşuyoruz biz de.

      Sil
  3. Birkaç bölüm izledikten sonra karar verebilirim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eski bir dizi olduğu için belki kalite açısından garip karşılayabilirsiniz fakat kolay izlenebilir bir dizi. Keyif alabileceğinizi düşünüyorum.

      Sil
  4. Öyle güzel bir yazı olmuşki bu diziyi listeye dahil ettim. Mutlaka bir şans vereceğim bu diziye ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Umarım hoşunuza gider.

      Sil