Yakın bir zamanda kedi sahiplendim. Bu olayın ardından da evde kedi beslemek ile alakalı birçok soru geldi. Ben de bu soruları cevaplandıracak genel bir yazı hazırlamak istedim. İlk defa kedi baktığım için bu konuda çok fazla bilgi sahibi değilim. Veterinerin yönlendirmeleri ile hareket ediyorum ve öğrenci olduğum için masraflarımı minimum düzeyde tutmaya çalışıyorum. Yani ekstra bir şey almıyorum kedi için. Hayvanlar üzerinden ticaret yapıldığı gibi para kazanmak adına hayvanlar için ilginç ürünler çıkarılmış durumda ve bir petshop aracılığıyla alışveriş yaptığınızda çoğunun elinize tutuşturulduğunu görüyorsunuz. Bu oraya milyonları yatırmanız anlamına geliyor. Özellikle ne alacağını bilmeden alışveriş yapanlar ciddi paralar harcayabiliyor. Bu nedenle yazıda almanız gereken belli başlı ürünlerden de bahsedeceğim.

Ben kedi sahiplendiğim zaman bu konular hakkında hiçbir bilgiye sahip değildim. Kediye nasıl bakacağımı dahi bilmiyordum. Arkadaşımın yardımıyla kedinin hayatta kalması için ihtiyacı olan eşyaları aldım sadece. Peki, nedir bunlar? Mama ile başlayacak olursak, ki hala bu konuda çok bilgili değilim, sizin maddi durumunuza göre araştırıp satın almanız gereken bir şey aslında. Hangi mamaların sağlıklı hangilerinin sağlıksız olduğunu veteriner ile görüşüp öğrenebilirsiniz. Ama genel olarak markette satılan mamaların çok sağlıklı olmadığını söyleyebilirim. Sağlıklı olarak nitelendirilen mamalar da maddi bakımdan aynı oranda pahalılaşıyor. Eğer buna gücünüz yetiyor ise şahane yetmiyor ise dediğim gibi veterinerin yol göstermesi ile hareket edebilir ya da kedinizle beraber karar verebilirsiniz. Çünkü aldığınız mamaları bazen beğenmeyebilirler. Ben bazen internet üzerinden ortalama bir markanın mamasını ya da açık kedi mamalarını alıyorum. Açık olarak satılan kedi mamaları çoğunlukla söylenilen markaya ait olmuyor. Ya da içine başka markanın maması da katılabiliyor. Bu nedenle açık mamaları tercih etmek ne kadar doğru ve güvenilir bilemiyorum. Mama için benim harcadığım ya da kenara ayırdığım para 70 TL.


Mama konusunu atlattıktan ve kedinize yemek kabı aldıktan sonra tuvalet konusuna geçebiliriz. Yemek kabı ile alakalı olarak plastik kapların pek önerilmediğini söyleyebilirim. Ben de bu nedenle metal bir kap tercih ettim. 10 TL civarında tutar bir yemek kabı. Tuvalet konusu büyük bir problem benim için. Çünkü kedinin tuvalet kabı benim odamda duruyor ve kokunun beni uykumda öldürmesinden korkuyorum. O kadar kötüleşebiliyor yani durum. O yüzden kaliteli ve kullanışlı bir tuvalet kabı alın mutlaka. Kedinin dışkısını ve çişini kolay temizleyebileceğiniz bir kap sizin için hayat kurtarıcı olur. Kapalı olması da çok önemli çünkü etrafa sürekli kum dağılıyor. 70 TL gibi ortalama bir fiyat söyleyebilirim bunun için. Kedinin tuvaleti için kullanacağınız kumu seçmek size kalmış. Ben kristal kumları tercih etmiyorum. İnternet üzerinde pek sağlıklı olmadığıyla alakalı yorumlar ve yazılar okumuştum ama emin değilim. Bu nedenle normal kum kullanıyorum ve henüz deneme aşamasındayım. Dolayısıyla koku ve topaklanma açısından hangisi daha iyi bilemiyorum. Bir ay sizi idare etmesi için en az 10 lt kum gerekiyor. Bunun fiyatı da 25 TL civarında. Bahsetmiş olduğum koku problemi için de parfüm, pudra gibi çözümler var ama ekstra maliyet yapmaktan kaçındığım için önermiyorum. Düzenli bir şekilde kumu temizlediğiniz zaman koku problemi azalacaktır. Kumu komple değiştirmeniz gerekiyor iki haftada bir. Komple değiştirdiğiniz zaman kabı da suyla yıkayıp temizlersiniz. Bu şekilde hem koku problemi olmaz hem de kedi için de sağlıklı ve hijyenik olmuş olur.

Kedi için önemli olan bir diğer ürün ise elbette çanta! Kediyi taşımanız için gerekli olan bu çantaya yaklaşık 50 TL harcarsınız. Daha ucuz bir çanta da bulabilirsiniz daha pahalı da... Bunun haricinde kedinin evinizdeki koltukları ve halıları mahvetmemesi için tırmalama tahtası var. 20 TL tutarında bir ürün. Ayrıca kedinin tırnaklarını her hafta kesmeniz gerekiyor. Kedi için özel tırnak makası almalısınız o da en fazla 20 TL civarındadır sanırım.

Bu saymış olduğum ürünler haricinde kediniz için alabileceğiniz birçok şey mevcut. Yaş mamalar, kedi ödül mamaları, ilginç oyuncaklar, yataklar, tasmalar... Bütün bunlar sizin maddi durumunuza göre alıp almayacağınıza karar vermeniz gereken şeyler. Bence çok önemli ve alınması gereken ürünler değil. Ama siz almak istiyorsanız tabi ki alabilirsiniz. Ben kedinin hayatta kalması için gerekli olan şeyleri satın aldım sadece. Yukarıda da bu eşyaların ortalama fiyatlarını belirttim. Veteriner masrafları hariç genel olarak kedi için 270 TL başlangıçta ayırmanız gerekiyor kenara. Aylık düzenli olarak mama ve kum almaya devam edeceğiniz için 100 TL cebinizden çıkmaya devam edecektir. Bu belirtmiş olduğum rakamların altına da düşebilirsiniz üstüne de çıkabilirsiniz kedinizin ve birçok faktörün durumuna göre. 


Gelelim en önemli konulardan birisi olan kedi için veterinere bayıldığımız paralara. Gittiğiniz veterinerlere göre fiyatlar değişkenlik gösterebilir. Dolayısıyla benim ortalama bir fiyat belirttiğimi unutmayın. Kedinizin sağlığı için çok önemli bir konu olan aşıları görmezden gelmemelisiniz. Eğer bir kedi sahipleniyorsanız ya da sahiplenmeyi düşünüyorsanız onun aşılarını yaptırmanız gerekiyor. İleride kedinin karşılaşabileceği birçok mikrop, bakteri, virüs mevcut. Bunlardan korunabilmesi için bu aşıları olması şart. Kedinizin hangi aşıları olması gerektiğini yine veteriner ile görüşürsünüz. Benim kedim iç parazit, karma, lösemi ve kuduz aşısı oldu. Her aşı iki doz şekilde verildi aralıklı zamanlar ile. Ve aşıların fiyatı yaklaşık 70 TL. Her aşı iki kere vurulduğuna göre bir aşı için 140 TL ödemiş oluyorsunuz. Bu dört aşının toplam maliyeti 560 TL. Hepsini aynı anda yapmıyorlar elbette. Bir ay içinde bir aşıyı tamamlıyorsunuz en fazla. Bu aşıları tamamlamak dört ya da beş ayınızı alabilir. Yani aşılar tamamlanana kadar cebinizden her ay 140 TL çıkacak. Bunun haricinde kedinizle alakalı diğer işlemler için de cebinizden belli bir miktar çıkacak. Kedi bakmanın en masraflı kısmı veteriner ile ilgili olan kesinlikle. Bu yüzden kedim hasta olmasın aman başına bir şey gelmesin diye dua ediyorum. Bu bahsetmiş olduğum aşılar tamamlandıktan sonra karma, lösemi ve kuduz aşısını her yıl bir kere yenilemeniz gerekiyor. Yenilemek demeyelim de her yıl mutlaka aşı olması gerekiyor. Ama iç parazit aşısı 2 ya da 3 ayda bir mutlaka yapılmalı. Bu nedenle aşılar tamamlandıktan sonra veteriner için cebinizden 3 ayda bir 70 TL çıkmaya devam edecek. Tırnak kestirme, tüy kestirme, muayene gibi ekstra olayları katmıyorum bile.


Kedi bakmak ilk beş ay sizi sıkıntıya sokabilir. Çünkü cebinizden kedinin eşyaları, aşıları, maması için baya para çıkacak. Ve bu parayı kontrol etmek pek kolay olmuyor. Ben eylül ayı gibi kediyi sahiplenmiştim ve o yaz çalıştığım için belli bir miktar param vardı ama inanın o paranın hepsi kedi için gitti. Ve ilerleyen aylarda bildiğiniz parasız kaldım. Part time çalışıp bir şekilde para kazandım elbette ama kedinin masrafları bitmiyor sonuçta. Her ay belli bir miktar kedi için ayırmanız gerekiyor. Bu noktada neye ne kadar harcayacağınızı da bilmeniz lazım. Ona göre bir gelir-gider hesaplaması yapmalısınız. Ben bu kadar para harcayacağımın bilincinde değildim ve bilseydim kedi sahiplenme işini ertelerdim. Çünkü öğrenciyim, kazancım yok. Ailem bu konuda yardımcı olmuyor bana. Aynı zamanda okulla alakalı kitaplara notlara da paramı harcamam gerekiyor ve bu parayı da yalnızca çalışarak elde edebiliyorum. O yüzden benim için maddi anlamda sıkıntılı geçiyor. Eğer siz kedi sahiplenmeyi düşünüyorsanız harcayacağınız paraların bilincinde olmalısınız ve ona göre karar vermelisiniz.

Umarım sizin için faydalı bir yazı olmuştur. Kendi çapımda kedi bakmak ile alakalı tecrübe ettiğim olayları paylaşmak istedim. Maliyet olarak göstermiş olduğum tutarlar ortalamadır. Daha ucuz da bulabilirsiniz daha pahalı bir şey de tercih edebilirsiniz. Ben sadece genel olarak ne kadar harcayacağınızı görün istedim. Kedi ile alakalı merak ettikleriniz olursa yorum bırakabilirsiniz. Ya da bana daedmier@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.



14 yorum:

  1. Onlar için her şeye değiyordur eminim :) Tabi bunları da bilmek lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle! Sevgi bambaşka bir şey. Özellikle başka bir canlının sana sevgi göstermesi, ilgi göstermesi çok güzel bir duygu. Bu nedenle bütün zorluklara, masraflara değiyor.

      Sil
  2. Çocuğun gibi işte bakıyorsun özenle ne güzel bir şey 👍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuğum gibi oldu gerçekten. Özenle bütün ayrıntıları ile ilgilenmeye çalışıyorum. Çocuk yetiştirmek hakkında tecrübem oldu gibi düşünüyorum. Tabi bir insan yetiştirmek ile kıyaslanamaz ama ufak bilgiler edindim ve kendimi geliştirdim kedi sayesinde.

      Sil
  3. Güle güle büyüt Eda'cığım, en önemli şey sevgi onun da zaten maliyeti yok:)))kedicik sana elektrik, su olarak geri dönmez ama sevgisiyle, mrrr'larıyla sana moral verip, derslerinin iyi olmasını sağlayacaktır hatta sevgilin terketse bile, o "Ben seni asla terketmem" diyecektir. Brigitte Bardot bile böyle demişti tüm sevgililerim beni terkettiler kedilerim asla diye:)

    Kum konusunda doğadaki kuma benzeyen kum almakla isabet etmişsin, kristal kumlar kuma benzemiyor bile, ben Akkum alıyorum, topaklanıyor ve çok kolay temizleniyor, kumda koku olmuyor, topaklanan başka bir çok kum çeşidi var, ne marka olursa olsun "Topaklanan" kum istiyorum de yeter.:)

    Evdeki yemeklerden de verebilirsin kuru mamaya alışınca başka şey yemiyorlar:( mesela tavuk haşlama, (çiğ vermiyoruz), haftada bir tavuk ciğeri haşlama, (fazlası, aşırısı ishal yapıyor, karaciğeri yoruyor), arada sen yediğin zaman hamsi vs. büyük balık pişirirsen kılçığını ayıklayarak ona da birkaç parça verebilirsin. Ev yoğurdu da her gün bir, iki kaşık yese faydalıymış, özellikle idrar yolu enfeksiyonuna iyiymiş.

    Bunun dışında en önemlisi ona hastalıkta, sağlıkta, iyi günde, kötü günde, ölene kadar bakmak, zorluklarda, sıkıntılarda başkasına verenler oluyor, halbuki o başkası onun kadar iyi bakacak mı? O da başkasına verecek muhtemelen..:(

    Bir de öğrencisin olur da kendi evine ya da ailenin evine taşınırsan, ilk 15 gün belk 20 gün kapı - pencereden kaçmaya çalışırlar bu yaramazlar, evlerine çok bağlı oldukları için böyle yaparlar. Yeni eve alışana kadar çok aşırı dikkat gerekiyor. Benim bir tanıdığım başka eve taşınmış, bu huylarını da biliyormuş ama 4. kat olduğu için pencereyi açık bırakmış (yaz günü) sen 4. kattan bile koş, atla, kaç...:( bulamadılar...:(

    Kolay gelsin, kedili hayat çok güzeldir:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun için çok teşekkür ederim. Çok bilgilendirici oldu benim için. Kediler gerçekten muhteşem yaratıklar. Böyle geceleri koynumda uyuyup mırladığında bütün olumsuzluklar gidiyor zaten. Ah bir de yaramaz olmasa! Çok saldırgan, pek sevmiyor kendisini sevdirmeyi falan. Bu saldırganlıktan dolayı biraz zorlanıyorum. Dediğin gibi bir ömürlük dost kendisi bana. Başkasına vermek gibi bir düşüncem olmadı hiç. Benimle beraber sonuna kadar yaşasın istiyorum. Hatta olursa çocuğuma bile arkadaşlık etsin isterim. Umarım o günleri görürüm. Bu evden kaçma olayını dikkate alacağım. Bazen camı açık bırakıp gidebiliyorum atlamaz düşüncesiyle. Ama atlayanlar oluyormuş. Hele kızgınlık dönemlerinde... Şimdilik kızgınlık dönemini atlatmaya çalışıyoruz. Bana da bu kedicik sayesinde uğraş çıktı, hayatıma bir eğlence geldi.

      Sil
    2. Rica ederim, ilk kedim Prenses 19 yaşına kadar baktım, şimdi Bücürük 8 yıl oldu, o yüzden tecrübelerimi paylaşmak istedim, çorbada tuzum olsun:)))taşınma konusu çok mühim, kızkardeşim de taşındı, (daha çok yeni) hala bağırıp duruyormuş, aman sakın kapı, pencere açık unutmayın, 1 santim bile açık görse zaten patisiyle, kafasıyla ardına kadar açıp kaçar eski eve gitmeye çalışır...biliyorlar bu huyunu kedilerin:))))Prenses'le de başka eve taşınınca kapı önünde ağlayıp durdu yine eski eve gidelim diye:)))15 gün sonra alışmıştı diye hatırlıyorum ama ben yine de ne olur ne olmaz çok dikkat ederdim çöp koyarken, işte bir yere giderken, ok gibi fırlayıp kaçıyorlar:((

      Kızgınlık dönemi aaaa :))o zaman kısırlaştıracaksın Eda'cığım başka çaresi yok bunun biliyorsundur:( dişiyse kısırlaştırmazsan kanser oluyorlar:( ve acı çekiyorlar...erkekse de kısırlaştırmak şart, işaret bırakır, koku olayı var...Bücürük ilk işaret bıraktığında duvarları sirkeli suyla sildim tek çözüm oymuş meğerse sağolsun internetten öğrendim..sonra da hemen doktoru aradım, kısırlaştırdılar rahat ettik:)))

      Bücürük de saldırgan sanırım oğlanlar öyle oluyor, Prenses kız kediydi ablası, çok usluydu:)))dün mesela sağ elimin orta parmağını resmen deldi, günlerdir yara banndıyla geziyorum hala sızlıyor yaramaz:)))bayağı derin bir kapansa acısı geçer..sonuçta minik kaplanlar onlar o yüzden kızamıyorum da o kadar üzülüp, depresyona giriyor ki, kızarsam bir saat özür diliyorum...ilk günler onun saldırganlığına alışamamıştım kızardım baktım çok kötü oluyor:(müthiş suçluluk hissettim şimdi kendimi koruyorum, çok mu saldırmaya başladı kaçıyorum:)))sonra geçiyor zaten saldırganlığı onu bir saati var hep o saatte saldırıyor:))sonra kuzu gibi oluyor...kısırlaştığı halde aklında olsun tüylü, gerçek yün, eski püskü bir kazak, hırka olur ona ver, onun olsun, yerde bir köşede dursun, kolayca ulaşabileceği bir yerde dursun yani...o hırkaya dişi kedi niyetine böyle sarılıyorlar üstüne çıkıyorlar filan:)))ne kadar kısırlaşsa da beyninde hala çiftleşme güdüsü kalıyor ben gözümle görünce şaşırdım çözüm o hırkada buldum, iyi oluyor...hırkanın bir köşesini aynı dişi kedi tutar gibi ağzına aldığından deterjanla yıkamıyorum o hırkayı...çünkü makine ne kadar yıkasa da durulasa da deterjan bırakıyor o da zehirliyor karaciğerlerini..

      Kusura bakma çok uzun oldu ama tecrübelerimi paylaşmak istedim..:)
      Uzuuuuun sağlıklı ömrü olsun:)

      Sil
  4. ne tür bir kedin var. bi de nasıl, sessiz mi, konuşkan mı, sakin mi, hareketli mi, kaç aylık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sokak kedisi, arkadaşımın yakını bulmuş ve ben de ondan kediyi aldım. Yaklaşık 5 aydır benimle birlikte. Sessiz bir kedi ama kesinlikle sakin değil. Oyun oynamayı çok seviyor. Hareket eden bir obje gördü mü direk atlıyor. Ya da kendi kedine ordan oraya koşturup duruyor. Bu oyunculuğundan ötürü saldırganlığı da var. Sürekli elimi tırmalayıp ısırıyor. Yürürken ayağıma atlayıp ayağımı ısırıyor ve asla bırakmıyor. Elimi de patileriyle yakalayıp hem tırnaklarını geçiriyor hem ısırıyor. Bu yüzden her yerim yara içinde kaldı. Dikkatini başka oyuncaklara çekmeye çalışarak hayatta kalıyorum şimdilik. 6 aylık oldu ve sadece kızgınlık döneminde miyavladı. Pek miyavlayan bir kedi değil açıkçası. Bu yüzden çok mutluyum. Saldırganlığını da keşke yok edebilseydim. Çünkü her an üzerime atlayıp saldırabiliyor. Geçenlerde gözümü tırmaladı. Dudağımı ısırdı ve parçaladı kenarını. Burnumu yine aynı şekilde... Üstümde uyuduğu için aniden ısırıp saldırabiliyor. Ben henüz ne olduğunu anlamadan bir yerimi kanatıyor valla. Ama olsun yine de kendisini seviyoruz.

      Sil
  5. Normal tırnak makasları da aynı işi görür. Pazarlama tuzaklarına düşme. Tırnağı nereden keseceğini bilmen yeterli kıvırcık bıdık :) Mama için o kadar ödemene gerek yok. Fiyatların bu kadar pahalı olmasının sebebi üretici ile satıcı arasındaki duraklar ve ithalat masrafları. Mail adresine alışveriş yapacağın yeri yazarım istersen oradan da yaparsın.
    Aşıları için ise, enjeksiyon ile yapılan aşılar ok. Ancak iç ve dış parazit aşılarını kendin alırsan veterinere yutturursun olur biter. 2 aşı parasına 15-20 aşıyı halledersin. Ufaklığa selamlar kendine iyi bak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke tırnağını kesmeme izin verse... Tırnağını kesmeye çalışınca tıslayıp ağzımı yüzümü her yerimi olan gücüyle çizmeye başlıyor. Patilerinden kaçmak mümkün değil. Onu tutmaya çalışıp öyle kessem yine olmuyor. Bir türlü kesemiyoruz tırnaklarını. Bu arada önerdiğin yerden mamayı aldım. Fiyatı gayet uygun, şimdilik mama ile alakalı sorun çıkmadı. Ama mama konusu baya kafamı karıştırıyor. Gerçekten sağlıklı mama alayım istiyorum ama çok pahalı benim için. Diğer mamaların da içerikleri pek hoşuma gitmiyor ama mecbur onları yemek zorunda. Bu yüzden biraz kötü hissediyorum. İç paraziti enjeksiyon şeklinde yapıyorlar. Dış parazit olayını dediğin gibi yapabilirim aslında hiç aklıma gelmemişti. Kedi evden dışarı çıkmadığı için bu aşılar konusunda da ikilemde kalıyorum. İç parazit önemli ama diğer aşılara gerek var mı bilemiyorum. Zaten evden dışarı çıkartmıyoruz.

      Sil
    2. Mamalari aldiginiz yeri bana da yazmaniz mumkun mu

      Sil
  6. ya mükemmel bir yazı olmuş. hiç kedi sahiplenmemiş bir insan için en gerekli şeyler ve fiyatlar hakkında bilgi vermen aşırı hoşuma gitti. ben de bi ara sahiplenmek istiyordum ama o sorumluluğa hazır değilmişim mesela henüz.eline sağlık!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Amacım kedi sahiplenmeyi düşünenler için bilgi vermekti zaten. Faydalı olabildiysem ne mutlu bana.

      Sil