Netflix'in büyük bir bütçe ayırdığı bilim kurgu kategorisindeki dizimiz ile karşınızdayım. 2 Şubat tarihinde yayınlandı. Baya yeni doğmuş bir bebek aslında. Bu nedenle yapacağım incelemeyi ilerleyen zamanlarda düzenleyebilirim. Çünkü ilk sezonu izleyip yorum yapmak ve bazı yargılara varmak bana çok doğru gelmiyor. Dolayısıyla bu dizi hakkında çok net argümanlar kullanmayacağım. Genel olarak görüşlerimi ve hislerimi paylaşıp diziyi tanıtacağım.


Altered Carbon Richard K. Morgan'ın kitabından uyarlanmıştır. Ben kitabı okumadım. O nedenle kitapla dizi arasında bir karşılaştırma yapamıyorum. Yorumlardan anladığım kadarıyla kitapla paralel giden bir kurgusu var. Ufak tefek değişiklikler yapılmış olsa da kitapta karşılaştığınız hikaye dizi ile bağdaşıyor. İsterseniz öncelikle kitabı okuyun. O dünyanın ve felsefesinin içine girdikten sonra diziyi izlemek daha doğru olacaktır. Kısaca hikayesini özetleyecek olursam... Sevgili Joel Kinnaman, Takeshi Kovacs karakterini canlandırarak bizi tuhaf bir gizemin içine sokuyor. Günümüzden yaklaşık 300 yıl sonrasını ele alan bir evrenin içinde yer alıyor kendisi. Yaklaşık 250 yıllık bir uykudan uyandırılan karakterimiz daha ne olduğunu anlamadan kendisini Bancroft Malikanesinde buluyor. Kim bu Bancroft diye sormaya bile kalmadan Laurens Bancroft, Takeshi abimizi odaya alıp kısa bir nutuk çekiyor. Diyor ben çok zenginim. Bize buralarda Meth derler. Dünya benim elimin altında, Allah affetsin ama ben Tanrı'yım diyor. Neden? Çünkü o evrende insan zihni, bilinci küçük bir belleğe aktarılabiliyor. Bu belleği de başka bir bedene yerleştirmen mümkün. Türkçesi ölüm diye bir şey yok artık. Takeshi Kovacs tabi ilginç bir kişilik. Çünkü kendisi bir elçi! Yaşayan son elçi. Bunun anlamı da dövüşmeyi, öldürmeyi bilen sezgileri kuvvetli, kimsenin göremediğini gören, anlayamadığını anlayan üstün zekalı bir abimiz. Dolayısıyla kendisini Tanrı olarak gören Bancroft bu abimizi bir nedenden ötürü 250 yıllık uykusundan uyandırıyor ve başka bir insanın bedeninde diriltiyor. 250 yıldır uyuyor olmasının nedeni de elçilerin terörist olarak görülüyor olması. Yani kendisi bir numaralı suçlu aslında. Bu nedenle Bancroft, bu abimizi kendisinin katilini bulması için görevlendiriyor. Yani Laurens Bancroft ölmüş ama daha sonra yedeklenen belleğini klonuna takmışlar ve yeniden yaşama geri dönmüş. Fakat kendisini kim öldürdü bilmediği için Takeshi Kovacs'ı görevlendiriyor. Hikaye bu şekilde başlıyor arkadaşlar. Aslında oldukça heyecanlı başlıyor ve ilk bölümler baya güzel gidiyor. Ama sonrası beni hayal kırıklığına uğrattı.


Altered Carbon temelde güzel bir fikirle başladı aslında. İnsan bilincinin başka bir bedene aktarıldığı bir dünyayı anlatmaya çalıştı bize. Kolayca beden değiştirildiği, ölümün manasızlaştığı bir evrenin içindeyiz. Fakat tabi ki günümüzdeki kapitalist düzenin en ağır hali bizi karşılıyor. Zengin olanlar istedikleri bedenlere ulaşabiliyor hatta klon oluşturabiliyor iken maddi gücü yetersiz olan kişiler yani toplumun büyük bir çoğunluğu parası hangi bedene yetiyor ise onu alabiliyor. Yaşlı, zayıf, bakımsız bedenlere ulaşabiliyorlar yalnızca. Zengin olan kısım Meth olarak adlandırılıyor. Ve bu insanlar gökyüzüne inşa edilmiş binalarda yaşıyorlar. Fakir halk ise yeryüzünde sürünüyor resmen. Binbir çeşit pisliğin içinde yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Dizide zaten yeryüzü daha karanlık, pis, özensiz gibi yansıtılırken gökyüzündeki sahneler güneşli, içinizi açan görüntüler ile yansıtılıyor. Aynı zamanda Meth olanlar sadece beyaz giyinirken yeryüzünde yaşayanlar koyu renkler giyiyor. Toplumun arasındaki bu uçurum dizide çok güzel bir şekilde yansıtılmış. Beden değiştirebiliyor olmak yanında ölümsüzlüğü de getiriyor elbette.Ve bu ölümsüzlüğe sahip olanlar maddi güce ulaşmış Meth diye adlandırılan kimseler. Dizide Meth olanların Tanrı olarak görülmesi ve onlara kısmen tapılması toplumsal sınıflara yönelik güzel bir dokunuş olmuş. Para kimdeyse güç ondadır!


Beden değiştirebiliyor olmak ölüm kavramını da yok etmeye başlar. Peki bu noktada inanç kaybolur mu? Dizide inanç kavramı yüzeysel bir şekilde ele alınmış. Neo-Katolik olarak adlandırılan inançlı insanlar öldüklerinde başka bir bedenle yeniden hayata dönmeyi reddediyor. Ve bu uygulamayı oldukça yanlış buluyorlar. Birkaç sahnede bu konu işlenmiş olsa da yeterli gelmedi bana. Çünkü çok daha derin bir konu inanç meselesi. Ve dinlere olan bakış açısı dizinin içerisinde güzel bir şekilde konumlandırılmamış gibi düşünüyorum. Evet bazı dindar karakterler görüyoruz ama o karakterlerin bu konuyla alakalı güzel diyaloglar kullanmasını beklerdim. Bizi düşünmeye itecek bir konuşma geçebilirdi. Kitabında bu konu daha detaylı ve felsefi bir şekilde ele alınıyormuş. Okuduğum yorumlardan bunu anladım.


Aslında bilim kurgu benim ilgimi çeken bir kategori olmuştur daima. Özellikle zekice kurgulanmış ve görseller de başarılı bir şekilde yedirilmiş ise o dizi tadından yenmez. Altered Carbon bu noktada kısmen beklentilerimi karşıladı. Fakat çoğu sahnede de beni hayal kırıklığına uğrattı diyebilirim. Teknik kısımlara çok girmek istemiyorum bilgi sahibi olmadığım için ama bir izleyici olarak düşüncem daha başarılı ve etkili bir görsel şölen oluşturulabilirdi. Çok yavan ve çok klişe kaldı gibi hissediyorum. Özellikle şehrin genel havasında ve görüntüsünde ben yaratıcılık bekliyordum. Ama maalesef oldukça tahmin edilebilir ögeler ile süslenmişti. Bundan 300 yıl sonrası diyoruz ve hemen hemen her bilim kurgu dizilerinde ya da filmlerinde görebileceğimiz sahneler ile karşılaşıyoruz. Bu durum beni üzdü. Hiç görmediğimiz bir düzen, tasarım yapılabilirdi. Benim ilk şikayetçi olduğum konu bu. Oyunculuklar ise gayet iyiydi. Aşkım Joel Kinnaman muhteşem bir adamsın sen! Al beni, kaçır beni...



Dizinin kurgusu hakkında da görselle ilgili ne düşünüyorsam onu düşünüyorum. İlk başlarda hikayeyi bilmediğim için heyecanla izledim. Çünkü sonunun ne olacağını fazlasıyla merak ettim. Aynı zamanda tuhaf bir heyecanla hikayenin ilerleyişini izledim. Bu heyecanın sebebi hiç bilmediğimiz bir evrende geçiyor oluşuydu. Bu evrende her şeyin olması mümkün! Kurgu açısından söylüyorum bunları. Yani oldukça yaratıcı bir kurgu için bizi tutan hiçbir şey yok. Bilim kurgudan bahsediyoruz sonuçta. Üstelik dizinin hikayesini kısmen gizem, polisiye unsurları da taşıyor. Hal böyle olunca ben ilginç şeyler bekledim. Bir sürü ters köşe görmeyi umut ettim. İzleyiciyi şaşırtmalı, tahmin edilemez olmalı. Ama o da ne? Hollywood sınırlarından kaçamamış bir dizi. Beni cidden hayal kırıklığına uğrattı. "Niye böyle oldu ki şimdi?" tepkisini verdim son bölümlere doğru. Çok basitleşti ve tahmin edilebilir bir hal aldı. Bu durum izleyici olarak pek hoşuma gitmedi. Oysaki gayet güzel bir başlangıç yapmıştı. Ama sonlara doğru beni rahatsız etti. 


Altered Carbon kesinlikle kötü bir dizi değil. Çoğu klişeyi, hollywood ögelerini ve diğer bilim kurgu kategorisindeki işler ile olan benzerliği yok sayarsak güzel bir dizi. Bilim kurgu olarak sizi tatmin edecek bir dizi arıyorsanız izlemelisiniz kesinlikle. Başından sonuna kadar gerçekten bütçeleri el verdiği kadarıyla bilim kurgu ögelerini yansıtmaya çalışmışlar. Ama sanki dizi değil de film olmalıymış bu dedim. Bana böyle bir his verdi. Bakalım ilerleyen sezonlarda ne ile karşılaşacağız? Belki çok daha yaratıcı fikirlerle, görsellerle karşımıza çıkacak. Ve kötü yanlarını görmezden geleceğiz. Bu dizinin kötü yanlarının bana batmasının en büyük sebebi de dizinin fazlaca reklamı yapılmasından kaynaklanıyor. Dedik ki oo evet büyük bir şey geliyor ama diziyi incelediğimizde beklentilerimizin altında kaldığını gördük. Çoğu izleyici benimle aynı şekilde düşündüğü için çoğul konuştum. Siz izlediniz mi? Ne düşünüyorsunuz gerçekten merak ediyorum. Mutlaka benimle paylaşın düşüncelerinizi. Benim söyleyecek başka bir şeyim kalmadı sanırım. Atladığım nokta ya da sizin ekleyeceğiniz bir şey olursa yorumlarda sohbet ederiz.







6 yorum:

  1. ilk bölümünü izledim ama devamını izlemek içimden gelmedi. Yazıyı okuyunca devamını da izlemem gerektiğini anladım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka devamını da izle derim. Hikaye yavaş yavaş kendini belli ediyor çünkü.

      Sil
  2. Kaç sezon :D Ona göre başlıcam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdilik 1 sezon yayınlandı. :)

      Sil
  3. daha bir bölüm seyredebildim ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devamını da izle mutlaka. Düşüncelerini merak ediyorum.

      Sil