BU ARALAR BEN

by - 1/18/2018


Merhaba,
Sizleri özledim. Bilgisayarın başına geçip kendimi, düşüncelerimi anlatmayı özledim. Çünkü uzun bir süredir ara verdim yazmaya. Ara ara buraları canlı tutmak adına birtakım yazılar paylaşıyorum fakat hepsini içimden gelerek yazdığımı söyleyemem. Neden bilmiyorum ama bir soğukluk girdi sanki aramıza. Daha doğrusu kalemimle benim arama bir soğukluk girdi. Edebiyat namına hiçbir içerik üretmiyorum. Eskiden çok severdim hikayeler yazmayı, yeni karakterler oluşturmayı. Şimdilerde yazı yazmak aklıma geldiğinde birçok bahane ile savuşturuyorum o düşünceyi kafamdan. Aynı şekilde okumayı da bıraktım. Kitap okumuyorum, yazdıklarınızı okumuyorum. Kendimi çok boş hissediyorum bu yüzden. Bütün günüm öylece geçip gidiyor anlamsız bir şekilde. Ne kendime bir faydam var ne de çevreme. Yeni bir şey öğrenmiyorum, birileri için bir şeyler yapmıyorum. İnsanların çoğu zaten bu şekilde oldukça mutlu yaşıyorlar fakat ben alışık değilim. Boş anlarımda bile telefonla saçma sapan paylaşımlarla uğraşmak yerine kitap okurdum ya da yazı yazardım. Kendimi geliştirecek bir işle meşgul olurdum en azından. Ama şuan ot gibi yaşıyorum.

Günümün büyük bir kısmı okulda geçiyor. O da eğer gidersem... Çok fazla okula gittiğimi ve dersleri takip ettiğimi söyleyemem. Derslere bile sadece sınav zamanında çalışıyorum. Konuları sınavdan bir gün önce ilk defa öğreniyorum. Genel bir tembellik hakim ruhuma. Kolumu bile kaldıracak gücü bulamıyorum çoğu zaman. Ben böyle bir ağırlığa kapıldığımda depresyon kapının kenarından bana bakıyor oluyor. Merhaba Eda der gibi. O yüzden çok fazla duygusal iniş-çıkış yaşıyorum. Zaten depresyon halinde tam olarak depresyona girdiğimin farkında olamıyorum. Benim için her şey aynı şekilde devam ediyor. Evet her şey aynı şekilde devam ediyor fakat ufak farklılıklarla. İşte bu farklılıklar beni aydınlatıyor. Ve diyorum ki evet bir sıkıntı var. Ben iyi değilim ve düzeltmem gerek diyerek farkına vardığımda kendimi iyileştirmek için çabalamaya başlıyorum. Söylediğim kadar basit değil fakat bir şekilde depresyonla başa çıkabilmeyi öğrendim. İlk defa karşılaştığım bir durum olmadığı için özellikle belirli dönemlerde bunu tekrar ve tekrar yaşadığım için hayatımı bir şekilde idare edebiliyorum. Çok kötüleştiğimde ilaç yardımına geçiyorum.

Okula gitmediğim zamanlarda ya da dersten kalan kısımda işe gidiyorum. Part-time işe başladım. Bir ayımı tamamladım. Büyük bir sorun yok işle alakalı olarak ama genel itibariyle çok çabuk sıkılan bir insan olduğum için asla anlayamıyorum insanlar nasıl yıllarca aynı yerde çalışabiliyor. Ben sürekli aynı şeyleri yapınca bana ciddi anlamda geliyorlar. Monotonluk benim çok fazla canımı sıkıyor ve boğuluyormuş gibi hissediyorum. Benim bugünüm dünden mutlaka farklı olmalı. Bu nedenle sürekli okuyorum, kendimi geliştirmeye çalışıyorum ki bir farklılık yaratmış olayım. Şu sıralar bunu da yapmadığım için biraz sıkıldığımı itiraf etmem gerek. Stres, kaygı gibi olayları da asla kaldıramayan bir yapım var. Özellikle iş yerinde kurulan psikolojik baskı beni bu yönde zorladığı için katlanma katsayım da giderek düşüyor. Ben huzur isteyen bir insanım. Bırakın beni olduğum yerde mutlu bir şekilde hayatımı sürdüreyim. Böyle hırslı, kendi sınırlarını sürekli aşan bir karakter değilim. Dolayısıyla fazla beklentilere gerek yok. Neyi yapabiliyorsam o! Bu nedenle beni zorlayacak işler, strese girmeme neden olan şeyler pek hoşuma gitmiyor. 

Arkadaşlık, ilişkiler konusunda ise az çok neler olup bitti biliyorsunuz. Yakın zamanda bir ayrılık yaşadım. Hala bunun etkilerinden kurtulmaya çalışıyorum. Arkadaşlık ilişkilerimde ise değişen bir şey yok. Zaten hayatına yeni insan almayı becerebilen biri olamadım. 

Şu sıralar sabrımı sınayan bir diğer şey ise kedim. Beni ciddi anlamda çıldırtıyor. Oldukça saldırgan bir kedi ve oyun oynamayı çok seviyor. Özellikle sabahları odadaki bütün eşyaları bir şekilde dağıtmayı başarıyor ve ben o gürültüyle sıçrayarak uyanıyorum. Ya da yorganın altına girip ayaklarıma saldırıp uyandırıyor beni. Sinirlenmem için başka bir neden olmasına gerek bile yok. Beni uyandırması yeterli! Ciddi anlamda sinirlerim çok bozuluyor böyle olunca. Mecburen geceyi benim odamda geçiriyor ama artık bir şekilde başka bir alan yaratacağım ona çünkü beni bir kez daha böyle uyandırırsa cinnet geçirebilirim. Uyku problemi yaşadığım için bu şekilde aniden uyandırılmak ekstra sinirlendiriyor. Sabahları uyansam bile kendime gelmekte zorluk yaşıyorum geceleri tam bir şekilde uyuyamadığım için. Tam uykuya daldığım anda da gelip beni uyandırınca kendi saçımı başımı yoluyorum.

Şöyle bir düşününce bu aralar baya depresif takılıyorum. Yavaş yavaş bu durumu değiştirmem gerekiyor. Ben hep böyle yolun sonuna gelmişim gibi hissedince radikal değişiklikler yapıyorum. Geçenlerde saçımı kestirdim mesela. Daha önce hiç kullanmadığım kısa ve kahküllü bir model kullanıyorum. Başka neleri değiştiririm hayatımda bilemiyorum, yakında öğrenirsiniz. Ama bu monotonluktan, sıkıcılıktan ve ruhsuzluktan kurtulmam gerekiyor. Başka neler oldu diye düşünüyorum ama gerçekten hiçbir şey yapmamışım şu dönem. Mesela yorum olarak bana şuraya git, şunu dene diyebilirsiniz. Bu süreçten kurtulmak için yavaş yavaş keşif yapmam gerekecek. Yeni kitaplar, mekanlar, müzikler... 

Siz neler yapıyorsunuz bu aralar? Acaba kış mevsiminin verdiği bir depresiflik mi var üzerimizde? Yoksa sadece ben mi böyleyim?




BU YAZILARA DA BAKMALISIN!

9 yorum

  1. Bence bu durumun kış ayında olduğumuz için bu depresif haline olmana bağlıyorum. Kışın güneş ışınları çok dar açılar ile girdiğinden D vitamini ve birçok enerji kaynağını alamıyoruz. Bende senin gibiydim geçen gün D vitamini kapsülü aldım ve yediklerimin içine kattım ve bu ruh halinden kurtuldum. Veya en son yaşadığın olaylar ile ilgili de olabilir. Umarım yakın zamanda iyileşmen dileği ile

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında çok mantıklı D vitamini. Hiç bu açıdan düşünmemiştim. Genel olarak fazlasıyla yorgun ve bitkinim belki vitaminler bu durumu toparlayabilir. Teşekkür ederim güzel dileklerin için.

      Sil
  2. Tavsiyem, ekstra bir şeyler yapmaya çalışma, içinden gelmiyorsa zorlama kendini yani. Kitap okuyamıyorum diyip kendine baskı yapma mesela, bu sürecin bu şekilde geçmesine izin ver. Bir ayrılık yaşadın, bu ciddi bir şey tabi ki ve normal haliyle devam etmeyeblir günlerin. Ama geçici bir durum olduğu da kesin.

    İşe git ve okulu aksatma, yani mecburi görevleri normal seyrinde devam ettir neden şunu ya da bunu da yapmıyorum ben böyle değildim diye düşünüp suçluluk duyma. Neden bitti diye de çok düşünme, kendini dinle, kendine odaklan güzel şeyler düşün.

    Naçizane bunları söylemek istedim, daha iyi hissetmeni dilerim. Kendine çok iyi bak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim önerilerin için. Şu ara her şey üst üste geldi belki de bu yüzden böyle bir ruh halindeyim. Umarım kısa sürede toparlanırım.

      Sil
  3. Evin sahibine sinirlenemezsin. Yoksa seni evden atar :)
    Agresifliğinin sadece uykusuzluklukla ilgili olmadığının farkındayız. (Biz kim miyiz ben ve arkamdaki yediyüz bin kişiyi görmüyormusun) hayat biraz sert vuruyor bu aralar sana. Şekspir gibi devrik cümle.. Yoda mı deseydim ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla beni evden atacak diye çok korkuyorum. Sanki o da şu aralar bana sinir oluyormuş gibi hissediyorum.

      Sil
  4. Merhaba Eda abla. İki üç gün öncesine kadar ben de böyle bir durum içerisindeydim. Farklı bi' şeyler yapmak istiyor, ama bunu gerçekleştirmek için bir çaba gösteremiyordum. Senin de dediğin gibi sanki tembellik ruhuma hakim olmuştu. Bunda tatilin verdiği rahatlık ve mevsim etkili olabilir. Fakat şunu fark ettim: Bence bu gibi durumları yaşamamız gerekiyor ki daha güzel şeylere hazırlanalım. Kendime birçok hedef belirledim ve inanır mısın bu boğucu havanın üzerimden kalktığını hissettim. Montaigne'in bir sözü vardır: "Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder;çünkü her yerde olmak hiç bir yerde olmamaktır." Kendimi hiçbir yerde değilmişim gibi hissedince hedeflerimi hatırlamaya çalışıyorum. Elbette senin de birçok amacın ve hayalin vardır. Bunları hatırlayıp,sımsıkı sarılmaktan yanayım ben. Lütfen sen de öyle yap :) Her şey gelip geçici zaten. Elbette ki bunlar da öyle. En iyisi zor olsa da takmamak ve güzel şeylere odaklanmak. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel yorum için çok teşekkür ederim Berna. Gerçekten iyi geldi bana. Söylediklerini dikkate alacağım umarım hepimiz bu tarz ruh hallerinden kurtulur ve gülmeye devam ederiz.

      Sil
  5. Selam!Sizi mimledim ^^

    YanıtlaSil