BU ARALAR BEN

by - 10/17/2017


Bu yazıyı oldukça yaramaz bir kedinin saldırılarına rağmen yazmaya çalışıyorum. Umarım beni delirtmez ve yazıyı tamamlayabilirim.
Bildiğiniz üzere geçenlerde kedi sahiplendiğime dair bir yazı paylaşmıştım. Hasta, yavru bir kediydi. Bu kediyi olabildiğince hayatta tutmaya çalışıp iyi bir şekilde baksam da başarılı olamadım maalesef. Veterinere götürdüğümde durumun ağırlaşmış olduğunu öğrendim. Beyninde sıvı birikmesi olduğu için hareket etmede zorluk çekiyor ve bazı sinirsel tepkiler veriyordu. Yürüyüşü olması gerektiği gibi değildi. Denge konusunda sıkıntı çekiyordu. Uyuma ve yemek konusunda da problemler çıkmaya başlayınca elim kolum bağlandı resmen. Biberonla beslemeye çalışıyordum fakat kabul etmiyordu. İçtiği sütü de ağzından çıkarmaya ya da kusmaya başlayınca yemekten tamamen kesildi. Son günlere doğru nöbetler başladı. İlk nöbet anına şahit olduğumda epey panik olmuştum. Epilepsi hastasının geçirdiği bir nöbetin kedi versiyonu gibiydi. Bütün bedeni titriyor ve istemsiz hareketler yapıyordu. Fakat kedi bu sırada bilinçsiz olduğu için olan bitenden haberi yoktu. Korkuyla veterineri aradım ve çok üzüldüm. Durumu anlatmaya çalışırken sesim titriyordu. Maalesef bu süreçte yapabileceğim pek bir şey yoktu. Onu rahatlatmaya ve sürekli sevgi göstermeye çalıştım. Son günlerde yerinden kalkamıyor sadece yatıyordu. Bu sırada çişini ve kakasını yaptırmaya çalışıp az da olsa rahatlattım. Yine yemek vermeyi denedim fakat kabul etmeyince ben de bıraktım. O dönemde kedinin ölmesini bekler bir hale gelmiştim. Veteriner kısa bir zamanı kaldığını söylemişti ve bunu bilmek çok kötüydü. Daha da kötü olan şey onu hayatta tutabilmenin bir yolu olmamasıydı. Bu nedenle ufak bir pişmanlık krizine girsem de olanları kabul edip hayatın akışına bıraktım. Benim için ilginç bir tecrübeydi.
Kedinin ölümü üzerinden bir süre geçtikten sonra arkadaşım sahiplendirilmeye çalışılan başka bir kediden bahsetti. Önce bu olaya soğuk baksam da kediyi sahiplenmeye karar verdim. Sonuçta bir eve ihtiyacı vardı ve ben de onun için iyi koşullar sağlayabilecek durumdaydım. Bu nedenle kediyi sahiplendim. Oldukça yaramaz ve oyun oynamayı seven bir kedi. Evin her yerini dolaşıp kendine oyun çıkaracak bir şey buluyor. Sürekli ısırıyor ve kollarımı çiziklerle kaplıyor. Gerçekten bu kediyle nasıl yaşayacağız acaba diye sorguluyorum. Fakat bir yandan da eğleniyorum. Şimdi aşılarını yaptırmaya başladım. Neredeyse iki aylık bir kedi... Mama vs önerisi alabilirim sizden. Çünkü bu konuda pek deneyimli değilim. Aşılar hakkında da bilgisi olan varsa aşağıya mutlaka yorum bıraksın. Hangisi yapılmalı, hangisi gereksiz bunları pek bilmiyorum. Bu nedenle kedi bakımıyla alakalı her tavsiye işime yarayacaktır.

Okula başladım ve ilginç bir şekilde sürekli gidiyorum. Dersleri takip ediyorum, ders çalışıyorum... Yazarken bile çok tuhaf geliyor. Ortalamamı yükseltmek ve altta kalan derslerden kurtulmak için çalışkan öğrenci moduna girdim resmen. Ama bir yandan da zevk alıyorum. Dersleri dinleyip not almak, çalışmak ilginç bir şekilde zevk vermeye başladı. Ölüyor muyum ne!

Bu ay yeniden kitap okumaya başladım. Deli gibi kitap okuyorum a dostlar! Uzun bir süre kitap okumaya ara vermiştim. Bu nedenle okuyacak çok şey birikmiş. Piyasada ne var ne yok unutmuşum resmen. Her dışarı çıtkığımda mutlaka kitapçılara ya da sahaflara giriyor ve etrafa şöyle bir göz gezdiriyorum. Kitap almadan da dönmüyorum asla. Yavaş yavaş hepsini okuyup bitirmeyi planlıyorum. En son okuduklarım:
David Mitchell-Hayalet Yazılar
İlhami Algör-Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku
Paulo Coelho-Veronika Ölmek İstiyor
Margaret Atwood-Damızlık Kızın Öyküsü
Richard Flanagan-Kuzeyin Derinliklerine Giden Dar Yol
Merak etmeyin kitapların inceleme yazıları yavaş yavaş gelecek.

Film izleyecek vaktim çok fazla olmadı ama vizyondakilere göz gezdirdim. İnceleme yapmaya değmeyecek filmler olduğu için yalnızca isimlerini verip geçeceğim. İçinden ilginizi çeken bir film olursa izlersiniz. Sinema olarak biraz geçmişe gitmek istiyorum aslında. Vizyondaki filmler pek bana hitap etmiyor. Bu nedenle daha farklı kültürlerden çıkan pek bilinmeyen filmlere yönelmek gibi bir niyetim var bu ay. Umarım vakit bulur ve birkaç tanesini izleyip sizinle paylaşabilirim.
What Happened To Monday? ( Aksiyon, gerilim sevenler buraya!)


The Curious Case Of Benjamin Button ( İzlemeyenler izlesin mutlaka!)



War For The Planet Of The Apes ( Maymunlar Cehenneminin devam filmi.)


Personal Shopper ( İnceleme yazısı gelecek...)


Dizi olarak şuan sadece American Horror Story'i takip ediyorum. Onun inceleme yazısı da burada! Yakında vakit bulursam yeni dizilere başlayacağım. Çok fazla duyulmamış fakat kaliteli olan birkaç yapım gözüme çarptı. Onları izlemeye vakit bulursam burada da bahsederim. Şimdilik tek bir dizi ile yetiniyorum. Zira bu kadar şeyi yapacak vaktim yok. Hem kitap oku, hem film izle, hem dizi, hem ders çalış, hem arkadaşlarla buluş... Çok zor!

Her zaman olduğu gibi aşk ve arkadaşlık ilişkilerindeki gelişmelere de ufaktan değinmek istiyorum. Ben ve hayatım temelde hala aynı aslında. Değişen şey etrafımdaki insanların hayatları oldu. Bu değişim de beni etkiledi.  Arkadaşlık olarak kaldığım yerden devam ediyorum. Yeni insanları hayatıma almaya çalışıyorum biraz. Sürekli birileriyle tanışma içerisindeyim bu da garip bir gerginlik katıyor ruhuma. Aşkı ele alırsak hayatımdaki insanla da olması gerektiği gibi ilerliyor her şey. Çok fazla detay veremiyorum. Özel hayat söz konusu olunca konuşamıyorum. Tıkanıyorum biraz. Bu nedenle affedin beni.

Peki siz neler yapıyorsunuz? Neler izlediniz, okudunuz? Biraz da siz anlatın...


BU YAZILARA DA BAKMALISIN!

8 yorum

  1. Kediye üzüldüm doğrusu:(( Ama elinizden geleni yapmışsınız, bazen maalesef öyle oluyor. Biz de birkaç sene önce kedilerimizden birini kaybetmiştik. Onlar da bizim gibi hastalanıyorlar, hatta bazı durumlarda çok hızlı müdahale gerekiyor.
    Yeni edindiğiniz kedi yavru olduğu için oyuncu olması çok normal. Bir süre böyle olacak. Kısırlaştırırsanız sakinleşir, bunu veterinerle bir görüşün isterseniz, en uygun zamanı söyleyecektir. Özel bir mama önerim yok, değiştiriyorum genelde. Bazen evde pişen yemekten artan kıymalı bir şey varsa onu da veriyorum veya balık pişirirsem de veriyorum. Ama genel olarak kuru mama yiyor. Her kedi farklı, denemeniz lazım, bazen marka bile seçiyorlar:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim yorumun için. Bakalım deneme yanılma yöntemi ile bazı şeyleri öğreneceğim.

      Sil
  2. Kediye üzüldüm :(
    Kitap okumayı, derslerine vakit ayırmayı özlemişsin anladığım kadarıyla, daim olur umarım =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler yorum için evet özlemişim baya.

      Sil
  3. nedense gözlerim doldu. Bende bir kediyi küçükken ölüme terk etmiştim annem onu içeri almamıştı ve o kedicik soğukta donarak kapımızın önünde can vermişti. Keşke vazgeçmeseydiniz. Şırınga ile süt vermeyi denemiş miydiniz peki

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet her yolu denedim fakat sütü içmeyi bıraktı. Sıvı beyine baskı yaptığı için hareketlerinin neredeyse tamamı kısıtlandı. Bu nedenle elimden pek bir şey gelmedi son günlerde.

      Sil
  4. Zehir kanına girdi artık hayatında kedisiz dönem olmayacak. Saldır kurt ! Pardon pisi :) Her türlü soru ve sorunu yanıtlarım kediyle ilgili. Minnağa iyi bak. Kendine de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim yorumun için. Gerçekten bir kere alıştı mı insan yanında sürekli hareket eden, oynayan bir yavrucak istiyor. Kedisiz duramayacağım bundan sonra.

      Sil