TANRI'NIN BEKARETİ

by - 5/25/2017


Merhaba bugün yazmış olduğum bir hikaye ile karşınızdayım. Hikayemin girişinden bir parçayı sizlerle paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz. Yorumlarınızı merak ediyorum çünkü yaşamış olduğum her gün kendime yazı yazma konusunda katkıda bulunmak istiyorum. Bu katkıyı yorumlarınızla siz de sağlayabilirsiniz.

Şimdi kanar kollarım ruhu kara adamın yattığı yerden. Ellerime doğru yol alır tadı acı kırmızı şarap. Son bir kez eğilebilseydim eğer değdirirdim dilimi. Son bir kez dilimde dolaştırır ve ağzımın içini doldururdum. Fakat korkmuştum. Eğilince donmuş gözlerin gözlerimle buluşmasından çekindim. Bu yüzden kollarımdan akıp gitti kan ve yanı başımdaki çukur doldu son damlasına kadar. Dökülen her tanenin sesi kulaklarımda yankılanmaya başlayınca göz bebeklerim tuttuğum bedene kilitlendi. Ağzı hafifçe aralanmıştı, dudaklarına değdirdiğim dudaklarım görüntü karşısında irkilip titrerken gözlerinden akan ve yolun yarısında duran yaşa odaklandım. O yaşın akıp gitmesine, yere düşmesine bile izin vermemişlerdi. Ve benim için öyle acımasızdı ki, bu adamdan çalınan zamanın bana onun kollarımdaki korkunç halinin her ayrıntısını ezberleyecek kadar verilmesi. Ben de üzerimizde biriken gri bulutlara aldırmadan izledim onu. Ta ki hafızamdan çıkmayacağına emin olana dek.
“ Hanımefendi?”
Bir ses yankılandı, ördüğüm duvarları delmek ister gibi dikildi karşımda. Kafamı hafifçe kaldırıp gözlerimi buz olmuş bedenin sahibinden ayırdım ve kadına baktım. Sesin sahibi yere diz çökmüş yalvarıyordu sanki. Sıkı sıkı tuttuğum ölüyü bırakmam için yalvarıyordu. Artık isminin, karakterinin, hayatının bir önemi yoktu kavradığım bedenin. Herkes ona acıyarak bakacak, belki birkaç gözyaşı akıtıp ölümünü sorgulayacaktı. Kimse başardığı işlerden, içinde sakladığı sevgiden bahsetmeyecekti. Kendi sonlarının bir ön izlemesine tabi tutuldukları için şok olacaktı cenazesinde toplanan insanlar. Ve hepsi en derinden kopardıkları feryatların içinde kendi isimlerini göğe haykıracaktı. Tıpkı ölen bu varlığın unutulup gittiği gibi unutulmamak için.
“ Hanımefendi iyi misiniz?”
Neden bilmiyorum ama sesimi çıkaramamıştım. Belki de o an için söyleyecek bir kelimem yoktu. Çünkü emin değildim iyi olmanın nasıl hissettirdiğine veya iyi olmak diye bir kelimeyi bu saatten sonra kullanabileceğime. Tek hissettiğim rüzgarın yüzüme dokunuşu ve ensemdeki ufak saçları oynatmasıydı. Ve ne zaman bütün bedenimi yalayıp geçse aklım geçmişteki hatıralara gidiyor, şuanın içindeki acılardan sıyrılabileceğimi zannediyordum. Fakat geçmişi hatırladıkça acım katlanıyordu. Sanki bütün ayrıntılar içine düştüğüm boşluğun ne kadar derin olduğunu göstermeye çalışıyordu. Belki de zamanın şu dakikasından itibaren benim için bir kurtuluş mümkün değildi. Bunun nedeni tek bir çizgi üzerinden ilerleyen hayatımın kırılma noktasına gelmesiydi sanırım. Etrafa dağılan cam kırıkları ise benimle beraber yürüyen insanların ayaklarına batıyor ve geride kan izleri bırakıyordu.
“ Sizi şöyle alalım isterseniz, arkadaşlarım yardımcı olsunlar.” Sağlık ekibi olduğunu düşündüğüm kişiler ellerimdeki yığını alırken hiçbir şey hissetmiyordum. Sanki tuttuğum kişi sevdiğim adam değilmiş gibiydi. Onun başına gelen olaylardan sanki ben sorumlu değilmişim gibi büyük bir rahatlıkla ayağa kalktım. Ve hiç gücenmedim onu benden almalarına. Belki de çoktan kabullenmiştim Akay’ın gittiğini. O an olması gereken buymuş gibi hissediyordum. Ardımdan sürüklediğim belanın bir kurbana ihtiyacı vardı her şeye son vermesi için. Ben ona bu kurbanı vermiştim. Kanını akıtmış ve bütün vücuduma sürmüştüm. Şimdi ise yeniden ayağa kalkmış, ferah bir avluda denizi seyreder gibi etrafıma bakınıyordum. Yeniden doğabileceğime ve ufuğa ulaşabileceğime inanıyordum. Tıpkı bir zamanlar o avluda olduğu gibi…

BU YAZILARA DA BAKMALISIN!

5 yorum

  1. Şiirsel bir yazım dili. Benim hoşuma gitti okurken de zevk aldım. Güzel bir başlangıç olmuş tebrik ederim devamı gelse okumak isterim 😃

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çoook teşekkür ederim. Beğenmiş olman beni mutlu etti ara ara bu tarz paylaşımlar yapmaya çalışacağım.

      Sil
  2. Kafka dili olmuş bu çok başarılı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ooo Kafka'ya benzetilmek büyük gurur. Teşekkür ederim.

      Sil
  3. Güzel bir anlatımınız var.Yazmaya devam derim ben.Kaleminize,yüreğinize sağlık:)

    YanıtlaSil