LA NOVIA

by - 5/02/2017


Merhaba,
Bambaşka bir film ile karşınızdayım bugün. Paula Ortiz'in yönetmenliğini yapmış olduğu La Novia, izlemiş olduğum nadir İspanyol filmlerinden biri. Federico Garcia Lorca'nın Bodas de Sangre adlı oyunundan uyarlanmış. Bu nedenle film daha çok tiyatro ögeleri barındırıyor. Özellikle kullanılan replikler tiyatronun o eşsiz havasını mahvetmemek için olduğu gibi aktarılmış. Ben "Kanlı Düğün" adlı oyuna gidememiştim. Dolayısıyla gerçekten başarılı bir uyarlama olup olmadığından emin değilim. Fakat öyle olduğuna inanıyorum. Zira oyuncuların başarısı, repliklerin sanatsal yoğunluğu, metaforlar ve sahnelerin olağanüstü uyumu beni bu kanıya itiyor.
Filmin biraz içeriğine bakalım... İlk bakışta oldukça klasik bir hikayeyi izliyormuşum gibi hissettim filmin sahneleri akıp giderken. Zira hepimizin bildiği bir aşk üçgeni hakimdi konuya. Küçük, etnik bir kasabada yaşayan aileleri gördük öncelikle. Bu ailelerin çocukları olan üç arkadaş tanıtıldı. Oldukça yakın olduklarına vurgu yapılan bu üç arkadaşın kaderi tuhaf bir şekilde birbirine bağlıydı. Bir kız ve iki erkek... Kızın sevdiği erkeğe olan bakışları ve kızı seven erkeğin hüzünlü duruşu... Klasik aşk üçgeni bize ilk dakikalardan bu şekilde naif sahnelerle yansıtıldı. Ardından bu iki erkeğin ailelerinin kan davaları olduğunu öğrendik. İki aileden de can alınmıştı. Bu üç arkadaşın çocukluklarında yaşamış oldukları korkunç trajedi onları farklı yollara savurdu. Filmde gerçekleşen yıl atlamasından sonra kızla, onu seven adamın düğününün gerçekleşmek üzere olduğu gösterildi. Fakat kızın bu düğünden pek memnun olmadığı, kafasında soru işaretleri olduğu birçok sahnede sanatsal ögeler kullanılarak ifade edildi. Bu noktada oyunculukların içten ve gerçekten başarılı olduğunu dile getirmem gerek. Kızın yüzündeki acı ve unutamadığı eski sevgilisi onun aklını karıştırıyordu. Sevdiği adam yıllar sonra kızın kuzeniyle evlendiği için kız da kendisini seven adamla evlenmek zorunda kalmıştı. Fakat bunu isteyerek ve severek yapmıyordu. İspanyol kültürünü yansıtan bir düğün gerçekleştirildi. Dakikalar ilerledikçe kızın çektiği acı ve pişmanlık artıyordu. Sevdiği adamın yanına gitmek istiyordu. Ve düğün sabahı sevdiğin adamın atına atlayıp kaçtılar. Beraber dağa çıkıp birlikte oldular ve birbirlerine duydukları aşkı dile getirdiler. Filmde kullanılan replikler gerçekten olağanüstüydü. Sıradan kurulmuş günlük cümlelerden oluşmuyordu. Oldukça sanatsal hatta şiirseldi. Bazen cümlelerin anlamlarını kavramakta güçlük çektim. Birçok metafor ve benzetme barındırıyordu. Çok beğendim. Klasik bir film gibi değil de tiyatroyu sinema salonuna taşımış gibiydiler.

Kızın ve sevdiği adamın başına düğünden kaçtıktan sonra ne geldi anlatmak istemiyorum fakat trajik bir filmdi. Sanıyorum anlatılmak istenen de o toplumun kabul etmiş olduğu törenin, düzenin insanı ne kadar vahim noktalara götürebileceğini göstermekti. Koyulmuş anlamsız kuralların, kan davalarının insanlara vermiş olduğu acıyı çok güzel betimlemişler. Filmin konusunu kendi toplumumuzun kültürüne de yakıştırdığım için daha yakın hissettim kendimi karakterlere. Bu nedenle filmi başarılı buldum. Sahneleri beğendim fakat daha iyi olabilirdi elbette. Konunun işleniş tarzı ve sahnelerle olan bütünlüğü de hoşuma gitti. Fakat büyük bir kitlenin izlerken sıkılabileceğini düşünüyorum. Çünkü olaylar ve anlatılmak istenen fikirler yavaş yavaş işlenmiş. Dolayısıyla bir türlü sonuca varamıyorsunuz. Bunun için sabırlı olmak gerekiyor. Ama yine de bir şans verip izlemenizi tavsiye ederim. Özellikle tiyatroyu seven insanların hoşuna giden bir uyarlama olacaktır.

Umarım film hoşunuza gider ve keyifle izlersiniz.


BUNLARA DA BAKMALISIN!

6 yorum

  1. Samimi yorumun için teşekkürler. Bende izlemeye karar verdim. Bu arasa İspanyol Sinemasında El Cuerpo(Ceset) filmini yaklaşık 1 yıl önce izlemiştim. Oldukça güzeldi, tavsiye ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Bahsettiğin filmi izlememiştim. Mutlaka ona da bakacağım.

      Sil
  2. Bu anlatımdan sonra izlenir bu film bence ;)
    Önemli olan konudan çok, konunun nasıl anlatıldığı.Ve etkileyici bir biçimde işlendiği aşikar.Teşekkürler, sizin anlatımınız da çok etkileyiciydi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :)) Film oldukça etkileyiciydi. Bu nedenle şiddetli bir şekilde tavsiye ediyorum.

      Sil
  3. Carlos Saura'nın Kanlı Düğün'ü İspanyol sinemasında bu tür filmlerine yol açmıştır her zaman :) TeatraL sinema bu ülkede ilk kez denenmiyor ama çok sevdiğim bir türdür. Bu arada sanatsever bir genç kız yetişiyor. Mutlu oldum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam olarak bu Kanlı Düğün'ün ilk çıkışı nedir bilmiyorum fakat kitaptan filme her şeye uyarlanarak yeniden doğan bir canlı haline gelmiş neredeyse. İspanyol sinemasına oldukça uzaktım, yavaş yavaş ısınıyorum sanırım onlara. Sanatı kim sevmez! Asıl ben mutluyum, etrafımda bu tarz konuları konuşabileceğim insanlar olduğu için.

      Sil