BU ARALAR BEN

by - 5/29/2017


Hayatımda meydana gelen değişiklikleri açıklamak zor sanırım. Çünkü her şey sessizce kimseye kendini göstermeden gerçekleşiyor. Hal böyle olunca dile getirmesi de zorlaşıyor. Fakat hissetmek mümkün. Ruhumdaki, bedenimdeki değişiklikleri hissedebiliyorum göremesem de. Ve bu durum benim adım atmamı sağlıyor. Kendim için...

Yavaş yavaş değişime gidiyorum aslında. Bunlardan bir tanesi de daha önce bahsetmiş olduğum yaşadığım yeri düzenleme konusu. Eşyalarımı, mobilyalarımı, duvarımın rengini değiştirdim başlangıç olarak. Çünkü bana ait değilmiş, beni yansıtmıyormuş gibi hissediyordum. Şimdi ise aldığım eşyalarımı kendi zevkime, isteğime göre düzenlemiş oldum. Kendimden bir parça katmaya çalıştım. Böylece baktığımda etrafımda beni anlatan, beni tanımlayan unsurlar göreceğim. Peki, bu neden bu kadar önemli benim için? Sanırım hala kendimi keşfedebilmiş değilim. Kim olduğumu bilmiyorum. Etrafımda birileri bana şöylesin, bunu seviyorsun diyor fakat emin değilim o kişinin ben olduğuma. Dolayısıyla kendimden bir parça görebilirsem eğer belki tanımlayabilirim karakterimi dedim. Kim olduğumu görebilirim belki. En azından bunun için de bir adım atmış olurum. Bu nedenle yaşadığım alanı baştan düzenledim. Beyaza boyadım mesela duvarları. Eskiden pembeydi ve bu rengi annem seçmişti. Bana ait olmayan, benim seçmediğim ve sevmediğim bir renkle yedi yıl geçirdim. Odamın içindeki eşyaları da ben seçmemiştim ve bana ait değildi. Benim adıma alınmış ve yerleştirilmişti. Ne içindekiler ne de o mobilyalar benim değildi aslında. Birilerinin öngördüğü şekilde yaşıyordum. Birilerinin istediği şekilde... Soruyorum bazen kendime bugüne kadar kendi isteğinle yapmış olduğun ne var diye. Sırf sen istediğin için olan bir şey söyle bana Eda diyorum iç sesime. Birilerinin sana uygun görmediği, önermediği, sadece sen istediğin için yaptığın herhangi bir şey... Bunun cevabı blog açmak ve yazmak! Bu nedenle blog yazarlığının ve kendi zevkime göre tasarladığım blogumun önemi çok benim için. Çünkü Eda'yı yansıtan tek şey bu! İşte 21 yaşında keşfettiğim en güzel şey kendin olmak ve çevremdeki insanların söylediklerini değil kendi iç sesimi dinleyerek adım atmak oldu. Arzularımla hareket etmek ve bu arzuların çıkış kaynağının da kendi ruhumun olması benim için artık çok mühim. Bundan dolayı önüme çıkan her seçimi Eda olarak değerlendireceğim artık. Etrafındaki sesleri dinleyen biri olarak değil.


Bu aralar etrafımdaki insanlara çok fazla değer vermemem gerektiğini öğrendim. Bütün insanların gelip geçtiğini, kimsenin kalıcı olmadığını gördüm. Hislerimin karşılığını alamadım çoğu zaman ve kendimi fazla yıprattığımı anladım. Edindiğim her arkadaşlığa yaklaşımım bu şekilde olacak. Beraber eğlendiğim vakit geçirdiğim güzel insanlar olarak değerlendireceğim onları. Daha fazlası değil. Aşka bakış açım ise hala aynı. Varlığına inanmıyorum çünkü insanların hepsi belli bir çıkara göre hareket ediyor. Yalnız kalmamak için kurulmuş birlikteliklere tahammülüm yok. Bu nedenle uzun bir süre sevgili davasını kapattım. Fakat beni heyecanlandıran, seveceğim biri ile karşılaşırsam her şey değişebilir. O zamana kadar kendi iç savaşıma devam edeceğim sanırım.


Okul konusuna ise hiç girmek istemiyorum. Deli gibi finallere giriyorum ve notlarım çok kötü. Anladım ki benim yolum buradan ilerlemeyecek. Dolayısıyla kendimi üniversite hayatına bırakıyorum. İlginç kulüplere üye olmayı düşünüyorum. İngilizcemi ilerletip Almanca öğrenmeye çalışacağım. Şu aralar internetteki chat odalarında ingilizce sohbet ediyorum tanımadığım insanlarla. Bu şekilde güzel gelişme sağladım ama benim asıl problemim gramer olduğu için kursa gitmem gerekecek. Bunun yanında müzik ya da dans konusunda bir şeyler yapmak istiyorum. Dans etmek hep kıskandığım bir beceri oldu. Yapabileceğimden pek emin değilim ama gitar çalmayı öğrenebilirim bence. Son olarak da önemli tabloları ve ressamları yorumladığım bir defter tutmaya başladım. Kesinlikle nasıl yorumlanacağı hakkında bir bilgim yok sadece sallıyorum ve benzetmedeki başarımla bir şeyler yazıyorum. Kendimi geliştirmeye çalışıyorum bu konuda. Eğer vaktim olursa müzeleri gezip notlar alacağım tablolar için. Bu alanda da kendimi geliştirmek istiyorum çünkü bir tabloyla karşılaştığımda boş boş bakan insanlardan olmak istemiyorum. Ressamı hakkında, o tablonun dönemi ve dönemin zihniyeti hakkında bilgi sahibi olup en azından bir şeyler yorumlayabilmek lazım diye düşünüyorum. Genel kültürün bir zararı dokunmaz sonuçta.


Anlayacağınız kendim için yeni başlangıçlar yaratmaya çalışıyorum. Kendimi değiştirmeye ve geliştirmeye uğraşıyorum. Umarım uzun vadede faydasını görürüm ki eminim göreceğime. Beni hem ruhsal anlamda hem de fiziksel anlamda daha iyi yapacaktır. Çünkü uzun bir süredir iyi değildim. Kendimde değildim daha doğrusu. Bir amacım, hedefim yoktu ve boş yaşıyor gibiydim. Şimdi o boş bardağı doldurmanın vaktidir hepimiz için. Umarım benim değişimim sizin için de bir ilham olur. Kendinizi sevin ve tanıyın. İç sesinizi dinleyip ruhunuzu besleyecek şeyler yapın. Sistemin ve toplumun size dayattığı o karanlıktan kurtulup huzuru bulun. Siz huzurlu olursanız etrafınızdaki herkes bu huzurdan bir parça faydalanır. Hepimiz için daha mutlu, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum.


BU YAZILARA DA BAKMALISIN!

16 yorum

  1. Çok içten bir yazı. Ben de etrafımdaki insanlara az değer vermeye çalışıyorum yani genelde aşırı değer verdiğimden şımarıyorlar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, karşımızdaki insanlara fazla değer verip beklenti içine girince sonuç hayal kırıklığı oluyor çoğu zaman. Bunu önlemek lazım.

      Sil
  2. Kendini değiştirme çabanı taktir ediyorum. Bunun nihai hedefi tabi ki huzura ulaşmak olmalı. Huzura ulaşmak için bazı değişiklikler gerekse de bunun yanında bazı şeyleri kabullenme ve hazmetme de yer alır. İkisi bir arada yürürse huzur daha kolay gelir diye düşünüyorum. Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle haklısınız. Önce kabul edip sevmek gerek. Ardından değişimi huzura kavuşma amacıyla zamanla beraber gerçekleştirmek...

      Sil
  3. Bu aralar etrafımdaki insanlara çok fazla değer vermemem gerektiğini öğrendim. Bütün insanların gelip geçtiğini, kimsenin kalıcı olmadığını gördüm.

    Görmen gerekeni görmüşsün zaten :) Dekorasyonda başarılar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu yeni fark etmiş olmak komik tabi. :)) Teşekkürler pek iyi değilim dekorasyon konusunda ama olsun.

      Sil
  4. Çok güzel düşünmüşsün.Cidden kendimizi bulmayı denemeliyiz.
    Başarılar diliyorum.Faydasını görebileceğine inanıyorum.
    Sevgileer ~~~

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendimizi tanımak, bulmak çok ciddi ve zor konular aslında. Hepimiz bu maceraya atılmalıyız. Teşekkür ederim canım. :)

      Sil
  5. Merhaba Eda, yine çok içten yazmışsın. Umarım bu süreç dilediğin gibi gider, gideceğine de inancım sonsuz. Çünkü insan kendini geliştirmek, tanımak istemeye görsün, her şey daha anlamlı olmaya başlar.. Haddim olmayarak, ressamlarla ilgili bir önerim var; Gombrich'in Sanatın Öyküsü diye bir kitap var. Eserler, dönemler ve stiller hakkında çok bilgi verici ve geliştirici. Aklında bulunsun. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, Çok teşekkür ederim güzel yorumun için. Önermiş olduğun kitabı mutlaka alıp okuyacağım. Bu konuya merakım büyük şu aralar. Sevgiler...

      Sil
  6. Son paragraf o kadar iyi özetlemiş ki, öncelikle tebrik ediyorum, bu kadar genç yaşta bunu farkedebilmek ve yapmaya çalışmak da çok güzel, hakikaten bir yaşa kadar kendimiz gibi yapamıyoruz çok şeyi, pembe renk güzeldir ama bebek, çocuk odası için gayet doğru karar vermişsin:)dans ve dil kursları,dersler, tablo tahlileri için kocaman başarılar diliyorum. Azmin elinden hiçbiri kurtulmaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Umarım bundan sonraki adımlarım ve seçimlerim kendime uygun olur. Böylece deneyimlerimden daha çok zevk alırım. Bakalım dans, dil kursu olayları nasıl gelişecek...

      Sil
  7. Yazında kendimi buldum... Kendimize yatırım yapmayı ihmal etmemeliyiz, en önemli şeylerden biri bence bu hayatta.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle! Çoğu zaman kendimizi unutuyoruz bu hayatta. Oysa ruhumuzu, benliğimizi sürekli geliştirmeliyiz. Karakterimizi bu şekilde yaratabiliriz.

      Sil
  8. Abov yazılar çok küçük bilgisayardan hiç okuyamadım canım :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kodlarla alakalı bir problem olmuş canım düzelttim.

      Sil