NEDEN KADINLAR ÖLDÜRÜLÜR?


Bir kadını öldürmek için o kadının hangi günahı işlemiş olması gerekir? Ya da hangi örf ve adetlere uymamalı? Ben bir kadınım ve ölüm imzamı atmak için hangi hareketleri yapmalıyım karşınızda?

Belki şortla gezmeliyim sokaklarda ya da dar ve mini bir etekle. Güçlü kahkahalar savurmalıyım karşı cinsin gözlerine keskin bakışlar atarak... Ya da tahrik eden tavırlarımla tebessüm etmeliyim nazikçe. Bacak bacak üstüne atmalıyım toplu taşıma araçlarında otururken. Ya da öpmeliyim bir erkeği dudaklarından hem de herkesin içinde. Daha da fenası o erkekle evlilik dışı bir ilişkinin içine girmeliyim. Yeterli mi bunlar ölmek için?

Peki ya evli bir kadın olsaydım? O gün akşam yorgun bir şekilde eve gelen kocamın karnını doyurmak için yemek yapmadığımda öldürülmeliyim belki de. Regl sancıları çekerken yerimden kalkamıyorum diye ona çay getiremediğim için bıçaklanmalıyım karnımdan. Habersiz bir şekilde dışarı çıktım ve bir erkek bana baktı diye dövülmeliyim sokak ortasında. Onun sorusuna evet demedim diye kafam duvarlara geçirilmeli, savunduğu görüşe boyun eğmedim diye balkondan aşağı atılmalıyım. İçeride ağlayan çocuğu susturmayı beceremedim diye çocukla beraber öldürülmeliyim. Çünkü işe yaramayan bir kız çocuk doğurmuştum kocama. Erkek çocuk doğursaydım eğer niye oğlumu ağlatıyorsun diye döverdi beni. Bu acı kadere karşı çıkacak son bir gücüm kaldığında bunu yapmaya cesaret edersem yine öldürülmeliydim. Kocamdan ayrılmaya haşa başka bir erkekle evlenmeye kalkışırsam acı çekerek gebertmeliydiler beni. Peki, neden?


Neden bir kadın öldürülür? Vermiş olduğum örneklere baktığınızda sizin gördüğünüz de zayıf olan, acınacak halde olan kadın değil mi? Ah zavallı kadın... Ben baktığımda acınacak halde olanın erkek olduğunu görüyorum. Ah zavallı adam diyorum her seferinde. Öldürülen bir kadın, şiddet uygulanan bir kadın gördüğümde o adama üzülüyorum en çok. Çünkü çevresindeki baskıyla savaşacak kadar güçlü bir kimliğe sahip değilmiş. Ve bunun farkında olmak onu delirtmiş. Düşünsenize herkes size adam gibi adam olmanızı, güçlü olmanızı söylüyor. Ve siz o kadar zayıf bir erkeksiniz ki bunu kanıtlamak için yanınızdakini zayıf ve küçük göstermek istiyorsunuz. Bu da bir kadın oluyor. Bu şekilde güçlü ve adam gibi adam gözüktüğünüzü sanıyorsunuz. Yanınızdaki kadını döverek, onu itaat etmeye zorlayarak kendinizi kural koyan olduğunuza inandırıyorsunuz. Kimseye baş kaldıramamış, kendi düşüncelerini uygulayamamış zavallı bir adamın kadın üzerinde göstermiş olduğu güç bir zayıflık gösterisi değildir de nedir? Ülkemde böylesine zayıf erkeklerin sayıca fazla olmaları beni üzüyor açıkçası. Güçlü olmanın fiziki kabiliyete dayandırılmış olması beni güldürüyor. Oysa zeki bir adamın vereceği zarar bir yumruktan kat be kat fazla. Ve bu zararı yalnızca yumruk kavgalarında olduğu gibi kendisinden zayıflara değil güçlülere de verebilir. Bu noktada kadınlara tavsiyem karşınızdaki erkekleri iyi ölçün. Kendisini fiziki kabiliyetine göre mi güçlü olarak adlandırıyor yoksa zeka seviyesine göre mi? Çünkü bu oldukça önemli bir ayrım.

Kadına uygulanan şiddet haberlerinde erkekleri de suçlayamıyorum çoğu zaman. Bu toplum onları bu şekilde yetiştiriyor. Onların psikolojilerine bu tarz düşünceleri aşılıyor. Eğer yeterince güçlü ve zeki bir adam ise bu düşüncelerden arınıp bilinçli birey haline bürünüyor. Fakat birçoğu bunu başaramıyor. Başarısızlıklarının altında ezilip güçlü olmaya duydukları özlemi fiziksel şiddet ile karşılıyorlar. Ne vahim! Nasıl düzeltebiliriz bu zihniyeti? Nasıl engel olabiliriz? Elbette biz kadınlar bu konuda bilinçlenerek ve yetiştirdiğimiz erkek çocuklarını erkeklik, adamlık gibi klişelerden uzak tutarak düzeltebiliriz toplumun zihniyetini. Belinde silah taşıyan adam olmuyor. Kavga eden, döven erkek güçlü bir erkek olmuyor. Bunu kabul edip bunu öğretmekte fayda var. Ve bu görev biz kadınlara düşüyor. Erkekleri yaptıklarından dolayı aşağılamayı bir kenara bırakın ve çocuklarınızı düzgün, kadınlara değer veren, herkesin yalnızca insan olduğunu bilen bir erkek olarak yetiştirin. Hepimiz eşit derecede güçlüyüz. Kimse kimseyi ezmeye çalışmasın içindeki eziklikten kurtulmak için. Çünkü bu kimseyi daha güçlü veya daha zeki yapmıyor. Yalnızca daha acınası bir hale getiriyor.


Umarım ilerde birgün kadınlara uygulanan şiddet azalır. Umarım mini etek giydiğimde girdiğim sokaklara, bindiğim araçlara dikkat etmek zorunda kalmadan özgürce hareket edebilirim. Umarım kendimi etrafımdaki erkeklerin bakışlarından dolayı kötü hissetmediğim bir gün yaşayabilirim. Umarım sokakta arkadaşlarımla gülerek yürürken " Orospular!" gibi sözlü tacizlere uğramam. Umarım arkadaşlarımın sevgililerinden, gerek fiziksel gerek de psikolojik şiddete uğramalarını görmek zorunda kalmam. Umarım telefonumu özel numaradan arayan o embesil ergen beyinler bilinçli bir erkek olup kadınları taciz etmenin ne denli korkunç olduğunu anlar. Tek dileğim gerçekten bu. Biz kadınlar için daha rahat, daha güvenli bir ülke istiyorum. İstediğimiz gibi davranabildiğimiz ve saygı gördüğümüz bir toplum hayal ediyorum. Çok şey mi istiyorum?






8 yorum

  1. umarım birgün olur:))

    YanıtlaSil
  2. O kadar istiyorum ki, bu dediklerinin gerçek olmasına...Gerçekten çok güzel ve doğru yazmışsın.Tebrik ederim.
    Umuyorum ki, bir gün gerçek olur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Kadınlara değer veren bir toplum oluşturmak bizim elimizde elbette.

      Sil
  3. Umarım bir gün...bir kaç gün önce benzeri bir yazı yazmayı planlıyordum seninkini görünce nedense bir destek hissettim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım. Sen de yazmalısın bence. Bu tarz yazılar bize lazım diye düşünüyorum.

      Sil
  4. ah sorma bak mesela bir kadıköy bir de moda en rahat yerler olarak kaldı yaa istanbuldaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle! Ben de bütün gün oralardayım zaten.

      Sil