BİR ZAYIFLAMA HİKAYESİ | 10 KİLO GİTTİ!

by - 4/04/2017


Möröbö,
Her sosyal mecrada insanlar zayıflama hikayelerini allayıp pullayıp anlatırken dedim ki neden ben de anlatmayayım. Fakat evrim geçiren o kadınlar gibi olmadı benim zayıflılık sürecim. Balık etlinin üstü gözüküyordum şuan ise balık etli gözüküyorum. Şişkoluktan süper inceliğe geçiş yapamadım maalesef. Ama olsun, sonuçta bu da bir başarıdır değil mi?


Tartıda görmüş olduğum en yüksek rakam 72 kiloydu. ( Boyum 1.70) Ve ben bu rakama lise sonda iken ulaştım. Psikolojik tedavi için kullandığım ilaçlar ani bir kilo artışına sebep oldu bende. Bunun yanında hayvan gibi de yiyordum. Her şeyi ilaçların üzerine atmayalım şimdi. Size kısaca o dönemde nasıl beslendiğimden bahsetmek istiyorum. Lise ortamını daha doğrusu kantin ortamını az çok bilirsiniz. Sağlıklı yemekler sadece özel ve lüks okullarda çıkar. Ben de kıytırık bir devlet okulunda okuduğumdan kantinde sağlıklı denilebilecek tek yemek çorbaydı. Ve çorbadan pek haz etmem. Dolayısıyla beslenme rutinimi yağlı yiyecekler oluşturuyordu. Her gün sabah evden çıkmadan kahvaltımı yapardım. Ve bu kahvaltının beni en az beş saat tok tutması için bol bol ekmek yerdim. Tam buğday halk ekmekleri bu konuda oldukça başarılıydı. Hem beyaz ekmek kadar kalorili değildi hem de inanılmaz tok tutuyordu. O ekmekleri hala kullanıyorum. Genelde onlardan altı dilim falan yiyordum. Üzerine bazen yağ ve reçel sürüyordum bazen labne ve salamla beraber yiyordum. Böylece sağlam bir kahvaltı yapıp kendimi uzun süre tok tutmayı başarmış oluyordum. Okula gittiğimde acıkma saatim 11.30 gibi oluyordu. Tam o sırada öğle arasına girdiğimizden benim için muhteşem bir yemek yeme vaktiydi. Çünkü bol zamanım vardı ve yediklerimin keyfini çıkarabilirdim. Genelde kantinden hamburger ve ayran alırdım. Ya da Pitos adı verilen içinde her şey olan tostu yerdim. Üzerine mutlaka çikolata alırdım. Tatlı ihtiyacımı da gidersin diye. Ve sonraki tenefüslerde çayın yanında yemek için bisküviyi de aldıktan sonra okul saatleri içindeki yemek işim sonlanmış oluyordu. Eve geldiğimde bir tabak yemeğimi yerdim ve üzerine tekrar bisküviyi alıp dizimi izlemeye başlardım. Akşam saatlerinde bir tabak daha yemek gömdükten sonra kendimi uyumaya hazırlardım. Buradaki kilit nokta akşam 7 de falan yemek yiyip 8 ya da 9 da uyuyor olmam arkadaşlar. Yatmadan en az 2-3 saat önce yemek yeme eylemini kesmek gerekiyor. Fakat ben kesmedim.


Lise dönemindeki korkunç beslenme alışkanlığımı yok etmek benim için çok zordu. Fakat tartıda 72 rakamını görünce kendime bir dur dedim. Çok fazla diyetler ya da sağlıklı beslenme üzerine araştırma yapmadan ekmeği ve karbonhidratı kestim. Aynı zamanda kendime saat 5 den sonra yemek yememe kuralını koydum. Ve abur cuburları hayatımdan çıkardım. O yaz yaklaşık 4 kilo verebildim sadece. Fakat 68'e düşmemle kendimi daha normal hissetmeye başladım. O dönemde üniversiteye başladım, yeni ortamlar derken sürekli dışarıda yemek yemenin getirdiği zorluktan ötürü kilo veremedim. Ama 68'in üzerine çıkmadım. Tabağımdaki ölçüleri normalleştirmiş ve abur cubur tüketimini azaltmıştım. Akşam 5'den sonra ya da 6'dan sonra yemek yememeye de dikkat ediyordum. Artık yeni düzenim buydu. Günde üç öğün beslenme ve karbonhidrat, protein, yağ tüketimini normal seviyelerde tutma... Klasik kilo koruma olayı olarak da adlandırabiliriz. O dönemde kilomdan rahatsız değildim. Asla arkadaşlarımdan kiloma dair kötü bir söz işitmedim. Herhangi bir laf sokma, zayıflasana gibi şeyler duymadım. Böyle bir insan değillerdi çünkü. Fakat o dönemdeki sevgilim sürekli kiloma gönderme yapıyordu. Espriye vuruyordu ve ben de ciddiye almıyordum çünkü kendisiyle dalga geçebilen biriydim. Hala da göbeğimle, götümle dalga geçerim. Kendi fiziğimden tiksinme ya da kendimi beğenmeme gibi bir durumum olmamıştı hiç. Fakat sevgilimden böyle şeyler duymaya başlayınca kilo olayı bana batmaya başladı. Ama zayıflama girişiminde bulunmadım. Çünkü bir başkası görüntümden memnun değil diye zayıflayacak değildim. Sonuçta her gün aynaya bakan ve kendisiyle karşılaşan kişi bendim ve görüntümden memnundum.



Yaz yaklaştığı için bikini sezonu açılmak üzereydi ve ben o göbekle sahilde güneşlenmek istemiyordum. Yazlıkta çok hoşlandığım bir çocuk da o sene uzun bir süre sonra yeniden yazlığa geleceği için bikiniden taşan yağları kontrol etmeliydim. Bu nedenle kilo verme girişimine yeniden kalkıştım. Akşam 5'den sonra yemek yememe kuralım iddialı bir şekilde devam ediyordu. Bunun üzerine günde yalnızca iki bardak içtiğim suyun litresini artırdım. Ve suyun içine metabolizma hızlandıran şeyler attım. Limon, maydanoz, ceviz, salatalık, zencefil vs. Aklınıza ne geliyorsa attım suyun içine. Ve her gün böyle değişik su karışımları hazırlayıp tükettim. Bol bol yeşil çaylar, kuru meyveler, ufak egzersizler derken sorun yaşadığım metabolizmam iyileşmeye başladı. Ve kabızlık problemim o dönem yaptığım bunca şeyin sonunda yok oldu. Üç öğün yemek yemeye ve sebze ağırlıklı beslenmeye devam ettim. Yediğim yemeğin boyutunu azalttım ve ekmek hiç tüketmedim derken bir buçuk aylık sürecin sonunda 3 kilo vermiştim. 65 kiloyla yazlığa gittim. Tabi o göbek hala yerindeydi ve götüm hala kocamandı. Çok büyük bir değişiklik olmadı fakat vücudumla ilgili bir özgüven problemi yaşamadığımdan o seksi bikinilerin içinde muhteşem bir tatil geçirdim.


Yazdan sonraki dönemi ayrılık sürecim ve psikolojik bir çöküş olarak adlandırırsam yediklerime, içtiklerime çok dikkat edemedim. Ama 65 kilonun üzerine de çıkmadım. Daha sonra bu kıştan itibaren sağlıklı yaşam felsefesini kabul ettim ve beslenme düzenimi değiştirdim. Günde iki öğün yemek yiyor ve 5'den sonra yemek yememe kuralını devam ettiriyorum. Karbonhidratı azaltabildiğim kadar azaltmaya çalışıyorum. Onun yerine sağlıklı yağlar tüketiyorum. Şuan proteinle ilgili sıkıntı çekiyorum sadece. Et ve balık ürünlerini sevmediğim için proteini baklagillerden almaya çalışıyorum. Ama ondan da fazla alamadığım için kilo verip kas yapma kısmı benim için çok başarılı gitmiyor. Olsun... 72'den itibaren vermiş olduğum kiloları herhangi bir sporla desteklemedim. Bu nedenle bu kıştan itibaren spor yapmaya da başladım. Vücudumun biraz daha şekle girmesini ve kas yapmayı istiyorum. Aynı zamanda dayanıklılığımı ve gücümü de artırmaya çalışıyorum. Bu noktada kilo vermek isteyenlere mutlaka spor yapmalarını öneriyorum. Ben çok yapmadım başlarda ama sporun oldukça büyük bir faydası var. Bunu es geçmek olmaz.


Şuanda 62 kiloyum. Yaklaşık 1.5 yıllık bir süreçte 10 kilo vermiş oldum. Bu süreci bu kadar uzatmamın sebebi sağlıklı yaşamayı alışkanlık edinmek istememden kaynaklandı. Kısa bir sürede vermiş olsaydım beslenme düzenimi devam ettiremeyebilirdim. Çünkü iradeli bir insan olduğumu söyleyemeyeceğim. Ama siz hırslı ve iradeli bir insansanız kısa sürede kilolarınızdan kurtulup yolunuza devam edebilirsiniz. Benim etrafımdan da görmüş olduğum kadarıyla kilo vermek değil o kiloyu sabit tutmak ve düzene alışmak en zoru. Hele korkunç bir yemek düzeninden sağlıklı bir düzene geçiş yapıp onu sürdürmek daha da vahim. Fakat ben bu kısmı oldukça iyi idare ettim. Şuan sağlıklı besleniyorum. Spor yapıyorum ve yoga ile ilgileniyorum. Sporun faydasına gelecek olursak inanılmaz bir incelme ve sıkılaşma sağladı. Kilo verdiğinizde elde ettiğiniz fark rakamlarla sınırlı kalıyor. Sporla birleştirdiğinizde sonucun sizi daha çok tatmin edeceğine emin olabilirsiniz.

Peki, kilo vermek isteyenler için neler öneririm?

| Sassy su gibi içmiş olduğunuz suya başka malzemeler katıp faydasını ve etkisini artırdığınız tarifleri denemenizi kesinlikle öneririm. Tabi bu tarifleri bir gün yapıp daha sonra hiçbir faydasını görmedim ben diyerek kenara atmanız doğru değil. Diyetiniz boyunca sürdürürseniz faydalarını gözlemleyebilirsiniz.

| Her sabah uyandığınızda limonlu su için mutlaka. Fazlasıyla yararlı bir şey yapmış olursunuz vücudunuza aynı zamanda aç karnına yapılan sabah sporun etkisini de artıracaktır.

| Beslenme düzenleri arasında kendinize en uygun olanını bulun. Tek doğru 3 ana öğün ve 3 ara öğün şeklinde beslenmekmiş gibi lanse edilse de farklı çeşitler mevcut. Ve bu konu hakkında detaylı bir araştırma yaptıktan sonra deneyin ve en rahat ettiğiniz seçeneği hayatınız boyunca sürdürün. Ben günde 2 öğün besleniyorum ve öğünler haricinde bir şey yemiyorum.

| Akşam öğününden yatma vaktine kadar geçen sürede zorluk yaşayanlar için şöyle bir önerim olacak. Akşam öğününüzü tok tutmayan besinlerden oluşturduğunuzda kolayca acıkıyorsunuz. En azından benim için böyleydi. Bu nedenle öğle yemeğini ya da kahvaltıyı oldukça hafif yapıp akşam yemeğini tok tutacak kadar güçlü yapıyordum. Ben 5'de yiyordum siz 6'da yemiş olun. Daha sonrasında açlıkla ilgili bir sıkıntınız olmayacaktır.

| Ara öğünlere meyve yerine sebze koyabilir ve meyveyi yalnızca kahvaltıda yiyebilirsiniz. Meyveyi öğleden sonraya sarkıtmamanızda fayda var arkadaşlar. Ara öğün için bir salatalık ya da bir havuç yemek ise oldukça sağlıklı bir alternatif. Antioksidan özelliği olan sebzeler tüketirseniz cilt problemlerinizden dahi kurtulabilirsiniz. Ben beslenme düzenimi değiştirdikten sonra sivilcelerimde gözle görünür bir azalma oldu.

| İp atlayın! İnanılmaz kalori yakan eğlenceli bir aktivite.

Benim kilo verme konusu için söyleyeceklerim bu kadar. Beslenme uzmanı olmadığım için söylediğim her şeyi kendi deneyimlerimden yola çıkarak oluşturduğumu unutmayın. Elbette okuduğum yazıların ve makalelerin de belli fikirlerimin oluşmasına katkısı oldu. Bu nedenle size de önerim mutlaka araştırın ve sağlık problemleriniz varsa doktorunuzla görüşün. Ama en önemlisi kendinizle barışın. Kızlar lütfen, biz kendimizi sevmezsek bizi başka kim sevecek?








BU YAZILARA DA BAKMALISIN!

22 yorum

  1. Tebrikleeerr!! Sadece verdiğin kilolar için değil, sağlıklı beslenmeyi rutinin haline getirme çalışmaların için de kocaman bir alkışı hak ediyorsun bence 👏👏
    Ben de günde 2 öğünü kendime uygun buluyorum. 2-3 saatte bir bir şeyler atıştırdığımda hem kendimi daha yorgun hissediyorum hem de daha çabuk acıkıyormuşum gibi geliyor.
    *İp atlamayı deneyeceğim en yakın zamanda ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürleeer! Valla kolay olmadı alkışları kabul ediyorum o yüzden :)) 2 öğün beslenmeye alıştıktan sonra ben de kendimi daha enerjik hissetmeye başladım. İp atlamak delice kalori yakıyor. Zor ama eğlenceli ve baya faydalı.

      Sil
  2. Böyle bir sürece girmiş biri olarak çok iyi geldi yazın, Doğumdan sonra 10 kilo verdim 5-6 daha giderse çok çok iyi olacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bol şanslar size de o zaman. Doğum sonrası zayıflamak biraz daha özen istiyor sanırım. Sağlıklı olmanın çocuk için de oldukça faydası var çünkü.

      Sil
  3. limonlu su mu saaol seni de kutlarııım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Limonlu su gerçekten faydalıymış. İnternetten bakabilirsiniz ne gibi etkileri olduğuna.

      Sil
  4. Ooo harikasın.bravoo valla 😀 bende 1.70 boyundayım.85 le doğum yaptım.Ve hiç bir kilo verme girisimine girmeden 60 olmuşum.Çok şasırdımya.göbek kaldı sadece biraz.Ama bol ılık su acayip işe yarıyo.Vede terle sıcak sıcak şeyler iç yazın bak gör nasıl gitcek o kilolar hoş azck kalms ama 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şu aralar kilo veremiyorum nedense. Direnç uygulamaya başladı sanırım vücudum. Dediğiniz şeyi mutlaka uygulayacağım.

      Sil
  5. Tebrikler diyorum sana :)
    Faydalı yazı için çok teşekkürleeer.
    Ve takibe alıyorum,bana da beklerim. ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim mutlaka blogunuza uğrayacağım.

      Sil
  6. Çok hoş bir yazı. Ben de 5 sene önce 18 kilo vermiştim. 1,5 sene de bazı hormonal sorunlar ile çalışma hayatımın yogunluğuyla 10 kiloyu geri aldım. :(
    İki hafta önce bel fıtığı ameliyatı oldum. Yine vermem gerekiyor. Yazdıklarında altını çizdiğin gibi ömür boyu sürdürülmesi. Kış için de özel çözüm bulmalı.
    Selamlar,bana da beklerim;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok çok geçmiş olsun. Merak etmeyin yine aynı şekilde kolayca verebilirsiniz kilonuzu. Çok mühim bir sorun değil yeter ki sağlığımız yerinde olsun.

      Sil
  7. Bir azim hikayesi olmuş. Yeni lezzetlere alışınca insan eki yiyecekleri aramaz gibi görünüyor. Ayrıca hareket de şart.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. Sağlıklı yaşamaya başladığında insan eski düzenine dönmek istemiyor. Hareket de kesinlikle hayatımı baya etkiledi. Dediğiniz gibi şart.

      Sil
  8. seni mimlediiiiim :) sondan bi önceki yazımı da oku bak faydalı bilgii :)

    YanıtlaSil
  9. Şahanesin başarına hayran kaldım:))

    YanıtlaSil
  10. Himmm...Demek kilo verdiniz.HATTA 10 KILO verdiniz.Yok be ne kiskanmasi.😞😂Banada diyet yollari gozukuyor.Durdurulmaz bir yukselisim var kilo alimi konusunda.Azminizi kutlarim..👍💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim. Kilo vermeye çalışıyorum hala ama hiç kolay bir şey değil gerçekten. Biz yemeği sevenler için hayat çok zor.

      Sil