YGS SONRASI HAYAL KIRIKLIĞI

by - 3/24/2017


Lise son sınıfta iken hayallerim, inancım ve umudum oldukça yüksek bir seviyedeydi. Kendimden emindim ve iyi bir sonuç çıkartacağımı düşünüyordum. Hatta hedefimi oldukça yüksek bir seviyeye koymuş ve ona ulaşabilmek için çalışmaya başlamıştım. Kafamda o hedefe ulaşamayacağım gibi bir düşünce yoktu. Bilemiyorum sanırım lisenin başında hepimiz biraz fazla hayalperest oluyoruz.

İşin asıl gerçek boyutuna baktığımızda imkansız diye bir şey yok fakat yapabileceklerimizi sınırlayan faktörler olduğundan belli bir kapasitemiz var. Eğer olaya zekice bir çerçeveden yaklaşmayı becerirseniz sizi sınırlayan etkenleri ortadan kaldırıp oldukça başarılı bir sonuç çıkartabilirsiniz. Ben yapamamıştım bunu. Çözemediğim problemler, anlayamadığım formüller vardı. Ve ne yaparsam yapayım bir türlü o soruları çözemiyordum. Eksik konularım çok fazlaydı. Bunun sebebi öğrenmiş olduklarımı unutmamdan kaynaklanıyordu. Konuların hepsini bitirmeye çalıştım YGS sınavına kadar. Ağustos ayından Mart ayına kadar geçen sürede yalnızca YGS konularını tamamlamak için çalıştım. Ve bu büyük bir hataydı. Sınava girdiğimde hala eksik konularım olduğunu hala yapamadığım soruların ve anlamadığım çeşitli formüllerin olduğunu biliyordum. Ve onlarla karşılaştığım an sınav anında stresim ikiye, üçe hatta beşe katlandı. Sonuç olarak rahatça yapabildiğim soruları sorunsuz bir biçimde atlatmış, yapma ihtimalim olanları stresten yapamamış zaten asla yapamayacağım sorular ise bana bakar halde kalmıştı. Benim için bu en kötü senaryoydu ve YGS'den çıktığımda planladığım en kötü senaryonun gerçekleştiğini biliyordum.

YGS sınavına kadar geçen sürede iyi bir şekilde çalıştığımı söyleyebilirim. Birçok soru çözdüm, konu özetleri çıkardım, denemeler çözdüm, kendimi planlı bir şekilde sınava hazırladım. Fakat sınavdan çıktıktan sonra gelecek sonucun ne olacağını tahmin edebiliyordum ve bu beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Harcayabileceğim bütün enerjimi buna harcamıştım ve sonuç yalnızca en kötü senaryoma yaklaşabilmişti. Peki en iyi senaryoya ne olacak?

Yaşadığım hayal kırıklığı, LYS'ye karşı içimde büyüyen stres ve umudumun tükenişi... YGS'den sonraki dönemde çalışmaya devam ettim fakat asla başlardaki verimi yakalayamadım. Almış olduğum puan ve sıralama ortadaydı. Nerede ilk 1000'lerdeki hedefim nerede benim aldığım 160.000'lerdeki sıralama... Bana mucizevi bir şey dokunmalıydı bu sonuca ulaşabilmem için. İmkansıza yakın bir hedef seçtiğimi aldığım puan sayesinde fark edince beni üzmeyecek, strese sokmayacak bir hedef seçtim. Fakat içimde hiçbir inanç ve umut kalmamıştı. Dolayısıyla gücüm de tükenmişti. Psikolojik olarak çok yorulmuştum. Antidepresanlar, çeşitli psikolojik tedaviler için aldığım ilaçlar da üzerine eklenince kendimi derin sulara atmak isteğiyle boğuşur bir hale gelmiştim. Ders çalışacak bir kafaya veya bedene sahip değildim o dönem. Ama kalan enerjimi son damlasına kadar kullanmaya devam ettim. Denemeler çözüp, konulara çalışmaya devam ettim. Fakat yeterli değildi.

Bu noktada psikolojisi sağlam arkadaşlara şunu öneriyorum asla pes etmeyin. Enerjinizi kontrol edin. Sonuç ne gelirse gelsin çalışmaya devam edin. Benim kadar kötü bir psikolojiye sahip olan arkadaşlara söyleyebilecek bir şeyim yok. O dönemde gelen anksiyete ve panik ataklarla mı uğraşmalıydım yoksa önümde duran sorularla mı bilmiyordum. Bütün gece mide bulantıları ve kramplardan uyuyamayan, sabahları yataktan kalkarken ölsem de kurtulsam cümlesini içten söyleyen fakat cesareti olmadığı için yaşamaya devam eden birine dönüşmek oldukça kötü. Öte yandan aileden gelen baskılar, yaşadığın psikolojik problemleri anlamayıp üzerine gelmeye devam eden insanlar... Kendimi bir daha öyle bir dönemde bulmak istemiyorum. Benim en kötü senemdi. Böyle bir psikolojiden kurtulmak da uzun sürüyor. Hala etkileri üzerimde ve hala kendime gelebilmiş değilim. Ama çevrenizdeki insanlar bunu anlayamıyor ve göremiyor elbette.

Önemli olan sizin sağlığınız ve psikolojiniz her şeyden önce. Eğer pes etmek istiyorsanız, kendinizi mutsuz hissediyorsanız bırakın. Başka bir zaman yeniden başlarsınız. Hayallerinizi, isteklerinizi gerçekleştirmeniz yalnızca bu sınava bağlı değil. Sadece en kolay yolu bu sayılır. Bu nedenle ailelere, öğrencilere ve öğretmenlere öncelikle insanın psikolojisine önem verin demek istiyorum. Birilerini zorlamanın, onları korkutmanın ya da baskı yaratmanın hiçbir manası yok. Şunda iş yok, bunu seçme diye anlamsız uyarılar yaparak koltuğundan ahkam kesen insanlara ise sen neyi başardın demek lazım. Belli ki hayallerini parayı düşünerek es geçmişsin. Bu dönemde etrafınızda bu tarz bir sürü insan ve çeşitli psikolojik şiddet var. Bunları umursamayıp yolunuza devam edebilirseniz çok daha iyi sonuçlar elde edeceksiniz. Bırakın hocalarınızı, ailenizi, yakınlarınızı ve arkadaşlarınızı. İnsanlar konuşur. Önemli olan içinizdeki sesin konuşması. Tercih yaparken, sınava hazırlanırken, test çözerken yalnızca içinizdeki sesi duyun. İnanın bana bu size yeterli enerjiyi ve gücü verecektir. Eğer karşılaştırma yapmayı, plan yapmayı, şu kadar net şu kadar puan gibi düşünmeyi bırakıp sürekli soru çözerseniz ve kendinizi geliştirirseniz daha iyi hissedeceksiniz. Aynı zamanda daha iyi sonuçlar alacaksınız. Yapabildiğinizi yapın ve gerisini siktir edin. Çünkü geriye baktığımda yaşadığım stresin, endişenin çok gereksiz olduğunu görüyorum. O zamanki Eda'nın yanına gidip bir şeyler söyleyecek olsaydım siktir et derdim.

Bu dönemden geçen ve benimle benzer olayları yaşayan arkadaşlarıma sakin olmalarını öneriyorum öncelikle. Sürekli çevremizden bizi strese sokacak uyarılar ve cümleler geliyor ya onları yok edin. Duymayın! Bana sürekli bu sınavın hayatımın en önemli engeli olduğu söylendi. Eğer bu sınavda başarılı olamazsam benden bir şey olmazmış. Kendi hayatımı sırf bir soru daha çözmedim diye mahvedebilirmişim. Bu tarz felakete yönelik söylemlerin ne kadar anlamsız ve saçma olduğunu o dönemi geçtikten sonra anlıyorsunuz. Ben size asıl mahvoluşun nasıl gerçekleşeceğini söyleyeyim mi? İstemediğiniz bir hayatı yaşamakla... Bunu sakın unutmayın ve stresten ölecekseniz de istediğiniz hayatı yaşamak için ölün. Önemli olan tek şey bu. Çalışırken, sınavın sorumluluğu altında ezilirken istediğiniz yaşamı gözlerinizin önüne getirin ve buna ulaşmak için yapmanız gerekenleri yapın. Bir başkası sizi motive edemez yaşadığınız hayal kırıklığından çıkmanız için. Eğer umutla doldurmak istiyorsanız ruhunuzu bunu ancak siz yapabilirsiniz. Ve ilk adım ne istediğinizi bulmak. Size bu konuda bol şans diliyorum ve kolay bir şekilde bu dönemi atlatmanızı diliyorum. Umarım her şey istediğiniz gibi olur.


BUNLARA DA BAKMALISIN!

2 yorum

  1. ne güzelde anlatmışsın ygs sürecini. bol stres ve kahveli bir dönem maalesef. ülkenin eğitim sisteminde olan bazı hatalar yüzünden bu haldeyiz denebilir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın, keşke daha iyi bir eğitim sistemi olsaydı.

      Sil