THE AFFAIR


Sevdiğim fakat bir türlü sonunu getiremediğim dizi olan The Affair ile karşınızdayım. Bıktım polisiyeden, fantastik dizilerden ben aşk istiyorum, tutku, şehvet istiyorum diyorsanız ilişkilere bambaşka bir açıdan yaklaşan dizimize merhaba diyin. Bir aldatılma, aldatma hikayesinden yola çıkarak yasak aşk temasında ilerleyip dallanıp budaklanan ve değişik noktalara uzanan hikayesiyle dizimiz oldukça güzel ve heyecanlı. Long Island'daki Montauk adlı sahil kasabasında olayların yeşerdiği hikayemize kısaca göz atalım.

Güzel bir eşe ve çocuklara sahip olan Noah, bir yaz günü tüm stresten uzaklaşmak adına ailesini alıp Montauk'a, küçük bir tatil kasabasına, gidiyor. Adamımız yazar ve para konusunda belli sıkıntılar çeken bir baba. Maddi kısımdan karısı ve karısının ailesi sorumlu. İçgüveysi gelmiş yani. Öyle mi deniyordu erkekler kadınların ailesiyle yaşadığında? Neyse öyle bir şey işte. Bundan dolayı içinde kendini kanıtlayamamasından dolayı oluşan bir eziklik mevcut. Oysa geçmişi oldukça başarılı fakat yazarlık konusunda nedense tıkanmış. Çıkarttığı kitaplarda yeterli ivmeyi alamamasından dolayı başarısız bir yazar, işe yaramayan adam olarak baskı görüyor çevresinden. Ee aile babası da olmak kolay değil, o eve ekmek getiremedikten sonra seni ezerler de ezerler.
 Bu hor görülen karakterimizin hayatı, karısını ve çoluğunu çocuğunu toplayıp geldiği kasabadaki restoranda değişiyor. Bu restoranda karşılaşmış olduğu etrafına buram buram seksi bir enerji yayan garson tarafından adeta büyüleniyor. Küçük bir kasaba olduğu için ilerleyen günlerde de sürekli karşılaşmış olduğu bu kadına hemen kendini kaptırıyor. Aman benim çocuğum var, karım var. Aman ilişkime sadık kalayım, çocuklarımın karşısına yüz karası olmadan çıkayım diye düşünmeden kadının kollarına atlıyor. Küçük bir aldatma girişimi yasak aşka dönüşüyor.


Diğer yandan Noah'ın vurulduğu garson kızımızın hayatına bakalım. Allison adlı kızımız ise o kasabada yaşayan sıradan bir kadın aslında. Montauk'ta yıllardır yaşayan bir ailenin gelini. Kendi çaplarında ilerleyen aile şirketinde çalışan kocasıyla mutlu mesut bir yaşam sürüyormuş. Ta ki küçük çocuklarını kaybedene kadar. Trajik bir kaza sonucu hayatını kaybeden oğlunun acısıyla içten içe yanan bir anne Allison. Bu nedenle derin bir bunalımın içinde ve psikolojik rahatsızlıkları var. İnsanlarla olan iletişimini kesip kendisini, acısını ifade etmeyi bırakmış. Kocasından da bu kasabadan da kurtulmak isteği ile boğuşur bir hale geliyor sonunda. Fakat bunu yapabilecek güce sahip olmadığı için kendini herkesten soyutlamayı seçiyor. O gün çalıştığı restoranda karşılaştığı adamla arasında geçen enerjiden dolayı Allison aradığı kurtuluşu bulmuş oluyor bir bakıma. Üzerindeki sorumluluklardan ve acılardan kaçmak için bu adamla zaman geçirmeye başlıyor. Ve kocasını, kocasının yüzüne baktığında gördüğü ölen oğlunu bir kenara itip acılarının olmadığı yeni bir sayfa açıyor. Tanıştığı bu adamla bilmediği sularda yüzmeye başlıyor.


Dizimiz bu noktadan sonra Noah ile Allison'un arasındaki ilişkiye yoğunlaşıp aldatılan karakterlerin durumlarına odaklanıyor. Yıkılan evlilikleri inceliyor ve aşkı tanımlıyor kendince. Allison ve Noah eşlerinden boşanıp birlikte yeni bir hayat inşa etmeye çalışıyorlar. Fakat bunun zorluğunu izleyerek bir kez daha görüyoruz. Özellikle çocukları olan bir ailenin böyle bir durumda yaşadıkları psikolojik olayların ne tür sonuçlar doğurduğuna tanık oluyoruz. Bu nedenle diziyi çok beğendim. Tamamen gerçek hayattaki unsurları ve detayları barındırıyor içinde. Önce kocaman bir aşkı buldular o yüzden aldattılar sanıyoruz fakat ilerleyen bölümlerde bunun yalnızca yeni bir heyecandan, yeni bir tutkudan ibaret olduğunun farkına varıyoruz. Ve yalnızca bu tutkuya dayanarak kurulan bir ilişkinin asla önceki evlilikleri kadar kuvvetli ve güçlü olamayacağını görüyoruz. Gerçek hayatta da böyle değil mi zaten? Severek evlendiğiniz eşinizin, ailesinin çıkardığı problemlerin ve yıllar geçtikten sonra çocukların, paranın, ailenin sorumluluğu altında ezilmeye başladığınızda bir kaçış aramaya başlıyorsunuz. Bu bir kadın olabilir ya da başka bir uğraş. Yeni bir kadınla yaşanan yeni duygular ve heyecanlar sizi bir süreliğine cennete düşmüş hissi verse de kurulan yeni ilişkinin gerçeklerine odaklandığınızda aynı sorumlulukların sizi yine bulduğunu fark ediyorsunuz. Fakat bu sefer sorumluluklarla ilgilenmek eskisinden daha zor geliyor çünkü karşınızdaki kadına karşı beslediğiniz hislerin hepsi yüzeysel. Eski eşinize duyduğunuz sadakat, sevgi, verdiğiniz değer ve yıllar eskitilerek kurulan ilişki daha farklı ve daha özeldi. Daha derin bir etkiye sahipti, asla geçmeyen bir etki. Kurulan yeni ilişkideki hislerin yüzeyselliği sizdeki etkinin geçici olmasına neden oluyor. Öteki tarafta asla etkisini üzerinden atamadığınız bir kadın, çocuklarınızın annesi dururken diğer yanda tutkularınızla pekiştirdiğiniz bir kadın duruyor. Hangisi üzerine bir gelecek inşa edip etmeyeceğiniz elbette sizin vereceğiniz bir karar. Dizide verilen bu kararların ve yapılan seçimlerin sanıldığı kadar kolay olmadığı gösteriliyor hepimize. Kadın için de erkek için de...


Dizinin kurgusu ilk sezonlarda ilişkiler üzerine analiz yapıyor. Diğer dizilerde görmeye alışık olmadığımız bir teknik görüyoruz. Aynı sahne hem Noah'ın gözünden hem de Allison'un gözünden anlatılıyor. Bu noktada arada bazı farklar ortaya çıkıyor. Erkeğin neye dikkat ettiği ve ne gördüğünün kadınlardan farklı olması iki kişinin de ilişkilerde çok farklı noktalarda olduğunu kanıtlıyor. Bu teknik benim çok hoşuma gitmişti. Özellikle oyuncuların performansını da güzel buldum. Beni etkileyen bir performansla karşılaşmadım fakat çok rahatsız olduğumu da söyleyemeyeceğim. Sadece Allison karakterinin acıları ve yaşamış olduğu buhranın daha net ve daha iyi anlatılması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda hem yönetmenin hem de oyuncunun hatası var. Dizinin teknik özelliklerine bakacak olursak, 3 sezon tamamlamış. 4. sezonu için de onay almış. Her sezon 10 bölümden oluşuyor. Ve genel olarak bölümler 45 dakika uzunluğunda. Çok uzun bir dizi değil kesinlikle. Fakat bir noktadan sonra senaristlerin tıkanıklık yaşadığını düşünüyorum. İlk sezonun çok keyifli olmasına rağmen ilerleyen sezonlarda amacından sapıp olayları başka bir şeye döndürmeye başladılar. Bu beni biraz rahatsız etti. Dolayısıyla yarıda bıraktım ama ara ara dönüp bakıyorum. Siz izlerken ne düşünürsünüz bu konuda bilemiyorum tabi. Ama genel itibariyle hoş bir dizi olduğunu düşünüyorum. Boş zamanlarınızda izleyebilirsiniz. Ve umarım beğenirsiniz. İyi seyirler.


2 yorum

  1. çok güzelmiş konusu hımmm izlenir evet yazayım listeye bi bakayım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Klasik bir konu aslında yaşamımızda denk geliyoruz böyle şeylere fakat işlenişi ilginç ve güzel. Tavsiye ederim.

      Sil