ALDATILMIŞIM AMA ALDATILMAMIŞIM!


Benim kadar muhteşem bir insanın nasıl çileli bir başı olur ya? Ne bahtsız bir kaderim varmış? Tamam ben de az değildim, piçlikler yaptım. Karma olarak adlandıracaksak hak etmişimdir yaptıklarımı. Fakat kimsenin iyiliğinden yararlanacak hareketlerde bulunmadım. Sadece var olan kötülüklerini yüzlerine vurdum. Ama gel gör ki şu muhteşem varlık bile aldatılıyor? Daha sonra aldatılmadığı ortaya çıkıyor ve karşısındaki insanın sırf eziklikten bu yalanı uydurduğunu öğreniyor. İş mi bu şimdi? Benim gibi mükemmel bir insan böyle saçmalıklarla uğraşmamalı. Ama yaşamış oldu bir kere. Gelin ayrıntıları beraber konuşalım.

Yaşamış olduğum korkunç ilişkinin üzerinden 6 ay geçti sanırım. Ne zaman bitti ne zaman başladı şuan hatırlamıyorum bile. Kafam olanlardan ötürü baya yandı. Neyse ilişkinin detaylarına girmeye gerek yok. Zaten ortada ilişki denilecek bir şey de yoktu. Fakat bu münasebet bana göre baya bir uzun sürdü. Fakat biz olayın trajikomik kısmıyla ilgileneceğiz bugün.

Klasik bir sevgili ilişkisi gibi zaman geçip gidiyordu o şahısla. Fakat ben bu ilişkinin başlarında sevdiğim için değil sırf bir şeyler yaşamış olmak için bulunuyordum. Doğru bir hareket mi? Hayır. Karşı tarafta muhtemelen böyle düşünüyordu. Bu nedenle daha çok beraber eğlenebileceğimiz şeyler üzerinde kafa yoruyorduk. Ciddi olaylar, kıskanmalar, çeşitli kavgalardan uzaktık. Zaten bu tarz şeyleri kaldırabilecek bir insan da değilim. Hayat görüşüme ters. Öte yandan ben başkalarıyla da konuşmaya devam ediyordum. Çünkü üniversitenin ilk senesi ve bir sürü insanla tanışıyordum. O insanlarla muhabbet ediyordum, internetten tanıştığım kişilerle konuşuyordum. Bana sürekli cinsel imalarda bulunan ve yarı çıplak fotoğraf atan kişilerin bir kısmını sözde sevgilime de gösteriyordum. Çünkü komikti bence. Gidin fahişelere yarı çıplak foto atın arkadaşlar. Belki indirim falan alırsınız hem tecrübesi de çok onların. Neyse böyle rahat bir şekilde ilerliyordu her şey. Ben yapmak istediklerime odaklanmıştım tamamen. Karşımdaki insanla duygusal bir alışveriş içinde olmayı planlamıyordum. Böyle düşünmemin en büyük sebebi de karşımdaki insanın ilk günden bana beylik laflar etmesiydi. İnanılmaz uzun edebiyat yapmalar, büyük sözler etmeler, sanki ilk görüşte aşık olmuş gibi davranmalar bana bir tiksinme getirdi. Dedim ki tamam, bu iş ciddi değil. Çünkü her şeyin bir yeri ve zamanı vardır. Siz bir insana ilk günden böyle laflar edebiliyorsanız samimi değilsiniz demektir. O lafları karşınızdaki insanla bir süre geçirdikten sonra gözlerinin içine bakıp söylemek var, bir de uzun paragraflar halinde ilk günden mesaj atmak var.


Ben genel olarak karşımdaki kişinin nasıl biri olduğuna dair bir fikir edinince onun gibi ciddiyetsiz bir şekilde ilişkiyi sürdürmeye devam ettim. Eğleniyorduk, gülüyorduk hiçbir problem yoktu. Zamanla işler ciddileşti. Nasıl oldu bende bilmiyorum. İşin içine seni seviyorumlar, sana güveniyorumlar falan girdi. Rezillik! Kendimi bir noktada onunla ciddi bir şeyler yaşamak için zorladım. Çünkü daha önce hiç ciddi bir ilişkim olmamıştı. Doğru bir hareket miydi? İki kere hayır! Bunun verdiği merakla dedim ki tamam bir de işin ciddi boyutuna bakalım. Kıskanmalar, tripler, sevgililiğe dair klişe şeylerin içinde boğulmaya başladım. Fakat zaman ilerledikçe tuhaf bir şekilde gerçekten onu sevmeye başladım. Ya da alışmaya bilemiyorum. Ama bana oldukça ters bir karakterdi. İstediğim kişi değildi. Onunla bir ilişki yaşamak karakterimizin ve düşüncelerimizin farklılığından dolayı çok zordu. Bu nedenle ben sürekli ayrılıyordum fakat ayrılınca kendimi bomboş hissediyordum. Sanki onun yanımda olması gerekiyormuş gibi. Ne kadar bana ve hayatıma uymayan bir insan olsa da yanımda olmalıymış gibi bir his içimde büyüdükçe kendimi kötü hissediyordum. Bu zamanlarda gerçekten onu sevdiğimi ve onunla beraber olmayı istediğimi anladım.

İlerleyen zamanlarda bir aldatılma mevzusu ile karşı karşıya kaldım. Tam olarak bu konu nasıl ortaya çıktı hatırlamıyorum ama bana her şeyi anlattı. Kızı gösterdi, kızın fotoğraflarını attı, kızla olan mesajlaşmaları attı falan. Beni o noktada sinirlendiren iki şey vardı. Birincisi o kıza karşı bir şeyler hissettiğini söyleyip onunla vakit geçirdiği gerçeği ve tüm bunları benden saklayıp bana milyon tane yalan söylemesi, ikincisi ise yüzsüzce bana kızın ne kadar güzel olduğunu, kızla yaşadıklarını anlatması. Benim de bir kadınlık gururum var, onu da geç insanım. Bir insanı göstere göstere üzmeye çalışmak ve bunu rahatça yapmak şerefsizliktir. Beni en çok sinir eden buydu ve her şeyi orada noktaladım.

Bunun üzerinden zaman geçti bir sürü olaylar yaşandı derken yeniden bir ilişkiye başlandı. Yarı intikam alma hevesi yarı hırs ile kendimi bu ilişkinin içine yeniden dahil ettim. Mantığımın bir yanı yaşamış olduğum bu olayları kabul etmiyordu. Çünkü ortada birbirini tamamlamayan parçalar vardı. Bu yüzden bir sürü soru sordum, imalarda bulundum. Eğer yalansa bu anlattıkların bana söyle hani kabul edip yoluma devam edeceğim gibi imalarda bulundum. Ama hayır, kızla bir ilişkisi olduğunun altını bin kere çizdi. Bende kabul ettim artık böyle bir şey yaşanmış demek ki diyerek. Bu olayların üzerinden aylar geçti ama ben bu durumdan çok etkilendiğim için güven problemi yaşıyordum. Ciddi bir ilişki nasıl yaşanıyorsa onu yaşamaya çalışırken sürekli aklıma yaşadığım şeyler geliyordu. Ne kadar bu konularda rahat olsam da üzülmüştüm. Duygularım incinmişti, güvenim sarsılmıştı. Karşımdaki insanın düşndüğüm gibi çıkmaması beni hayal kırıklığına uğratmıştı. Çünkü ben insanları çok iyi tanırım. Tüm bu olaylar yaşanırken takındığı o tavrı, yaptığı şeyden gurur duyuyormuş gibi göğsünü kabartması da cabası. Bunlar beni çok etkiledi. Ve hala kafamı karıştıran bazı noktalar vardı.  Ben de birgün seni bu kızla aldattım dediği o kıza yazdım. Böyle bir şeyi hayatta yapmazdım. Çünkü dışarıdan çok egoist gibi gözükmesem de inanılmaz bir egom vardır. Kendi karakterimi zayıf gösterecek, benim duruşumu bozacak bir şey asla yapmam. Ama gittim beni aldattığı kıza her şeyi sordum. O an bu eylemi gerçekleştirmek çok zordu. Ne demek benim varlığımdan haberdar olan o kıza gidip benim sevgilimi elimden mi aldın diye sormak? Ayrıca kız fiziksel açıdan güzel olabilir fakat benim yanımda 5 cmlik seks hayatı kadar utanç veren bir gerçek olarak kalıyor. Bunu kabul edelim. Karakter gerçekten önemli bir şey arkadaşlar. Neyse ben her şeyi ezdim, yok saydım ve gittim kıza yazdım. Bu şahısı tanıyor musun? Aranızda bir şeyler geçti mi? Peki, kız sorduğum soruya ne cevap verdi dersiniz... Önce çocuğu hatırlamadı. Kıza fotoğraf attım tepkisi,  hee bu mu?, oldu. Ardından bana gerçekleri anlattı. Nasıl acınacak bir hale gelmişsem artık kız bana bu çocukla çıkma dedi. Bir şuna bak bir de sana bak ne yapıyorsun falan diye tepki verdi resmen. Artık çocukla gerçekten bir ilişkileri vardı da bu yüzden mi böyle söyledi ya da gerçekten çocuğu ezdi mi bilemiyorum. Umursamıyorum açıkçası.


Kızın anlattıkları ne kadar doğru hala bilmiyorum ama güvenmeyi tercih ettim o noktada. Onun anlatıklarına göre sözde sevgilim dediğim kişi bir konser sırasında kızın yanına gitmiş ve ona hoşlandığını itiraf etmiş. Kız da sevgilisi olduğunu söyleyerek geri çevirmiş. Aralarında geçen tek şey buymuş. Ben ona sizin bir ilişkiniz varmış bana öyle anlattı dediğimde o da çok şaşırmış gibiydi. Bilemiyorum artık. Kızın söylediklerini doğru olarak kabul ettim. O konser zamanında biz ayrıydık sanırım. Birlikte olsak bile çok bir şey değişmiyor gerçi. Ama teknik olarak bakıldığında aldatma diye bir şey ortada yok. Ama duygusal aldatma mevcut. Eyleme geçmeye çalışmış fakat ezikliğinden kız ona bakmamış bile. Bu yüzden aldatma girişimi başarısız olmuş. Aldatmamış olsa dahi oh diyerek ilişkime devam mı edecektim? Bunca yalandan, amaçsız bir biçimde kolayca benim duygularımı incitmesinden sonra hem de... Böyle bir konu hakkında insan nasıl yalan söyleyebilir? Hala anlayamıyorum. Bilerek ve isteyerek karşıdaki insanın canını yakmaya çalışmak nasıl bir ruh hali? Hangi kafanın ürünü? Bu kadar mı bencilleşti herkes? Bu kadar mı kötüsünüz?

Ayrıldıktan sonra başlarda çok üzülmüştüm çok takmıştım. Yaptığım çoğu şeyden, harcadığım zamanımdan dolayı pişman olmuştum. Böyle bir insanla birlikte olduğum için... Ama yaşadıklarımı iyisiyle kötüsüyle kabul ettim. Bu da benim için bir anı oldu. Birçok şey deneyimledim. Geriye baktığımda güzel hiçbir şey göremiyorum. Keşke bunlar yaşanmasaydı ve edepli bir biçimde bitseydi. Fakat olana çare yok artık. Öğrendiklerim sayesinde hayatıma alacağım kişilere iki kat daha dikkat ediyorum. Gerçekten sevdiğim bir kişiyle bir şeyler yaşamam gerektiğini düşünüyorum şu saatten sonra. Birisiyle kendini zorla oldurmaya çalışınca böyle şeyler oluyormuş demek ki. Artık gülerek anlatıyorum bu hikayeyi. Üzüldüğüm tek nokta o zamanlarda o kişiye duyduğum değerin ve sevginin yok olması. Keşke ismini duyduğumda içimde ona karşı bir değer ve sevgi oluşsaydı. Ama şuan hiçbir şey hissetmiyorum. Nefret etmiyorum, kızmıyorum... Hiçbir şey. Ve beni üzen bu. Oysa o zamanlar ne kadar yoğundu duygularım. Bütün bunlar olmasaydı, yaşanmasaydı belki nice güzel anılar biriktirecektik. Ama bu tarz hataların geri dönüşü olmuyor.


Başkalarına verebileceğim tek tavsiye böyle büyük hatalar yapmayın. Geri dönüşü olmayan sözlerde, davranışlarda bulunmayın. Çünkü yaşadıklarınızın ve hissettiklerinizin bir hiçe dönüşmesi çok kötü. Düzgün bir biçimde sonlanan ilişkileri hala sevgiyle, iyi düşüncelerle hatırlamak önemli. İnanın bana yaşadığınız şeyleri hatırlayınca midenizin bulanması çok daha iğrenç bir duygu. Benim yaşadığım şey şuan bu. Her hatırlayışımda tiksiniyorum. Böyle bir duruma düşmeyin sakın.
 Bu tarz bir ayrılık sürecinde olan arkadaşlara ise şunu söyleyebilirim... Daha iyi biri mutlaka çıkıyor karşınıza korkmayın. Tüm o güvensizliğinizi, hüznünüzü, yaşadıklarınızın ağırlığını alıyor üzerinizden. Ve siliyor geçmişinizi. Hiç merak etmeyin, üzülmeyin. Ablanıza güvenin. Tecrübeyle sabit.

Umarım bu yazı faydalı olmuştur. İlişkilerinize özen göstermeyi unutmayın. Çok öpüyorum. Bir sonraki fail ilişkimi anlattığım yazımda görüşürüz.






10 yorum

  1. Özel ilişkilerini incinmeden layıkıyla yaşaman dileklerimi iletiyor ve diyorum ki , olsun biz bu bloğun yazarı kıvırcık cadıyı hesapsız kitapsız seviyoruz.
    Dur ergen gibi yazayım : seviyosss
    Olmadı bi dakka ; efsane seviyosss
    Daha iyisini yapabilirim : dev sevdik !
    Neyse ben kahve almaya gideyim en iyisi :) (Morarmış halde uzaklaşır)
    ....
    SAHNE SONU

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahhha çok teşekkür ederiiim. Ben de gidip bir kahve içeyim bu yazının üstüne bence.

      Sil
  2. Aslında yaşadıklarımızla hayatı öğrendiğimiz gibi ilişkileri de öğreniyoruz. Kendimizi de tanıyoruz bu sayede. Daha sonraki ilişkilere de ne istediğimizi bilerek ve kendimizi tanıyarak başlıyoruz. Geçmiş dönemdeki hissettiklerimizden iğrenecek bir şey yok. Hepsi bize dair:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız. Bütün yaşadıklarımız, hissettiklerimiz, pişmanlıklarımız bizden bir parça. Onlardan nefret etmemek gerek. Bir deneyimmiş benim için diyerek yola devam etmeye çalışıyorum ben de.

      Sil
  3. aman neyse unut gitsin yaaa boşver düşünme artıkın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düşünmüyorum zaten çoktan geçti bitti benim için. Hem bloga malzeme çıkmış oldu bir nevi iyi ki yaşamışım diyorum şuan :))

      Sil
  4. bu yazın da çok iyiydi ki, bence sosyal de yaz böyle kişisel de, kızsal da, kültür sanat daaaa, hepsisini yaz işteeee :) düşüncelerin etkileyici senin ve kişisel yazıların da çok keyifliii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahaha her şey hakkında yazacağım tamam. Kendimi tek bir konuya veya kategoriye hapsetmeyeceğim.

      Sil
  5. Bana kızabilirsiniz, bu kadar özelini Internette paylaşmanızı önermem. İleride -oldukça gençsiniz- internete yazdığınız konular yüzünden işverenlerle ya da ortaklarınızla problem yaşayabilirsiniz.
    Gençler olarak birbirinizi tanıyacaksınız. Lütfen kendinizi incitmemeye çalışın. Bir anne olarak dileğim budur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Art niyetli bir uyarı değil yaptığınız bu nedenle kızmadım elbette ne haddime. Haklı olduğunuz taraflarınız var fakat ben yazdıklarımın dediğiniz noktalara ulaşabileceğini düşünmüyorum. Çünkü oldukça doğal bir şeyden bahsediyorum aslında. İlişkiler, yaşadığımız olaylar... Bunlar oldukça doğal ve herkesin yaşadığı şeyler işverenim ya da başkasının bunu okuduktan sonra benim hakkımda kötü düşüneceğini sanmıyorum. Ama uyarınızı aklımda tutacağım.

      Sil