VICKY CRISTINA BARCELONA

by - 2/16/2017

Vizyondaki ve günümüzdeki filmleri bir kenara bırakıp biraz geçmişe bakalım. Sinema çok zengin bir alan ve sadece yenilerle yetinmeye çalışmak bizi aç bırakır. Bu nedenle geçmişten günümüze kadar gelen zaman aralığında ortaya çıkmış eserlere ara ara göz gezdirmek gerekiyor. Bu nedenle bugün Woody Allen'in 2009'da yayınlanmış olan Vicky Cristina Barcelona filminden konuşacağız. Allen benim sevdiğim yönetmenlerden biridir. Zaten çoğu kişi ismini duymuştur ve çoğu kişi de sever. Fakat bir türlü filmlerinden tam bir zevkle kalkmazlar. Bunun arkasında Allen'in kalemi vardır aslında. Kalemle ifade edilmeye çalışılan, üstü kapalı anlatılan tüm duygu ve düşünceler sinemaya aktarıldığında bazı şeyler yarım kalabiliyor ya da açık bir şekilde yansıtılmadığı için anlaşılmıyor. Sanırım bunun en en büyük ceremesini çeken yönetmenlerden biri. Kimse filmin hikayesini, sonunu ve başını algılayamıyor. Neden sonuç arasında kesin bir çizgi çizemiyor. Zaten Allen kesin bir çizgiyle anlatmayı tercih etmediği için bu kadar başarılı. Benim tavsiyem farklı bakış açılarıyla izleyip, yorumlamak. Tabi Woody Allen hakkında kısa bir araştırma yapmak da filmleri anlamayı kolaylaştıracaktır.


Biz asıl filmimize dönecek olursak konu tahmin ettiğiniz üzere ilişkiler hakkında. Aşka yoğunlaşan ve aşkın tanımını yapmaya çalışan bir film olduğunu söyleyebiliriz ilk bakışta. Konuyu kısaca özetlemek gerekirse; Vicky ve Cristina Barcelona'ya tatile geliyorlar. Şehri geziyorlar ve o şehrin çekimleri muhteşem olmuş. Kendimi o sokaklarda yürürken hayal edebiliyordum. Barcelona tutkulu bir şehir, hırçın... Allen bu hissi çekim teknikleri ile çok güzel yansıtmış. Güneş ışığı, renk ayarlamaları, bazı kaos sahneler ( renk ve görüntü olarak kaos) filmin konusuyla paralel gidiyor. Zaten Allen filmi dediğimizde aklımıza bunlar geliyor. Konuyla bütünlük sağlayan çekimler ve arka plan... Biz görüntülerin güzelliğiyle sarhoş olurken olaylar ilerliyor ve resim sergisinde bir adamla tanışan bu iki kızımız aynı adama aşık oluyorlar. Birbirinden farklı özelliklere sahip iki kadının adamla olan ilişkileri aşk üzerine ışık tutuyor. Aşk nedir? Kime niye aşık oluruz? O adamı Vicki'ye çeken veya Cristina'ya çeken ne oldu? Birisi duygusal, diğeri daha heyecanlı ve tutkulu... Aradığımız şey tutku mu yoksa duygusallık mı yoksa bambaşka bir şey mi? İşler karışmaya başlarken karşımıza o bambaşka şey çıkıyor. Gizemli adamımızın eski eşi. Oldukça fırtınalı bir ilişki yaşadığı eşi aniden ortaya çıktığında her şey tepetaklak oluyor. Bu kadında duygusallık da var, tutku da... Peki bu kadında istediği her şey olmasına rağmen neden ayrıldı? Bize sorular yönelten ve bu soruların cevabını ilginç bir şekilde veren film aşka bakış açımızı değiştiriyor biraz. Bu nedenle benim için izlemesi çok keyifliydi.


Bu filmde ilişkilere farklı bir şekilde yaklaşan Allen beni tatmin etti. Konuyu ve işleniş şeklini çok beğendim. Ayrıca oyuncular... Penelope Cruz inanılmaz bir kadın! Çok güzel bir performans sergilemiş bu filmde. Diğer oyuncular da çok başarılıydı. Ben genel olarak beğendim. İzlerken büyük bir keyif aldım. Tavsiye ediyorum. Woody Allen'in bütün filmlerini izlemeye çalışın bence. Onun ilişkilere bakış açısı ve filmi işleyiş tarzı benim çok hoşuma gidiyor. Klasik Hollywood dokunuşların altında biraz harcanıyor bazen ama bize mi düşmüş koskoca adamı kötülemek canım.
Umarım beğenirsiniz siz de benim gibi.



BU YAZILARA DA BAKMALISIN!

6 yorum

  1. Bu filmi çok eskiden izlemiştim. Ayrıntıları çok hatırlamıyorum ama beğenmiştim. İspanya'nın sıcak havasının yansıdğı filmi sevmesem olmazdı. <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de uzun zaman önce izlemiştim sonra tekrardan göz gezdirdim ve yazmak istedim. İspanya mutlaka gidip görülmeli, bambaşka bir havası var.

      Sil
  2. izlemedim galiba bu filmi.....internetten bakacağım hemen...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşunuza gidebilir belki, izleyin.

      Sil