ALLAH'A NEDEN İNANMIYORUM? | DENEME


İlkokuldayken din öğretmenim sormuştu bu soruyu bana.
"Allah'a neden inanmıyorsun?"
 Cevap verememiştim. Hala da veremiyorum. Her gece büyük bir umutsuzlukla girdiğim o yataktan hiç çıkmamak için yalvardığım dedeme ne zaman inanmayı bırakmıştım? Emin değildim. Tek hatırladığım göz yaşlarıyla ıslattığım yastığım ve camı olmayan odamın karanlığına gömülen hayal kırıklığımdı.
Çocukken Allah'ın her şeyi yaratan yaşlı bir dede olduğu söylenmişti bana. Büyük bir gürültüyle duvara çarpan bardakların ve yere düşen eşyaların yarattığı merakla dedemin yanına gittiğim o gün Allah'tan korkmuştum biraz. Balkonda yerde yatan babaannemi gördüğümde olayı anlayamamış dedemin beni kucağına alıp balkonun camında tuttuğunda ise korkuyla bağırmıştım.
" Anne!"
 Beni camdan atmak istediğini düşünmüştüm o gün. Ne yapmaya çalıştığına dair şuan bile bir fikrim yoktu. Tek hatırladığım babaannemin yerden kalkmaya çalışıp haykırması ve benim korkuyla çırpınışlarımdı. Yüksekten ve Allah dededen ilk o gün korkmaya başlamıştım.
Allah kötü ve sevmediği çocuklara korkunç bir hayat yaşatıyormuş. Parkta oyun oynarken tanıştığım çocuk öyle söylemişti. O bunu söyleyince çok sevinmiştim, ben kötü bir çocuk değildim. Fakat sonra yüzüm düşmüştü. Peki neden bana kötü bir hayat yaşatıyordu? O gün parktan döndüğümde kıyafetlerim kirlendiği için dayak yedim. Odama üstümü değiştirmek için girdiğimde ise tavana bakarak ona seslendim.
" Ben kötü bir çocuk muyum dede?"


Ertesi sabah yatağımdan hızla fırladım ayıcıklarımı kontrol ettim. Acaba onlara kötü mü davranmıştım? Sonra salona, koltuklara döndüm. Çok sert mi davrandım koltuklara? Üzerinde çok zıpladım galiba. Daha sonra elimin değdiği bütün eşyalara yeniden dokundum ve özür diledim. Onlara daha nazik ve daha iyi davranacağıma söz vermiştim. Fakat o gün kapşonlu kazağımın şapkasından tutarak beni ayağa kaldırmaya çalışan ve bana bağıran annemin yüzüne baktığımda neyi yanlış yaptığımı anlayamamıştım. Yavaşça odama girdim ve boğazımdaki ize baktım. Çok sert çekmişti şapkadan. Nefes almakta zorlanıyor, yutkunamıyordum. Yatağa girdiğimde her gece yaptığım gibi dua ettim. Önce ayıcıklarımın mutlu olması için dua ettim dedeme. Sonra ise beni yarın uyandırmaması için. Ölümün ne demek olduğunu bile tam olarak bilmediğim o yaşlarda ölmek istedim. Bunu nasıl yapacağımı bilmiyordum, o yüzden Allah'a seslendim. Yalvardım. Artık bu hayatı yaşamak istemiyordum. Yere yemek döktüğüm için dayak yemek istemiyordum. Ne yaptığımı bile anlamadığım zamanlarda yüzüme çarpan tokattan yorulmuştum. Okulu seviyordum, arkadaşlarımı seviyordum. Bu evden ve hayattan kurtarıyordu beni fakat artık o da yetmiyordu. Uzun bir süre her gece aynı şekilde dua ettim Allah'a. Fakat sürekli yeni bir sabaha uyanmaya devam ettim.
İlkokuldaki din öğretmenim neden inanmıyorsun diye sorduğunda çünkü beni duymadı demek istemiştim. Çünkü beni öldürmedi. Çünkü bana bunları yaşatmaya devam etti. Çünkü bana yardım etmedi. Ve ben yaşadığım acıların içinde kayboldum. Ama diyemedim. Neden inanmıyorsun sorusuna cevap veremedim. Ve ne zaman sorulsa boş gözlerle bakıp geçmişi hatırlamaya devam ettim. En çok da yalvardığım gecelere ve beni dayakla uyandıran sabahlara kızdım.

48 yorum

  1. Ne olduysa yorumum silindi Eda kızım. Yazın beni üzdü. Gerçeğin ise eğer üzülürüm. Ama o şekilde öğrenmen ne dedenin yanılgısı, ne de gerçeği bilen yok. Sanırım ezber halinde ve akıllarımızda böyle kalmaya devam edecek. Sevgiler Eda kızım ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazarken bende üzüldüm. Kendi hayatımdan esinlenerek yazdım. Bazı yerler abartı bazıları gerçek. Bazılarını hatırlamıyorum çocuk aklımla ve bakış açımla bende kalanları yansıttım.

      Sil
  2. Çok üzücü gerçekten. Bilmiyorum senin yaşadığın olaylar mi ama umarım bizler cocuklarimiz icin iyi anneler olabiliriz. Okurken aglamamak için zor tuttum kendimi. Çünkü yaşantılar var... unutulmayan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha kötülerine maruz kalan çocuklar var. Biraz onlara ithafen biraz kendime... Kendi yaşadıklarımın üzerine katarak yazdım. Çok zor bir yazı oldu benim için. Çünkü hep gizlerim o zamanları zihnimde. Ama eğer olur da anne olursam bazı şeyleri yaşayıp kendimi eğittiğim için dikkatli olacağımı düşünüyorum. En azından öyle olmayı umut ediyorum.

      Sil
    2. Eda, değişik yorumlar alabilirsin. Bu seni üzmesin canım. Seninle bloğumda dertleştik. Ben bu yazını gayet dürüstçe buldum. Allah affedicidir. İnsanlar kesin yargılıdır zaman zaman. Çocukluğunun kötü geçmesi, o günleri güzel geçirmen gerektiği hakkının sende büyüyünce de mahfuz olması demektir. Bu yorumu bu nedenle yeniden bıraktım. Sevgilerimle kızım :)

      Sil
    3. Ece ablacım sanki içimi okudunuz da öyle bıraktınız bu yorumu. Çok teşekkür ederim desteğiniz, sevginiz ve o içtenliğiniz için. Sevginin gittikçe yok olduğu bir zamanda hiç tanımadığım insanlardan gelen bu içten sevgiyle karşılaşmak çok mutlu ediyor beni. İyi ki varsınız.

      Sil
  3. Off bunlar çok ağır çok. Ağlattın beni. Ne diyeceğimi bilemiyorum ama içim acıdı okurken :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim amacım üzmek değildi ama yazarken bende üzüldüm.

      Sil
  4. Çünkü aslında ona kişilik yüklediğimiz için tüm bunlar... oysa bizden değil, bizden öte... aklımızdakilerden öte... bildiklerimizden, yakıştırdıklarımızdan öte... yüklediğimiz tüm anlamlardan öte... ama biz sanki bizdenmiş gibi bekliyoruz birşeyleri ve kırılıp güceniyoruz sanki biz gibi birine gücenir gibi... belki "suçlu"yu beklenti içinde olduğumuzda değil onu öğretilerle kalıplara koyup anlamlandırmamız için bize sunan kişilerde ve hatta onu kişileştirdiğimiz-kalıplara tıkıştırmaya devam ettiğimiz için kendimizde aramalıyız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız. Sanırım biraz kişiselleştirip ona maddi bir anlam yüklüyoruz. Bundan dolayı kırgınlıklar...

      Sil
  5. Her cocuk kendisine sevgiyle sefkatle buyutulmek gibi, en insani hakka sahipken bazen en yakinlari bir hayati derinden sarsacak nasil bir davranista bulunduklarini bilemiyorlar. Bu yazi cok inancli bir arkadasimin annesi nedeniyle yasadigi sorunlari hatirlatti bana. Yillarca affetmedi annesini sonra gercekleri gordu. Annesi psikolojik rahatsizliklari oldugu icin oyle davranmisti. Cok sevdigi kiz kardesi vefat etti. Cok zeki olmasina ragmen okuyamadi. Fazlaca saglik sorunlari yasadi. Hep imtihan olarak gordu. Butun bunlar olurken Allah inancim beni ayakta tutuyor diyordu.
    Yasadiklarina gercekten uzuldum bir cocugun o yasta oyun yerine yasamak istememeyi dusunmesi cok aci.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok farklı hayatlar ve hikayeler var. Öncelikli olarak kendi hayatımızı sindirmeli ve affetmeliyiz. Suçlu çok aramaya kalksak. Benim annem de çok küçük yaşta görücü usulü evlendirilmiş. Beni doğurduğunda 16 yaşındaymış sanırım. Onun da çok zor bir hayatı olmuş. Psikolojik olarak büyük savaşlar vermiş. Bize verilen hayattan şikayet etmek yerine onu iyiye dönüştürmek gerekir. Ben de bunu yapmaya çalışıyorum.

      Sil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. Çok çok etkileyici... 😔

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, daha devamı gelecekti yazının ama bir türlü duygu ve düşüncelerimi kelimelere dökemedim.

      Sil
  8. Yok üzücü.. Ne diyeceğimi bilemiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim okuyup yorum yapman beni mutlu etti.

      Sil
  9. Bir Deist'in anıları..
    Üzülme her çocuğa söylenen yalanları sana da söylemişler. Hayatın için de üzgünüm..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, çocuklara bu tarz yalanlar söylenmemeli.

      Sil
  10. ağır şeyler yaşamışsın,, üzücü...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzerinden çok zaman geçti atlattım sanırım.

      Sil
  11. Allaha neden inanmalıyız? - sorusuna cevap ararsak sanırım daha çok nedenler çıkacak karşımıza. Rabbimiz "Rahmetim gazabımı geçmiştir" mealinde bir ayetde açıklamıyormu. Çocuklara Allahı anlatırken onun rahmetinden bahs etmek lazım aslında. Rabbini öyle tanıyan bir çocuk en kötü anında Ona sığınarak hayatın zorluklarına da dayanabilme gücüne sahip oluyor. Hiç bir çocuk kötü davranışı hak etmiyor. Ona böyle davrananlardan da Rabbimiz hesap günü üzerlerindeki hakları talep ederken bir daha rahmetini gözler önüne serecektir. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız, teşekkürler yorumunuz için.

      Sil
  12. bu yazını bak bloguma koyduum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çook teşekkür ederim, çok mutlu oldum ve gurur duydum.

      Sil
  13. Üzücü bir yazı. Çocukları rahat bırakmak gerek. Adı üstünde çocuk. Onlara şiddet uygulamak acizlikten başka bir şey değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle. Şu dünyada en çok çocukların çektiği acılar beni kahrediyor. Bir tek onları düşününce toparlayamıyorum kendimi. Çünkü hak etmiyorlar.

      Sil
  14. O kadar güzel yazmışsın ki,aklıma yaşadıklarım geldi.Duygulandırdın hatta ağlattın bile diyebilirim başarılarının devamını dilerim gfcden takibe aldım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, hoş geldin öyleyse.

      Sil
  15. Evvela Allah dede lafı yanlış, küfürdür. (Allah baba diyenler de vardır.) Allah c.c. yarattığı hiç bir şeye benzemez.

    İnsanlara bakarak O'na inanmaya çalışırsak yanılırız. Ayrıca bir insan müslüman da olsa, kafir de olsa başına bela ve musibet gelebilir. Bunlarla da Allâh’ın varlığı yokluğu isbat edilmez. Sadece O vardır. Kayıtsız, şartsız inanırız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yanlışı ve doğruyu bir tek O bilir. Tıpkı insanların en saf duygu ve düşüncelerini bildiği gibi. Bu nedenle kimin nasıl hitap ettiğinin ve nasıl yaşadığının bir önemi yoktur. Elbette vardır veya yoktur diye bir kelime kullanmak doğru değildir. İnanmak veya inanmamak gibi bir seçimi vardır insanların. Kimseyi bu seçimden dolayı yargılamamak gerek. Zira bunu yapacak kişi bellidir.

      Sil

    2. Ben de kendiliğimden konuşmuyorum. O'nun c.c. kelamına göre yazdım. Aşağıdaki tevbe suresindeki bu ayeti okuyunca; onun ne oğlu ne de babası, dedesi olabileceğini düşünmemek gerektiğini anlamalıyız.


      30- Yahudiler, "Uzeyir Allah'ın oğlu" dediler, Hıristiyanlar da "Mesih Allah'ın oğlu", dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. Daha önce inkâra sapmış olanların sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar!

      Sil
    3. Sizde din konusunda yetersiz bilgiye sahipmişim gibi bir izlenim bıraktım sanırım. İslam ve diğer dinler hakkında yeterli bilgiye sahibim. Yazıda anlatmaya çalıştığım şeyi yanlış anlayıp olayı başka yerlere çekiyorsunuz şuan. Umarım yeniden okur ve demek istediğimi, yansıtmak istediğimi anlarsınız.

      Sil
  16. güzel anlatım olmuş biraz gözlerde buğulanmalar olmadı değil, tanıştığımıza sevindim sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim ben de çok mutlu oldum tanıştığımıza.

      Sil
  17. Eda kızım. Yayının var da göremiyor muyum bilemiyorum. Merak ettim seni canım :(

    YanıtlaSil
  18. Beni de annnem küçükken Allah şöyle yapar böyle yapar diye korkutuyordu yaramazlık yapınca. Kadıncağız da napsın söz dinlemezdim ben de, tek kozu buydu :) Yalnızken dini objeler görünce içimde korku oluşmaya başlamıştı zamanla. Annem bunu farketmiş olmalı ki bu korku mu düzeltti. Kişi ne kadar yanlış yetiştirilirse yetiştirilsin, onun kaderinde varsa, elbet doğruyu bulur. İnsan, aklı belli bir olgunluğa ulaştıktan sonra kitap okuyarak, araştırarak, gezerek vs. merak ettiği konularda doğruya ulaşma çabasına giriyor. Benim inancıma göre zaten biz de doğruyu bulma çabası için dünyaya gönderildik. Hiç sıkıntı çekmeyerek ibadet etseydik, ki bunu melekler yapıyor, bizde melek olurduk. Ama Allah bizi meleklerden daha üstün kabul ediyor. Allah kimi insanı zorluklara sokar tövbe etmesi için, kimi insana da varlık verir şükür etmesi için. İyi de kötü de bizlerin elinde, zorlukta olunca isyan yerine sabredip dua edilmeli bence.
    Bende bu yazıya benzer olaylar yaşadığım için düşüncemi yazmak istedim öyle :) Tv programları gibi olacak ama burdan anneme de selamlarımı göndermek isterim, kulaklarını çınlatmışımdır şimdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklara Allah ve din konusunda yeterli eğitim verilmediği doğru. Algılayamadığımız için bu tarz durumları somutlaştırıp korkutuyorlar bizi. Ama dediğiniz gibi büyüdükçe doğruyu yanlışı ayırt ediyor ve araştırıyoruz. Ben de araştırmaya ve doğruyu bulmaya çalışıyorum.

      Sil
  19. İnanmamak için öyle çok neden var ki, saymaya ömür yetmez. Ama şöyle bi kafayı kaldırıp bakmak bile, özellikle de çocuklara, birkaç neden görmeye yeter...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız. Güçsüz bir insana sunulan bu hayatın amacı ne? Neyin sınavı? Neyin günahı veya haramı? Çocuklara yaşatılan korkunçluğun dini boyutta amacı ne?

      Sil
  20. Bunların hepsi sevgisizlikten kaynaklanıyor. Anne daha çocuk, kucağında bir çocuk. Maalesef çevrede sizi sarıp sarmalayacak birileri olmamış.
    Dilerim ki bundan sonra karşınıza güzel insanlar çıksın. Yaratıcının esirgeyen yüzünü hissedin.
    Hepimizin bu dünyada bir bulunma nedeni var. Önemli olan düştüğümüzde,üzüldüğümüzde kalkabileceğimize inanmak. O inancın adı,bana göre: "Allah" oluyor.
    İyi ya da kötü neye inanıyorsak -hissediyorsak- o gerçekleşiyor. Bazen çok geç olsa da...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız. Hepimiz için daha iyi günlerin gerçekleşmesini diliyorum. Zorlukların, kötülüklerin bize kattığı yalnızca acı.

      Sil
  21. Sevgili Eda,
    Söyleyeceklerimi lütfen yanlış anlama. Fakat biz insanlar, insanların yaptıkları kötülüğü Allah'a yüklüyoruz. Allah, herkesin iyi olmasını, malını paylaşmasını, çalmamasını, kalp kırmamasını söylediği halde biz bunları yapmıyoruz. Onun dediklerini yapsaydık burası zaten cennet gibi olurdu. Herkes malını paylaşsa burada tek aç kalır mıydı? Allah, "dur ben şuna kötülük edeyim" demez. O iyiliği murat eder ama kötülük yapanı engellemez. Neden mi? Çünkü insan denen varlık diğer bütün canlılardan farklıdır. Özgür irade sahibidir. Eğer engellerse o zaman özgür iradeden bahsedilemez. Şöyle düşünmeye çalış; Bu dünyada çok kısa yaşıyoruz. Diğer dünyada sonsuz bir yaşam var. Bu kısacık ömürle sonsuzu bir karşılaştır... Hiçbir anlam ifade etmiyor. Rüyanda çok korkuyorsun mesela ama uyandığında artık o rüyanın bir anlamı var mı? Geçti gitti. Orada uyandığında da öyle olacak. Biz İslamı çok yanlış kişilerden dinledik. Doğrusunu anlatanlardan dinlemeli:) Herkesin tercihine saygım var bu arada. Yanlış anlama:) Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beni çok tatmin eden bir açıklama oldu. Bu nedenle teşekkür ederim yorumun için. Özgür irade konusunda böyle düşünmemiştim. Hep çocukken Allah neden engellemiyor diye sorardım kendime ve bu soruya verdiğin cevap tatmin edici oldu benim için. Yaşadığımız kötü veya iyi olaylar üzerinde Allah yok veya var demek yanlış elbette. Ben sadece yazıda çocuk kafasıyla Allah'a duyduğum kırgınlığı yansıtmaya çalıştım. Elbette var veya yok demek haddim değildir, böyle bir kesinlik kullanılamaz. Ben hala dini konularda araştırma yapmaya ve doğruyu bulmaya devam ediyorum. Bulduğumda layık bir şekilde yaşayıp yaptığım kötülüklerden dolayı af dileyeceğim.

      Sil
  22. Blogunuzu yeni keşfettim.Eski yazılarınıza da bakıyorum.O yüzden geç bir yorum olacak belki ,ama söylemeden duramadım.Psikiyatri servisinde çalışan bir hemşire arkadaşım ,ileri derecede problemli bir çok genç hastaları olduğunu ,bunlardan bir kısmının da yatılı tedavi gördüğünü söyledi.
    Ama beni en çok acıtan bu gençlerden önemli diyebileceğimiz bir kısmının, çok küçük yaşta ,korkutarak ve baskıyla verilen, din eğitimi sebebiyle yaşadıkları ,içsel çatışmalar sonucu böyle olduğuydu.
    Allahım o büyükler ,daha somut ile soyutun ayırdında olmayan o miniklere ne yaptıklarını farkındalar mı acep.O korkunç betimlemelerle anlatılan dini değerlerin, nasıl bir tahribat yapabileceğini biliyorlar mı?
    O miniklerin algılarına göre ,onların anlayabileceği şekilde sevdirerek anlatılacak şeyler cahil ebeveynler tarafından korkutarak anlatılıyor.Adeta bir sopa gibi cezalandırma aracı olarak kullanılıyor.
    Camide koşan çocuğa" şişşt bak Allah yakar "diyen kadına saç baş girişecektim."Sen kim oluyorsun? Allah senin fırıncın mı? diye.
    Anladığım kadarıyla zor zamanlar yaşamışsın.Ama umarım bunlar kendini inşa sürecinde, sana önemli kazanımlar sağlar.Sonuçta hepimiz kişisel deneyimlerimizin toplamıyız işte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle yorumunuz için çok teşekkür ederim. Söylemiş olduklarınızda çok haklısınız. Dini eğitim çok önemli. Çocukların korkutulmasından dolayı bu tarz ögeleri kendi kafasında başka noktalara koyması yanlış sonuçlar doğuruyor. Fakat hepsi benim için geride kaldı. Ondan sonra çok şey öğrendim, çok şey okudum. Yaşadıklarım kendimi inşa etmemde yardımcı oldu.

      Sil
  23. Peki şunu hic düsndün mü ? Sen Allaha inandigin icin iyilik yapmissin. Bebeklerine, esyalara, insanlara iyi davranmışsın değil mi ? Annende eğer Allah'a inansaydı bunlar olmazdı. Yani sorun burda inandığın Allahın sana yardım etmemesi değil, sana yardm edenin Allah'a inanmaması. En çaresiz kaldığım konulardan birisidir çocuklar. Canim yanarak okudum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Annem inançlı bir kadındı. En çok bu yüzden inancım sarsıldı. Çocukken böyle bir durumla karşı karşıya kalmak benim inancımı ve dine bakışımı değiştiren bir etkiye neden oldu. O dönemden sonra dini kitapları okuyarak ve araştırarak yıkılan inancımı ve düşüncelerimi değiştirdim aslında.

      Sil