GEÇİP GİDEN İNSANLIK

by - 1/24/2017


Bugün Kadıköy sokaklarında arkadaşımla yürürken bir ana tanıklık ettim. Kadıköy'de yaşayanlar veya sıklıkla orada vakit geçirenler bilir, anketörlerle yaşam mücadelesi verirsiniz çoğu zaman. Genç ve öğrenci arkadaşlardan oluşan anketörler, broşür dağıtanlar ve daha bir çok insanlarla iletişim kurmaya yönelik iş yürüten kişiler sokaklara saklanır ve geçen insanları ağlarına düşürmeye çalışırlar.
Bazıları oldukça rahatsız ediciyken bazıları ise sadece utana sıkıla işini yapmaya çalışır. Günümüzde ufak bir sohbeti gerçekleştirecek zamanımız dahi yokken bu tarz iletişim ağırlıklı faaliyetleri görmezden gelmemek elde değil. Israrla yok sayıyoruz. İki dakikalığına durup onların ne anlatmaya çalıştığını dinlemek yerine yüzlerine bile bakmadan geçip gidiyoruz. Ne zaman işim var diyerek onlardan kurtulmaya çalışsam ve kafamı eğip hızlıca kaçsam tuhaf bir hisse bürünürüm. Suçluluk gibi. Ne vardı yani birkaç dakika dinlesen derim kendime. Sahi ne var yani durup dinlesek? İnsan öldürmüyor ya bu çocuklar! Alt tarafı soru soruyor ya da bir kağıt parçası uzatıyorlar elinize. Alsak o kağıt parçasını bir yerimiz mi incinir? Neden onları görmezden geliyor ve sanki acele bir yere yetişmemiz gerekiyormuş gibi çekip gidiyoruz?


Bugün karşımıza ilk çıkan ve soru sormaya çalışan anketörleri arkadaşımla uzaklaştırdık. Sürekli gördüğüm ve pek insancıl olmayan kişilerdi diyebilirim onlar için. Zira bana çelme takmaya çalıştı. Böylece beni tutup durdurabilecek ve bu sırada sorularını yöneltebilecekti. Bu doğru bir davranış değildi. Fakat benim onu uzaklaştırmam ya da ondan kaçmam da doğru değildi. İlerlemeye devam ederken aklımda bu düşünceler belirdi. Niye durup sorularını yanıtlamadık ki ne işimiz var başka, boş bir şekilde dolaşmaktan? Bu soruya verecek bir cevabım yoktu.
Bir süre sonra yürümeye devam ederken biri daha yaklaştı yanımıza. Anketör olmadığını bir soru sormak istediğini söyledi. Adamın yüzüne baktım aslında durup dinlemek gibi bir niyetim vardı fakat arkadaşım durmadan yürüyünce ben de durmadım ve kafamı önüme eğdim. Adamın arkamızdan mırıldandığını duyabilmiştim. Büyük bir kabalık yaptığımızı düşünüyorum ve bu konuda kendimi biraz kötü hissediyorum. Keşke adamı bulup özür dilesem. Ya da bir şekilde bunu telafi edebilsem çünkü amacım bu değildi. Neden durmadığımıza da bir cevap veremiyorum. Acelemiz yoktu, gideceğimiz yer beş dakika daha bekleyebilirdi. Fakat öylece çekip gitmeyi seçtik. Çoğu insanın yaptığı gibi...

Kendimi o adamın yerine koyduğumda çok üzüldüm. Bir soru sormak için yaklaştığım insanların yüzüme bile bakmadan öylece gitmesi beni kötü hissettirirdi. Düşünsenize yolun ortasında öylece bekliyorsunuz. Soracağınız soruyu cevaplayacak birinin çıkması umuduyla...
Bu kadar kaba insanlar olmayalım. İçinde bulunduğumuz kaosa kapılıp bazı değerleri kaybetmeyelim. Duralım ve nefes alalım. Etrafımızda yardıma ihtiyacı olan insanlara çekinmeden yardım edelim. Bu kadar bencil davranmanın kimseye faydası yok. Bırakın geç kalsın dünya. Zaman geçip gitsin. Zira o alışıktır kimsenin yüzüne bakmadan geçip gitmeye. Fakat biz değiliz, olmamalıyız. İki çift laf için bir gülümseme için ufak bir yardım için durmalı ve soluklanmalıyız.
Bu yazıyı o adamın okuyacağını düşünmüyorum fakat bu vesileyle kabalığımdan ötürü özür dilemiş olayım. Özür dilerim.

15.58|

BUNLARA DA BAKMALISIN!

5 yorum

  1. Biz buna vicdan diyoruz... Ama günümüzde insanlara olan güven duygusu çok düşük. Devir bozuk derler ya, işte hayatın böyle olması bizi bu duruma itiyor. O insanın hangi amaçla yaklaştığı da belli olmadığı için insan bir an önce uzaklaşma gereği duyuyor.

    YanıtlaSil
  2. @Paylaşalım! Evet artık günümüzde öyle şaşılacak durumlarla karşılaşıyoruz ki kimseye güvenimiz kalmadı.

    YanıtlaSil
  3. Teşekkür ederim @Hazal'ınDünyası

    YanıtlaSil
  4. Kadiköy'de beni durduranlardan dergi, kupa, fotoğraf, çıkartma satın almisligim vardır. :)
    Genelde elimi kalbimin üstüne koyup başımı hafifçe eğip gülümser sessiz bir eyvallahla uzaklaşırım bu arkadaslardan. Bir şekilde alışkanlık haline getirmişim bu davranışı...
    Tanımadığımız insanlara karşı dikkatli olmakta fayda var diye düşünüyorum. Hem ihtiyaci olan insan tanıtılan şeyi talep eder. Zorlamanın hele de çelme takmaya calismanin mantıklı bir yanını göremiyorum...
    Soru soran kişi konusundaki rahatsızlığınızı eleştirmeniz düşünceli ve sorumlu biri olduğunuzu gösterir bence. Geçmişe çare yok ama yarın olacaklar için elinizde yol gösterecek bir ışığınız var zaten...

    YanıtlaSil
  5. Günümüz dünyasında İnsanın zamanla anladığı acı gerçeklerden biridir güvenmek. En güvendiğiniz insan bile gün gelir güveninizi boşa çıkarır. Bir daha güvenmeyeceğinizi söyleseniz de güvenmekten kendinizi alamazsınız ancak çok geçmeden tekrar güveniniz zedelenir. Ünlü şahsiyetler de güven konusu üzerine tecrübelerini bu şekilde dile getirmişler. Hiç kuşkusuz ki her birine hak vereceksiniz ve bazılarında kendinizi bulacaksınız.

    YanıtlaSil