BEN BU ARALAR

by - 1/17/2017


Sınav döneminde olduğum için ben bu aralar ölüyüm arkadaşlar. Bu yıl notlarımı 3 üzerinde tutmak gibi bir amacım olduğundan okula gidiyor ve şaşıracaksınız ama ders çalışıyorum. Okuduğum okulu ve bölümü sevmediğim için zorlanıyorum biraz. Çünkü çalışmak, öğrenmek veya okula gitmek içimden gelmiyor. 
Sevmediğim bir okulda ve bölümde okuduğumu sohbet arasında belirttiğimde insanlar sürekli bana peki ne okumak isterdin veya ne yapmak isterdin tarzında sorular yöneltiyor. Lütfen siz de bana bu soruları yöneltmeyin. Bilmiyorum! Gerçekten ne yapmak istediğimi bilmiyorum. Okuduğum bölümü değil de başka bir bölümü seçseydim, bu ne olurdu sorusuna kendi içimde bir cevabım yok. Çünkü şuan seçme şansım olsaydı beni hangi bölümün mutlu edeceğine dair bir fikrim olmadığı için seçim yapamazdım. Hayatımdaki çıkmaza hoş geldiniz...
Bilmiyorum siz de böyle misiniz ama ben bir türlü beni neyin mutlu edeceğini çözemiyorum. Mesela şuan çay içiyorum ve çayı pek sevmiyorum. Doğal olarak çay içme eylemi beni mutlu etmiyor. Başka bir şeyi içebilirim, sevdiğim ve beni mutlu edecek bir içecek alabilirim diye düşündüğümde sevdiğim bir içeceğin olmadığını fark ediyorum. Yani çay yerine kahve veya alkol içsem de aynı şekilde hissedeceğim. Bu durum bana çok garip geliyor. Ve hayatımın tamamı bu durumdan oluşuyor. Sevdiğim pek bir şey yok. Bunu insanlara söylediğimde çok garip karşılıyorlar. Nasıl sevdiğin bir şey olmaz diye tepkiler alıyorum. Arkadaşlarım yazı yazdığımı ve bunu sevdiğimi iddia ettiklerinde yazmıyor olsam hiçbir şey değişmeyecekti cevabını veriyorum. Tıpkı yazdığımda hiçbir şeyin değişmediği gibi. Bir tür hissizlik olarak tanımlıyorum ben bu olayları. Çünkü varlığı ya da yokluğu bende hiçbir şey uyandırmıyor. Her konuda aynı düşünüyorum.
Şu dönemde özellikle bendeki bu durum her şekilde kendini belli etmeye başladı ve bundan dolayı sürekli sorgular vaziyetteyim. Beni mutlu edecek şeyleri bulmaya çalışıyorum. Neyi sevdiğimi anlamakla uğraşıyorum ve yaşım 20, hala kendim hakkında hiçbir bilgi sahibi olmayışım beni biraz korkutuyor. Yani, evet zamanla kendimizi tanıyor ve anlıyoruz fakat yaşadığım hayatta sevdiğim hiçbir şeyin olmadığını görmek korkunç bir durum. Amacım, bağlılığım yok. Günlük hedeflerimi gerçekleştirmek için yaşıyor gibiyim. Ya da yeni hisleri keşfetmek umudu taşıdığım için...
Kendimi keşfedebileceğim ortamlara atmak istiyorum bu hissizlikten kurtulmak için. Belki bir dans kursuna ya da gitar çalma girişimlerine başlayabilirim. En azından yeni bilgiler kafamda yer etmiş olur. Boş yaşayan bir insan olmak istemiyorum. Dans etmeyi bilen, müzikle iç içe, resim çizebilen, yazı yazan, fotoğrafçılıkla ilgilenen, sinemayı merak eden kısacası tüm sanatsal aktivitelerden bir lokma almış biri olmak istiyorum sanırım. Çünkü bugüne kadar tek bir işte profesyonel olmak yerine birçok işle ilgilenmeyi seçtim. Benim tarzıma uygun değil kendini yalnızca tek bir alana hapsetmek. Bu nedenle her konu başlığıyla alakalı söyleyecek birkaç sözüm olmalı. Kimilerine bu bakış açısı yanlış gelsede bana doğru geliyor. 


Ben bu aralar biraz kendimi ve ne istediğimi çözmeye çalışıyorum. Şuan istediğimden emin olduğum tek şey Fransa'nın arka sokaklarında yer alan eski bir binanın üçüncü katındaki balkonunda sigara içmek ve komşularımı sapıkça izlemek. Hava da güneşli ve serin olursa çok huzurlu bir ortam olur. Ki tek ihtiyacım olan huzur...

BUNLARA DA BAKMALISIN!

5 yorum

  1. Sanat temelli bir öğrenim için okulda o bölüm olması gerekmez, çünkü genelde ilgi bunu belli eder. Bugün birçok ünlü yönetmen bile radyo televizyon sinema çıkışlı değil, hatta çok absürd bölümlerden. He bölümüne gelince, bırakma fırsatın varsa bırak derim, çünkü mezun olduğunda iş hayatında bile o bölümü düşünmeyeceksin tek yapacağın pişmanlık.
    Ben keşfine gelince, insan eksik insandır, keşfede keşfede bir şeyler rayına oturur, ama bu eksiklik iyi bir şey yaşamanı anlamlandırır. :)

    YanıtlaSil
  2. Ahhh be @RuhsuzAtmaca..Tam bir şeyler yazayım dedim ama senin yorumunun üstüne ''ne yazsam olmayacak'' deyip vazgeçtim :) ...Sevgili Eda buraya yazacağım herşey sana öğüt,nasihat,akıl verme olacak.Sadece yaşının tadını çıkart.....diyeceğim sanırım.

    YanıtlaSil
  3. @RuhsuzAtmaca güzel yorumların için teşekkür ederim. Kesinlikle konu sanat olduğunda bilgi en az önemli olan şey haline geliyor. Bu nedenle illa öğrenimini görmek zorunda değiliz kısmına katılıyorum. Okuduğum bölümü bırakma kısmına gelirsek pek cesaretim yok gibi olsa bile başka hangi bölümü okuyabilirim bilmiyorum. İleriyi, iş hayatımı düşünmüyorum bile çünkü düşünürsem stresten ölürüm. Eksik insan olduğumuza da katılıyorum ben böyle hemen tamam olalım istiyorum. Her şeyi yaşayalım şimdi kafasındayım. Çok sabırsızım bu yüzden bendeki endişe ve kaygı.

    YanıtlaSil
  4. @YeşimleHerTelden teşekkür ederim yorumun için. Yaşımın tadını çıkarmaya çalışıyorum ama bazen kendimi çok yaşlı hissediyorum. Bence ben dünyaya yetmiş yaşında gelmeliymişim.

    YanıtlaSil
  5. Blogunuzu çok beğendim. Yeni başlayan biri olarak yazılarıma yapacağınız yorumlar beni çok mutlu edecektir.

    http://egeninikiyakasi.blogspot.com.tr

    Saygılar..

    YanıtlaSil