5 MADDE | 5 FİLM

by - 1/27/2017



Bu ay izlemiş olduğum ve oldukça beğendiğim beş filmi sizinle paylaşmak istiyorum.

1. The Train On The Girl


Kitaptan uyarlama bir film ve kitap çok satanlar arasına girdiği için seyircide büyük bir beklenti mevcut. Fakat ben oldukça beklentimi düşürerek bu filmi izledim. Kitaptan uyarlanan her filme karşı yargılarım olduğundan pozitif bir şekilde izlemeye çalıştım. Filmin ilk dakikalarını ana karakterimiz Rachel'in anlatımı ile hikayeyi sindirmeye çalışarak geçiriyoruz. Her gün trenle gidip gelen bu kızımız trenle önünden geçtiği evlerdeki  hayatlara gıpta ile bakıyor ve kendi çöküşünün korkunçluğunu yüzümüze vuruyor. Alkol problemi yaşayan bu karakterin hayatındaki detaylarla ve işin içine giren diğer iki kadın karakterle hikaye dallanıp budaklanmaya başlıyor. Flashbackler olayı netleştirirken aynı zamanda bir gizemi çözmeye çalışıyoruz. Film boyunca karakterler ve olaylar üzerine düşünüp bir çıkarımda bulunmaya çalışıyoruz. Beni filmin gidişatında rahatsız eden sizi ters köşe yapacağım diye bağırmasıydı. Bunu yapabildi mi? Bazı izleyiciler için evet ama benim için hayır. Filmi genel olarak beğendim. Dışarıdan görmüş olduğumuz hayatlara özenirken aslında içinde ne tür çaresizlikler bulundurduğuna dokunan bu film boş zamanınızda izlenebilir. Aynı zamanda filmde ufacık gaslihting tekniğine de değinilmiş. Hoşuma gitti baya...

2. Arrival



Bu kadar övdüler, Arrival da Arrival dediler peki ne çıktı bu filmin içinden? Bu filmi izlemek gibi bir düşüncem yoktu içeriğinin uzaylı ve Dünya'yı fethetme olduğunu gördüğümde. Fakat o kadar çok beğeni ve öneri aldım ki bu film hakkında izlemek zorunda kaldım. Filmi bitirdiğimde çok etkilenmemiş olarak kalktım koltuğumdan çünkü spoiler yemiştim. Bu nedenle konunun derinliklerine girmeden anlatmaya çalışacağım. Film Sapir-Whorf hipotezinden yola çıkarak iletişim, dil ağırlıklı bir şekilde konuyu işlemeye çalışmış. Hipotezde de bahsi geçtiği üzre insanların düşünce şeklini ve davranışlarını belirleyen unsurun dil olması filmin ana unsurunu oluşturuyor. Birgün dil bilimci ana karakterimiz Dünya'ya 12 tane uzay gemisinin inmesi üzerine çağrılıyor. Herkesin amacı bu yaratıkların ne amaçla geldiğini çözmeye çalışmak... Gidişat bu temele dayanıyor ve olaylar heyecanını artırarak işleniyor. Sinema çekimlerini ve diğer uzaylı filmlerinden farklı olarak bir amacı, bir meramı olan bu filmi beğendim. Anlatmaya çalıştığı şeyi anlatabilmiş ve insanları etkilemeyi başardı. Ben de filmi beğendim ama hala niye bu kadar övüldüğünü anlayamadım.

3. La La Land

la la land


Müzikal filmlere bayılıyorsanız bu filmi gidip izlemenizi öneriyorum. Hemde delice! Müzikallerle çok alakam yoktur. Müzikle genel olarak bir alakam olmadığı için. Genelde anlamam izlediğimde ne anlatmaya çalıştığını. Fakat bu filmi çok sevdim. Niye bu kadar sevdim sorusunu kendime sorduğumda filmin müthiş müziklerini işaret ediyor bütün bedenim. Caz! Böyle bir filmin geldiğini duyduğumda beklentim çok düşüktü .Chazelle'yi severim gerçi ve Whiplash çok hoşuma giden diğer bir filmiydi. Fakat dediğim gibi müzikal filmlerle pek iyi anlaşamıyorum. Bu nedenle sıkıcı müziklerle ve sıkıcı, klişe konularla dolu önümüze bir tabak koyacaklar sanıyordum. Ama o müzikler neydi öyle? O sahneler neydi? Ryan Gosling ve Emma Stone... İki başarılı oyuncuyla birleşen bütün unsurlar filmi öyle bir boyuta taşımış ki artık gidilen noktayı görebiliyorum. Umarım bu tarz filmler bazı yönetmenlerin önünü açar. Filmin playlistini spotify da bulursam eğer paylaşacağım mutlaka. Caz benim çok sevdiğim türlerden biridir ve filmde kullanılan müziklerin de özel olarak hazırlandığını duyduğumda gerçekten çok etkilendim. Çok başarılıydı. Mutlaka izleyin.

4. Gaslight



Bu ay The Train On The Girl filmini izleyince aklıma Gaslight filmi geldi ve direk onu da izlemeliyim dedim kendime. Daha önce izlediğim ve oldukça hoşuma giden bir filmdi. Burada da önermek istedim. Fakat filmin eski olması çoğu kişinin hoşuna gitmeyebilir. Bu nedenle şimdiden uyarmış olayım. Ben eski siyah beyaz filmlere bayıldığım için zaman buldukça listeme ekleyip izliyorum. İlginç bir sinema listem var bunu kabul etmeliyim. Filme dönersek eğer nedir Gaslight? Bir tür manipülasyon tekniğine verilmiş isim olan Gaslight tahmin ediyorum ki bu filmden sonra bu ismi aldı. Karşısındaki insanın düşüncelerinden, kendinden emin olması durumunu yavaş yavaş nasıl yıktığını ve şüpheye düşürdüğünü anlatıyor. Gaslight tekniği ile karşısındaki insanı kendisi hakkında şüpheye düşürüp onu niteliksiz, beceriksiz, başarısız olduğuna inandırıyor. Bu tarz manipülasyon tekniklerine karşı ilgim olduğundan ve hayatımın bazı noktalarında ufak ufak kullandığımdan bu filmi çok beğenmiştim. Tavsiye ediyorum kesinlikle.

5. Jeune & Jolie



Bir Fransız filmi ile merhaba diyorum bu sefer. Fransız Sineması benim için çok değerlidir. Hollywood yapıları genelde benim hoşuma gitmez. Daha doğrusu tatmin etmez. Güzel konular var, güzel işlenmiş filmler var elbette fakat sinema açısından değerlendirdiğimizde beni çok tatmin ettiğini, aradığım şeyi verdiğini söyleyemem. Bu nedenle yolum Fransız filmleriyle kesişti ve aşık oldum. Uzun bir süredir bu sinemanın tekniklerini, felsefelerini, kurallarını araştırıp filmlerini izliyorum. Birçok yönetmen tanıdım, inceledim ve gerçekten benim hoşuma giden tarzın bu olduğuna karar verdim. Bu filmi de bu nedenle çok seviyorum. Geleneksel Fransız tarzını yansıtan bir film olmuş. Çoğu insanın hoşlanmayacağı bir işleniş biçimine ve konuya sahip. Bazıları izlediğinde de anlam veremeyip zamanını boşa harcadığını düşünebiliyor. Fakat film içinde öyle küçük noktalar ve anlamlar var ki bunları iyice irdeleyip düşünmek gerekiyor. Ben çok fazla konusu ve içeriği hakkında yorum yapmayıp sizlere bırakmak istiyorum. İzlediğinizde ne düşündünüz, ne hissettiniz gelip yorumlarınızı benimle paylaşabilirsiniz.

Bu ay izlediklerim arasında en çok hoşuma giden beş film bu şekildeydi. Sizin de yorumlarınızı bekliyor olacağım. İyi seyirler.

BU YAZILARA DA BAKMALISIN!

6 yorum

  1. kabaran izleme listeme yenileri eklendi :) teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  2. @YenilenmeProjesi Asıl ben teşekkür ederim umarım keyifle izlersin.

    YanıtlaSil
  3. Deep Tone'un blog tanıtmasıyla haberdar oldum. İzlemedeyim blogunuzu.

    YanıtlaSil
  4. Trendeki kızı merak ediyorum bir ara izleyeceğim. Müzikal filmler belli bir dakikadan sonra sıkıyor beni hiç bulaşmayayım :)

    YanıtlaSil
  5. Jeune&Jolie 'yi izlediysen Frantz'ı da izle onu da yaz bence..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onu izlememiştim mutlaka izleyeceğim, sağol önerin için.

      Sil