ESKİ

by - 12/08/2016



Geçenlerde bloga senin hiç mi derdin yok biraz da hayatında gelişen kötü olaylardan bahset gibi bir eleştiri gelmişti. Hak verdim elbette gelen bu yoruma. Burası kişisel bir blog ve hayatımı filtreden geçirerek size aktarıyorum. Dolayısıyla her zaman güzel şeylerden bahsetmek olmaz. Fakat kötü olarak bahsedebileceğim bir olay olmadığını fark ettim. Özel olarak yaşadığım kötü olaylar var elbette ama bunları burada paylaşmayı doğru bulmuyorum. Belki psikolojik değişimlerimi kötü olarak yorumlayabilirim. Gerçi kendi içimde yaşamış olduğum depresif halleri, bunalımları kötü olarak yorumlamak doğru mudur bilemiyorum. Zira mutlu olmak nasıl bir gereksinim ise bir gün boyunca yataktan çıkmayıp sadece düşünerek günü geçirdiğim o depresif hallerim de benim için birer gereksinim. Anlık olarak düşüncelerimi ve yorumlarımı paylaşmaya özen gösterebilirim belki. Tıpkı şuan yaptığım gibi... Genelde yazımı yazıp programlıyordum. Programlamayı da sevgili blogger arkadaşım sayesinde öğrendim. Hayatımı epey kurtardı. Burdan ona teşekkürler yeniden. Neyse konumuza dönelim.
Biraz önce bir mail okudum eski bir tanıdıktan gelen ve bu beni çok rahatsız etti. Çünkü bir noktada her şeyi sıfırlayıp yeni bir hayata başladığınızda sizi paçalarınızdan çekiştiren eski herhangi bir unsurla karşılaşmak istemiyorsunuz. Ben de istemiyorum. Bu özellikle unutmak istediğiniz bir şeyse gözünüzün önünde belirdikçe sinirleriniz daha da çok bozuluyor. Umuyorum şu saatten sonra bahsettiğim şey benim paçalarımdan çekiştirmeyecek, gözümün önünde belirmeyecek, ilerde canımı yakan bir vaziyette karşıma çıkmayacak... Hayat bu, zaman ilerledikçe geçmişin pek bir değeri kalmıyor kendiliğinden siliniyor. Asıl acı olan ve asla silinmeyen şey kendi arzularınla yapmış olduğun hatalar. Vermiş olduğum kararların yanlış olduğunu fark etmez üzücü. Bana uymayan davranışlarda bulunmak üzücü. Geçmişe dönüp baktığımda gördüğüm tek şey bu. Kendi isteğimle yaptığım hatalarım. Daha doğrusu pişman olduklarım... Bir yandan yanlış ve doğru diye bir şey olmadığını savunurken bir yandan da yanlış seçim yaptın diye aşağılıyorum kendimi. Ruhumla çelişiyorum. Fakat şunu da itiraf etmeliyim ki büyüdüm. Dalga geçiyordum hataların insanı büyüttüğü ya da acıların olgunlaştırdığı söylenince. Bunu tecrübe edince o hissi algılayabiliyorsunuz. Neyin hata olduğunu ancak yapınca anlayabiliyorsunuz. Ben bu şekilde farkına varabildim her şeyin. Yapmam dediklerimi yaparak, kendi koyduğum kuralları çiğneyerek, olmadığım bir kişiliğe dönüşerek, kendimden taviz vererek hata ettim. Eh biraz izin verin de kızayım kendime tabi. Sonra zaten kendime kızmaktan yorulurum. Yoruldum. O eskiye de kızmıyorum. Bıraktım çoktan kızmayı, küfürler yağdırmayı... Ne önemi var? Onca yanlışları yaptıktan sonra ha kendime kızmışım ha yedi sülaleme ne önemi var? Umarım akıllanırım da hayatıma aldığım insanlara dikkat ederim. Eski bile olsalar düşündükçe tebessüm ederim. Hataları bile olsa karakterliydi diyebileyim en azından. Çünkü en kötüsü karaktersiz olmak. Ne yaptığı belli olmayan, ne söylediği belli olmayan bir insana mı üzülmek acı yoksa öyle bir insanı ta dibinize sokmak mı bilemiyorum. Bu nedenle dikkat edin arkadaş, dost, eş seçiminde. Olan olduktan sonra tıpkı kızını dövmeyen dizini döver hesabı kendinize kızıp durursunuz. Ama bunun da kimseye bir yararı yok. Bu nedenle her şeyi kabullenip tüm acıyı, hataları, pişmanlıkları, mide bulandıran tüm o gerçekleri kabul edip yola devam etmek gerek. Güçlü bir kadın bunu yapar. Güçlü bir insan bunu yapar...
Ben de bir noktada her şeyi yenileyip hayatıma devam ettim. Zaten siz de benim yenilenme sürecimden haberdarsınız. Hayatımdaki çoğu şeyi değiştirdim, yeni insanlar tanıdım. Yeni yoldaşlar edindim kendime. Bu kadar kısa sürede bu kadar güzel şeyler olabileceğini hesaba katmamıştım tabi. Hatta son dakika haberini de hazır burdayken vereyim size. Bir kitap üzerinde çalışıyorum. Ciddi ciddi bir roman yazıyorum ve ortalarına geldim. Bunu bilin, kitap çıktıktan sonra nasıl oldu falan konuşuruz.
Ne diyordum evet şuan her şey inanılmaz iyi gidiyor bende şaşkınım bu duruma. Ama tabi böyle eski şeylerin karşıma çıkması beni biraz rahatsız ediyor. Umarım şu dakikadan itibaren eski bir şeye rastlamam çünkü geriliyorum. Mide bulandırıcı şeyler aklıma geliyor, tuvalete gidip kusmak istiyorum.
Bu yazıyı anlık hislerimle yazıp paylaşmak istedim. Daha içten ve samimi olabilmek adına... Eğer bu tarz içten anlık paylaşımlar hoşunuza giderse bu konuya ağırlık vereceğim.
İyi geceler.
01.03|

BUNLARA DA BAKMALISIN!

2 yorum

  1. Geçmişte yapılan hatalar geçmişte kalmalı. Bu hatalarla ve seçimlerle kendimizi inşa ediyoruz. Asıl sorun benzer hataları hala yapmaya devam ederseniz olur. Yoksa hepimizin geçmişi hatalarla dolu. Romanınızı umarım bitirip bastırırsınız. Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız. Hataları kabul edip kendinizi affetmek gerek bir noktada. Bunu başardığımı düşünüyorum. Umarım romanın sonu gelir.

      Sil