HOUSE OF CARDS

by - 11/04/2016



Veee yine ben!
Dizi izlemeyi çok sevdiğimden bahsetmiş miydim? Peki o halde şimdi söyledim işte. En sevdiğim ve çoğunu bitirmiş olduğum dizileri anlattığım bir seri başlatmak istedim. Her hafta bir dizi ile karşınıza çıkabilirim. Özellikle lise döneminde sınavlara bile çalışmayıp deli gibi dizi izliyordum. İngilizcemin gelişmesini istediğim için yabancı diziye ağırlık veriyordum. Bu nedenle bahsedeceğim çoğu dizi de yabancı olacak. Belki de hepsi...
Benim son zamanlardaki favori dizim olan House Of Cards bu yazımın konusu olacak. Neden HOC?



Siyasi ve diplomatik ilişkileri baz alan bir dizi olduğunu gördüğümde ilgimi çekmişti. Ne kadar siyasetten hoşlanmasam da ilgimi çeken bir alan. Çünkü içerisi derin bir kuyu gibi... Siyaset namına sizi rahatsız edecek, yüzünüze doğru üfleyecek pek sahne yok. Bu nedenle siyasi içerik sizi rahatsız ediyorsa ufacık köşesinden bakıp bir şans verebilirsiniz bence.



Bu diziyi ilk gördüğümde dikkatimi çeken diğer bir unsur ise Kevin Spacey. Yani sizce de bir diziyi izlemek için önemli bir şart değil mi bu adam? Diziyi izledikçe karizmasıyla beni kendine yeniden aşık etti. Neden bilmiyorum ama kaslı, yarı çıplak adamlardan daha çok seksi geliyor bu adamın sahneleri. Kızlar bence bir şans verin...
Dizinin konusu Kevin Spacey'in canlandırmış olduğu Francis Underwood ( Umarım doğru yazmışımdır.) adlı karakterin iktidar mücadelesini, yapmış olduğu stratejileri, politik oyunları ve etrafındaki insanları nasıl manipüle ettiğini anlatıyor. Koca üç sezonu en kısa bu şekilde özetleyebilirim sanırım.



Karısı Claire ile birlikte Amerika'nın başkanı olma yolunda neler yaptığını, ne tür politik oyunları yönettiğini izledikçe kanınız donacak. Dizide karakterin yani Francis'in ara ara kameraya dönerek düşüncelerini seyirciyle direk göz teması ile anlatması ise Francis'in ekibinde yer alan biriymişsiniz hissi veriyor. Ve ne kadar canilik yaparsa yapsın içinde bulunduğunuz ekibin yani Francis'in kazanmasını istiyorsunuz.



Francis'in yoklukta büyüyüp böylesine büyük bir gücü elde etme hırsı ve zekası sizi hayretler içinde bırakıyor. Onun yükselişini izlerken tırnaklarınızı yemeye başlıyorsunuz ve siz ondan daha da stresli bir şekilde izliyorsunuz diziyi. Karakterle, hikayeyle böylesine bütünleşebilmek dizinin en büyük başarılarından biri. Bunda en büyük pay hiç şüphesiz Kevin Spacey'in muhteşem oyunculuğudur.



Dizinin içeriği hakkında çok fazla spoiler vermek istemiyorum. Diziyi izlerken her şeyin tahmin edilebilir olduğunu, sonucun belli olduğunu düşünebilirsiniz ama Francis'in kameraya dığru bakıp gülümseyişini gördükçe ve onun karakterinin yönettiği onca oyunlara şahit oldukça acaba beni de mi kandırıyor diye aklınızdan geçirin bence.

Benim keyifle izlediğim bu diziyi umarım siz de beğenir ve keyifle izlersiniz. Yorumlarınızı bekliyor olacağım.

BU YAZILARA DA BAKMALISIN!

0 yorum