Ben Bu Aralar

by - 10/08/2016



Ben bu aralar oldukça umutsuz ve bomboş takılıyorum aslında. Geçtiğimiz yaz dönemini çalışarak ve birkaç günlük kaçamak tatiller yaparak tamamladım. Gayet güzeldi her şey! Bol bol kitap okudum, film izledim ve çalıştığım yerde çok güzel insanlarla tanıştım. Benim için verimli bir dönemdi. Fakat şuan her şey daha boş ve sade gidiyor sanki. Tek ekşın iş arıyor oluşum.Kış tatilinde İnterrail yapma gibi bir planım olduğundan paraya açım şuanda. Part time, freelance iş arayıp duruyorum. Yaz sezonu çalışmış olduğum işten çıkınca direk iş aramaya başladım Kariyer.net üzerinden. Ama ne istediğim gibi bir iş bulabildim ne de istediğim kadar dönüş alabildim... Moralimin bu kısımda bozulduğunu itiraf etmem gerek.
İş bulma çabası, okulların başlaması derken yine kaos dolu bir döneme daha adım atmış bulunmaktayım. Kaos ve stres hakim fakat bir o kadar da boş ve manasız sanki. Neden böyle hissediyorum bilmiyorum. 
Bu dönemde yeni seçenekleri hep hayatımdan eleme yoluna gittim. Daha çok yarım bıraktıklarımı tamamlıyorum. Yarım bıraktığım dizilere devam ediyorum, filmleri yeniden izliyorum. Kitaplığımda okunmayı bekleyen kitapların kapaklarını açıyorum ve yeni her şeyden uzak duruyorum. Yeni insanlar da bu kategoriye dahil!
Okulun açılmasıyla yenilik sınırlamam zedelendi resmen. Tanımadığım insanlar ismimi biliyor ve benimle konuşuyor. Bu noktada biraz paranoyaklaştığımı hissediyorum. İnsanlara gülümseyerek cevap veriyorum ama bir o kadar da " Lütfen benden uzak dur!" imajını vermeye çalışıyorum. Aralarda kimseyle konuşmamak için kulaklık takıyorum bazen bizim grubun yanına gidiyorum. 
Gittikçe içime kapanıyormuşum gibi gözüküyor ama bu daha çok açıldığımı gösteriyor aslında. En azından okula gidiyorum ve bir şeyler yapıyorum. Yazılarımın üzerinde duruyorum ve bu blogu dört aydır düzenli olarak kullanıyorum. Lütfen kocaman bir alkış alalım bana. Dört aydır düzenli olarak blog yazıyor olmak benim için büyük bir başarı arkadaşlar.
Böyle anlatınca asosyal bir insanmışım gibi düşünülüyor ama insanlarla konuşmak onların hikayelerini dinlemeyi seviyorum. Sadece tek sorun insanlar! İnsanlar pek hoşlandığım varlıklar değil. Ama bir şekilde yaşıyoruz ve iletişim halinde olmamız lazım. Bu nedenle her zaman güler yüzlü ve eğlenceli bir şekilde sohbetimi sürdürüyorum. Ama çoğu zaman ağır bir bedeni taşıyormuşum gibi yorgun ve memnuniyetsiz yüz ifademle çevremdekileri izliyorum. Bu da benim serseri serbest stilim.
İnsanlardan hoşnut olmadığımı söylesem de onlara yardım edebileceğim işlerin peşinden koşmak istiyorum. Onlara yaratıcılıklarını göstermek, yeni dünyaları keşfetmelerini sağlamak gibi bir görev verilsin bana istiyorum. Ama bunu nasıl yapacağımı ve bunun için ne gibi bir unvana sahip olmam gerektiğinden emin değilim. Belki öğretmenlik... 
Küçük çocukların hapsedilen zihinlerini bulutlara çıkarmak oldukça gurur verici ve istediğim türden bir iş olabilir. Fakat dediğim gibi bunu nasıl yapabilirim bilmiyorum. Belki felsefe öğretmeni olabilirim. Felsefeyi çok seviyorum ve düşüncelerim diğer insanlardan oldukça farklıdır genelde. Geleceğin Nietzsche figürü benim belki! Yanarım yanarım da şu adamı kimsenin anlayamamış olmasına yanarım. Adamı Ateist ilan ettiler ya ona yanarım! Neyse ben bu aralar saçma sapan düşüncelerle boğuşuyorum işte. Peki ya siz?

BU YAZILARA DA BAKMALISIN!

2 yorum

  1. Bende benzer düşüncelerin bunalım kısımlarındayım, teze başalama, ALES i aradan çıkarma, YDS yi geçme derdi, araya çalışma fikri fena bunalım ya. İnsanlar varlık felsefesinin yokluk nedeni, çok saçma bir metafor yaptım bak buna da yanarım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oo senin işin daha yoğun ve stres doluymuş. Ben bu kadar işi aynı anda yürütemezdim asla. Nasıl başa çıkıyorsun bunca yoğunlukla? Ama hepsi güzel bir sonuca ulaştıracak seni. O yüzden bunalımdan uzak durup mutlu olabilirsin.

      Sil