ANKSİYETE NEDİR?

by - 9/20/2016


Merhaba arkadaşlar,
Bugün deli olduğumu kanıtlayacağım size. Yavaş yavaş kendimi tanıtayım ne tür psikopatlıklarım olduğundan bahsedeyim diyorum. Ve işe anksiyete ile başlıyoruz. Öncelikle nedir bu anksiyete?
Anksiyete bozukluğu bir tür endişe, kaygı bozukluğudur. Elbette hepimiz günlük yaşamımızda bazı durumlarda kaygılanıyor ve endişeleniyoruz. Bu duygular gayet normal ve hayatımızın içinde de mutlaka bulunması gerekir. Fakat endişe,kaygı,korku gibi duygular aşırılaştığında ve günlük yaşamınızı aksatmaya başladığında uzaktan anksiyete görünmeye başlıyor. Peki sizde de anksiyete bozukluğu olabilir mi? Bunu tespit etmek için mutlaka bir uzmandan yardım almanızı öneririm zira internetten belirtilere bakıp bu kesin bende vardır demek çok yanlış olduğu gibi psikolojik olarak da siz de sorun yaratabilir. Bu nedenle belirtilerine çok fazla girmeyeceğim ve direk ben neler yaşadım onları anlatacağım.





Her şey bir yaz günü midemin aniden bulanmasıyla başladı. O kadar kötü bir hal aldı ki herhalde zehirlendim diye düşünmeye başladım. Sürekli bir kusma hissi oluştuğundan kendimi sürekli tuvalete attım ama kusmadım. Mide bulantısını durdurmak için bir ilaç aldım fakat geçmedi. Oysa oldukça etkili bir ilaçtır. O günü bir şekilde mide bulantısına dayanarak atlattım fakat devam eden bir hafta boyunca mide bulantım sürdü. Çok az yemek yemeye başladım çünkü ne yesem kusacakmışım gibi hissediyordum. Ailem tarafından üşütmüş olabileceğim düşünüldüğü için çok ciddiye alınmadı ve ben tatile çıktım o hafta sonunda. Feribot yolculuğu ile Bandırma'ya gittim. Ve o feribot tam bir felaketti benim için. Elimde poşeti tutuyor ve kusmayı bekliyordum. Çünkü mide bulantım hat safhadaydı. Binmeden önce mide bulantısı ilacı almıştım ama fayda etmedi. Moral olarak bu durum beni çok etkilemişti. Kendimi gerçekten kötü hissediyordum ve o an denize atlasam sanki her şey daha iyi olacakmış gibi bir his damarlarımda dolaşıyordu.
Tatil boyunca ara sıra mide bulantım beni yokladı ama büyük ölçüde azalmıştı. Sağlık ocağına gidip kan testi ve idrar testi yaptırıp bu mide bulantısının neden kaynaklandığını öğrenmek istedim. Sonuçlarım temiz çıkmıştı, doktor midemde bir rahatsızlık olabileceğini ve bundan kaynaklanabileceğini söyledi. Aynı zamanda mide bulantısı birçok hastalığın belirtisi olabilirdi. Bu durum samanlıkta iğne aramaya benziyordu adeta.


İstanbul'a döndüğümde birden fazla hastaneye ve birden fazla doktora gittim. Mide bulantısına neden olabilecek her şeyi araştırmaya başladık. Endoskopi ile mideme bakıldı ve midemde Gastrit olduğuna karar verildi. Aynı zamanda midemdeki bir mikrobun buna neden olduğunu ve o mikrobun ölmesi gerektiği söylenildi doktorum tarafından. 2 hafta boyunca oldukça ağır olan bir antibiyotik kullandım. Mideme zarar vermemesi için önce mide koruyucu içiyordum ardından iki tane antibiyotik alıyordum ve bu ilaçların yan etkileri de çok güçlüydü. İlk gün ilacı içtiğimde hissettiğim şey, biri karnımı yararak elini içime sokmuş ve midemi tutup aşağıya çekmiş gibiydi. Bunu gerçekten yaşıyormuşum gibi karnımda bir acı midemde de katlanılmaz bir ağrı hissediyordum. Ve o kadar ilacı boşu boşuna içmiş olmak şuan beni gerçekten kötü hissettiriyor. Kendime boşu boşuna işkence yapmışım adeta. Çünkü bu mikrop çok kolay bir şekilde herkese bulaşabilen ve herkes de bulunan bir mikropmuş. Ölmesine hiç de gerek yokmuş anlayacağınız.
Bütün testlerin temiz çıkması sonucunda en son nörolojiye gittim. Beyinle alakalı bir problem de mide bulantısına neden olabilirmiş. Bu nedenle doktorumla testler yaptık ve sonuç temiz çıktı. Benimle tekrar belirtiler üzerinde konuştu ve yaşadığım diğer durumları sordu. Bende ona bu sene sınava hazırlanacağımı ama bu konu da oldukça rahat olduğumu söyledim. O da bana bunun psikolojik bir durum olabileceğini bu nedenle bir psikologla yoluma devam etmem gerektiğini söyledi. Bana antidepresan ve mide bulantısını durdurmak için hap yazdı. Ben de ilaçları kullanmaya başladım ama psikolojik mide bulantısı yaşıyor olmama pek inanmadım. Mide bulantılarım çok kuvvetli ve çok kötüydü. Yani bu nasıl psikolojik olabilir ki?



Okula başlamıştım ve gidip gelirken arabaya binmem gerekiyordu. Normal zamanda midemin bulanması yetmiyormuş gibi arabada daha da kötüleşmeye başladı. Artık midemin bulantısından hiçbir şeye odaklanamıyor ve hiçbir şey hissedemiyordum. Çok huzursuz ve gergindim. Sürekli yanımda poşet taşıyordum kusma ihtimalime karşın ve toplamda 12 kilo vermiştim. Yani kilo verme kısmı gayet güzel bir şeydi ama mide bulantısı yaşamımı büyük ölçüde etkileyen bir unsur haline gelmeye başlamıştı. Daha da öte tüm duygularımı etkileyen bir unsur olmuştu. O kadar kötü hissetmeye başladım ki öldüğümde bile sanki geçemeyecek gibiydi. Sonsuza kadar lanetlenmiş gibiydim. Kim beddua etti doğruyu söylesin?
Uzun bir süre depresyondaydım ve antidepresanlar sadece beni çok fazla konuşturuyor, güldürüyor ve hiçbir şey yokmuş gibi davranamama yardım ediyordu. O sıralar yaşamış olduğum tüm bu sıkıntılardan o kadar sıkılmıştım ki intihar konusunu ciddi ciddi düşünmüştüm. Peki bunu yapmamı ne engelledi? Aslında hiçbir şey. Yaşama sevincim hiçbir zaman olmamıştı ve bir şeylere bağlı değildim. Ölsem hiçbir şey kaybetmeyeceğim gibi çok şey kazanabilirdim. Tabi Cehennem kısmını atlarsak...



Yaşamam gereken ve henüz yaşamadığım çok şey vardı. Mesela daha sevgilim olmamıştı. Daha yurt dışına çıkmamıştım. Ve sayamadığım nice şey... Bunları yapmadan öldürürsem kendimi bir manası olmayacaktı burada geçirdiğim yılların. Bu nedenle intihar etmedim. O dönem geçtiğinde ise tüm yaşamak istediğim şeyleri hızlıca gerçekleştirmeye çalıştım. Oraya sonra değiniriz.
Durumum oldukça kötüleştiği için nöroloji doktorumun önerdiği psikologla görüşmeye başladım. Terapiye başladık ve beni içinde bulunduğum bu sıkıntılardan kurtardı. Yani tamamen yapamasa da çoğu şeyi atlatmamı sağladı. Bu nedenle buradan psikologuma teşekkürlerimi sunuyorum. Kendisi bana çok yakın davrandı ve sorunlarımı kavrayıp bunun üzerine gittik beraber. Nefes almam için bir alan yarattı. Onunla olan tedavimiz başladığında mide bulantılarım da azalmaya başladı. Bana anksiyete bozukluğum olduğunu söyledi. Sürekli her şeyin üzerini kapatmaya çalışan ve hiçbir sorun yok ben güçlüyüm şeklinde davranıyor olmam bir yerde patlamıştı. Vücudum bunu mide bulantısı olarak yansıttı. Evet, baktığımda mantıklı geliyor. Düşünce bozukluğum, depresifliğim gibi diğer psikolojik problemlerimden de bahsetti. Ve hepsinde haklıydı. Diğer hastalıklarımdan da başka yazılarımda bahsederim.


Peki ben bunun üstesinden nasıl geldim? En büyük yardımcım elbette psikologum oldu. Benim farkında olmadan yarattığım endişelerime başka bir açıdan bakmamı sağladı. Kendi benliğim üzerinde kontrol sağlamaya çalıştım. Düşünce bozukluğum olduğu için her konu da en kötüsünü düşünüp en kötüsünün olacağına inanıyordum. Ve olayların bu şekilde ilerlemediğini göstermeye çalıştım kendime. Ve tabi ki kabul ettim. Böyle bir hastalığım olduğunu kabul ettim ve hayatımı da buna göre düzenledim. Stresten ve kendimi yoracak, endişelendirecek her şeyden uzak durmaya çalıştım. Huzura yönelik bir ortam oluşturmaya çalıştım kendime. Beni tedirgin eden insanlardan uzaklaşmaya çalıştım. Ailemle bile arama mesafe koydum çünkü beni huzursuz ediyordu ve strese sürüklüyordu. Kendimi bu noktada yalnızlaştırmaya başladım çünkü ne kadar çok insan olursa o kadar stresle boğuşuyorum. Bir yandan yalnızlık da o kadar korkutucu geliyor ki kaçtığım insanlara yeniden tutunuyorum. Bazen yüzlerini bile görmek istemiyorum ama bazen de yanlarından ayrılmak istemiyorum. Bunu kabul ettim ve hayatımı buna göre yaşıyorum. Bu düşüncelerle boğuşmuyorum, onları düzeltmeye çalışmıyorum. Yalnızca kendime uydurmaya çalışıyorum. Tabi moral olarak beni yıkan olaylar yaşadığımda ataklarla başa çıkmak zor oluyor. Bu hastalıktan tamamen kurtulmuş değilim. Ama dediğim gibi üstesinden gelmeye çalışıyorum. Bu şekilde yaşamayı öğreniyorum. Size de önerim bununla savaşmayın, kabul edin ve yaşamayı öğrenin. Kendinize huzurlu bir ortam yaratın. Ve yaşadığınız çoğu duygusal değişimin bu hastalıktan kaynaklandığının farkında olun.

Umarım hepimiz için daha iyi olur her şey. Kendinize iyi bakın.

BUNLARA DA BAKMALISIN!

6 yorum

  1. Anksiyete bozukluğu ülkemizde sık rastlanan hastalıklardan maalesef :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O kadar stres dolu bir hayat yaşıyoruz ki daha kötüsünün olmaması mucize.

      Sil
  2. Hayatın yüzeysel oyunu bende de benzer durum var kalbim sıkıştı bir kere neler düşündüm neler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ölmekten korkan bir insan değilim ama bilinçaltımda neler dönüyor bilinmez tabi.

      Sil
  3. Merhaba,

    Öncelikle geçmiş olsun. Farkındalık oluşturan bir yazı kaleme almışsınız. Merak ettiğim şey, mide dışında, mesela ritim bozukluğu gibi rahatsızlıklara da sebebiyet veriyor mu bu anksiyete? Haklısınız, bir psikologa danışmak çok daha olur ama insan çoğu zaman sorunları görmezden gelmeyi tercih ediyor benim gibi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anksiyete bozukluğu uzmanlar tarafından birçok psikolojik odaklı rahatsızlığın bütününe verilmiş bir isimdir esasında. Yaygın anksiyete bozukluğu benim yaşadıklarım, bu grubun içine giren diğer rahatsızlıklar sosyal fobi, panik bozukluk obsesif kompulsif gibi benzer fakat farklılıkları olan diğer hastalıklardır. Sinir sistemine etki eden ve üzerinde hakimiyet kuramadığınız birtakım hareketlerde bulunuyorsanız obsesif kompulsif kategorisine giriyor olabilirsiniz. Fakat bu konuda uzman değilim bu nedenle mutalaka bir uzmanın görüşü alınmadır. Bu tarz benzer problemler yaşadığım için yaşayan insanları anlayabildiğimi söyleyebilirim yalnızca. Ve yardımcı olabileceğim bir şey olursa seve seve yaparım.

      Sil