GİRLS

by - 9/23/2016


Bugün oldukça beğendiğim ve genele hitap eden bir diziden bahsetmek istiyorum. Girls!
Dört farklı karakterin hayatını anlatan nice hikayeler var elimizin altında ve bu hikayeler her seferinde ısıtılıp ısıtılıp bize sunuluyor. Kitaplar veya diziler hatta filmler şeklinde... Çeşitli tiplemelerle ve hikayelerle süslenen bu tarz, hepsinde aynı mantığı içeriyor. Bu diziyi onlardan farklı kılan ne?


Diziyi farklı kılan içerdiği kilit noktalar diye düşünüyorum. Dizinin yaratıcısı, senaristi aynı zamanda oyuncusu olan (elinden her iş geliyor maşallah!) Lena Dunham'ın bakış açısı beni bu diziye çeken unsurlardan biri oldu. Geleneksel Amerikan tarzının dışına çıkıp kendi sesini oluşturmak için bir alan yaratmış ve dizide yer alan her objeye bu durumu yansıtmış durumda. Özellikle de karakterlere! Karakterlerin yaşamış olduğu sıkıntılar, başlarından geçen olaylar mutlaka bize bir yerlerden tanıdık geliyor ve klasikleşmiş dört kız maceralarından farklı bir noktaya taşıyor. Teyzemin oğlu da bunu yaşamıştı ya da daha dün böyle düşünüyordum ben de bu konuda diyorsunuz içinizden.



Dizinin izleyicileriyle oluşturduğu bu samimiyet dakikaların akıp gitmesine yardımcı oluyor. Bu samimiyete en büyük örnek Lena Dunham yani Hannah karakteri... Gerek dış görünüşüyle gerek hal ve hareketleriyle öyle sevip benimsiyorsunuz ki onu sanki gerçek biriymiş gibi geliyor. Dizi de karakterlerin rahat tavırları ortamda bir kamera olduğunu ve bunun kayıt altına alınan kurmaca bir senaryo olduğunu size unutturuyor. Sıradan bir dizi gibi görünmesine rağmen farklı bir tarza sahip olduğunu düşünüyorum.



Her bölümün süresi 20 ve 30 dakika arasında değişiyor. Sezonlar ise 10 bölümden oluşuyor. Çok rahat, sıkılmadan izleyebileceğiniz bir dizi.
Dizinin içeriğine biraz değinecek olursak ilk olarak Hannah karakterini anlamaya çalışıyoruz. Ailesi tarafından para desteği kesildiği için tek başına her durumla başa çıkması gerektiği bir konumda buluyor kendini. İş sahibi olmayan, yazarlık yeteneğini sorguladığı ve parasız olduğu bir dönemden geçiyor. Ev arkadaşı ise Hannah'ın tersine düzgün bir iş ve düzgün bir hayat yaşıyor. Stressiz bir hayat yaşıyor olması Hannah'ın iniş çıkışlı hayatına oranla sıkıcı gelmeye başlıyor ona. Hayatı boyunca şuan ki yaşamını hedeflerken bu kadar sıkılıyor olması onun bocalamasına neden oluyor.


Diğer bir karakterimiz ise daha alışılmışın dışında. Anlaşılması ve yorumlaması oldukça güç... Çoğu insanın küçümsediği, alaycı gözlerle baktığı bir karakter. Özellikle de günümüz Amerika'sında yaşayan bu kızın bakire olduğunu düşünürsek. Dizide yer alan son karakterimiz ise daha çılgın ve daha duygusal. Toplumsal kuralları aşmayı başarmış, özgür ruhlu bir kadın. Fakat bir o kadar da kırılgan ve yalnız kalmaktan korkan küçük bir kız.


Diziyi izledikçe karakterleri tanıyor ve görmediğimiz yönleriyle tanışıyoruz. Hepsinde kendimizden birer parça buluyoruz. Bu nedenle karakterlerin ve hikayelerin derin bir labirent şeklinde oluşturulduğunu düşünüyorum. Genelde dizilerde görmeye alışık olmadığımız türden.
Bazı sahneleri ve bazı diyalogları sizi rahatsız edebilir. Geleneksel ve kuralcı bir hayat yaşıyorsanız eğer...Fakat Girls dizisi benim yaşamış olduğum hayata o kadar yakın bir profil çiziyor ki içinde yer alan karakterlerden biriymişim gibi hissediyorum. Belki de bu yüzden bu kadar seviyorum.
Umarım keyifle izlersiniz ve siz de benim kadar seversiniz.
İyi Seyirler!

BUNLARA DA BAKMALISIN!

2 yorum

  1. Dizi yorumları tam benlik! :)

    YanıtlaSil
  2. Bende çok seviyorum dizileri, eleştirileri falan.

    YanıtlaSil