SPOTLİGHT

by - 7/15/2016



Merhaba bugün kurgu açısından beni tatmin eden bir filmle karşınızdayım. Uzun zamandır hiçbir kurgudan bu kadar etkilenmemiştim. Hayranlıktan daha çok etrafımızda bu olayların benzerlerinin yaşanmış olduğunun farkına varmak beni etkiledi ve bundan rahatsızlık duydum. Zira bugüne kadar devam eden kayıtsızlığım beni korkuttu.
Film hakkında çok fazla detay vermek istemiyorum fakat genel olarak içeriğine kısa bir göz gezdirelim. Din ve toplum ilişkisini yüzümüze sarsıcı bir tokat atar gibi gözler önüne sermeyi başarmış. Bu tarz filmlerin din gibi derin olan konuları dikkatli incelemesi gerektiğini savunmuşumdur hep. Bu nedenle filmin kurgu olarak seçmiş olduğu başlık çok hoşuma gitti. Muhafazakar bir kesimin savunduğu ahlakta çatlaklar oluşmasını bize detaylıca göstermiş olduğunu düşünüyorum. Bu çatlakların ardında yer alan sapkınlıkları görmek şok ediciydi. Bir film izliyor olmama rağmen anlatılanların gerçek olduğunun altı çizilmesi ise ilerleyen dakikalarda rahatsızlığımı artırdı.
Bir adamın özellikle dini temsil  eden bir adamın oturduğu tahttan inmemek için yapmış oldukları beni korkuttu. Gücüne zarar gelmemesi için göz yumduğu olaylar ve çatlakları gizlemek adına yapmış olduğu girişimler beni derin düşüncelere soktu. Bu ve bunun gibi nice olaylara kendi ülkemizde kendi sistemimizde de şahit olmadık mı? Daha korkunçlarına ve daha mide bulandırıcı sapkınlıklara... Bizzat sistemin başındaki o güçlü adamın yapmış olduğu bütün iğrençlikleri görüp susmadık mı? Bu kayıtsızlığımız beni rahatsız etti. Baş kaldırmaktan vazgeçişlerimiz, bir şeyler yapmaktan kaçışlarımız, kendi sefil hayatlarımıza devam edişimiz beni rahatsız etti. Her gün bu ve bunun gibi olaylara yenisi eklenirken susuyor oluşumuz tıpkı filmde anlatılan o avukatların ve destekçilerin yerine koyuyordu bizi. Gücün verdiği nimetlerden yararlanmak dururken onun hatalarını masanın üzerine çıkarmak elbet akıl işi değil. Böyle düşünmek ve düşünmeye devam etmek birgün kendimize değil ama canımızdan birine zarar verecek. Ve o gün kurban olmaktan daha çok acı çekeceğiz.
Filmi sinematik açıdan değerlendirdiğimizde birçok eksik ile karşılaştım. İşlenişi gayet akıcıydı bir izleyici olarak sıkılmadım. Hikayenin sonunun nereye varacağı beni meraklandırdığı için gözlerimi ekrandan ayırmadım. Fakat karakterlerin işlenişi ile ilgili sıkıntılar mevcuttu. Onların alt hikayelerini, duygu durumlarını, kişisel özelliklerin öğrenemedik. Fazlasıyla ana kurguya sadık kaldık. Bu nedenle karakterlerle bağdaşmak mümkün olmadı. Onlar hikayeyi anlatan araçlardı yalnızca. Bu da filmi yüzeysel bir hale getirdi. Oysa ben karakterlerle bağ kurmak isterdim. Film bunu ne yazık ki başaramamış. Yine bir eksi olarak düşündüğüm şey ise sahneler. Diyaloglar etkileyici, kurgu muhteşem lakin oyunculuklar ve sahneler yavan kalmış. Filmdeki sahneler, oyunculuklar çok önemli unsurlardır. Yalnızca kurgunun sağlam olması bazen yetmiyor. Bu nedenle bahsettiğim eksiler olmasaydı çok daha derin ve etkileyici bir film ile karşı karşıya olurduk. Ama ben kurgunun güzelliğinden dolayı bu eksileri görmezden gelmeye çalışıyorum. Siz de filmi izlerken böyle yapın. En azından bu şekilde benim aldığım zevki alır ve kafamda biriken düşüncelerle siz de baş başa kalırsınız. Zira kayıtsızlığımız bir noktada artık son bulmalı ve kendimize sormaktan çekindiğimiz soruları sormalıyız. Biraz gözlerimizi açıp etrafa dikkatlice bakmalıyız. Üstü kapanan gerçeklerle karşılaşmaktan korkmamalıyız. Aksine asıl gerçeklere ulaşmak için çabalamalıyız. Benim filmden aldığım ilham bu yöndeydi.

Spotlight hakkındaki yorumlarım bu kadar. Sizin de yorumlarınızı bekliyor olacağım. Kendinize iyi bakın. İyi seyirler diliyorum.

BU YAZILARA DA BAKMALISIN!

2 yorum

  1. Çok güzel bir inceleme/yorumlama olmuş :) Eline sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz beni çok mutlu etti. Çok teşekkür ederim.

      Sil